• BIST 82.252
  • Altın 148,354
  • Dolar 3,8176
  • Euro 4,0790
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C

Psikolojik Sorunların Mevsimi Var Mı?

Psikolojik Sorunların Mevsimi Var Mı?
Radyo 7’nin programcılarından Eda Çelebi’nin hazırlayıp sunduğu Eda’yla Gün Ortası programının konuğu Psikolog Dr. Meltem Kavcar Sırmalı oldu.

Radyo 7’nin programcılarından Eda Çelebi’nin hazırlayıp sunduğu Eda’yla Gün Ortası programının konuğu Psikolog Dr. Meltem Kavcar Sırmalı oldu. Kavcar, psikolojik rahatsızlıkların mevsimsel olabileceğine ifade etti. Sırmalı, Ayrıca programda depresyon ve panik bozukluğunun mevsimsel boyutu ile ilgili soruları cevapladı.


EDA: Psikolojik  rahatsızlıkların mevsimi oluyor mu?

Meltem Kavcar: Oluyor tabiî ki. Hem psikolojik rahatsızlıkların hemde psikiyatrik rahatsızlıkların mevsimleri vardır.

EDA: Depresyonda bunlardan biri mi?

Meltem Kavcar: Doğrudur. Baharla beraber depresyonumuzda pik yapar. Kendimi daha keyifsiz hissederiz. Dışarıda doğa canlanırken biz çok kolay uyum sağlayamıyor olabiliyoruz. O zaman da depresyonlarımız biraz yükseliyor. Özellikle ilkbaharda yükselir kış depresyonu da vardır ama sonbaharda da depresyonlar hafif yükseliyor esas en yüksek olduğu dönem depresyonların bahar ayalarıdır.

EDA: Depresyon neden kaynaklanıyor?

Meltem Kavcar: Mutlaka herkesin depresyonunun farklı sebepleri vardır. Ama genel olarak baktığımız zaman baharda ki canlanmaya vücut çok çabuk adapte olamadığı için depresyonların genel olarak yükseldiğini görüyoruz.

EDA: Depresyon kişide ne gibi etkiler bırakıyor?

Meltem Kavcar: Genel olarak hayat enerjisinde bir düşüş oluyor. Genel bir isteksizlik uykuda değişiklikler oluyor. Beslenme sistemimiz mutlaka değişiklik oluyor genel olarak hayata olumsuz bakıyoruz olumlu şeyleri bile çok olumlu algılayamıyoruz. Haz alma becerimiz düşüyor normalde hoş bir manzaradan bir keyif alırken depresyondayken o manzaranın farkında olmadığımız oluyor. Depresyon zor ve ciddiye alınması gereken bir hastalıktır.

EDA: Kişi depresyona girdikten sonra bunu kendisi algılayabiliyor mu?

Meltem Kavcar: Bazı durumlarda hiç fark edemiyor bile kendisini keyifsiz hissettiğini söylüyor normalde hayatta enerjisinin düştüğünü düşünüyor. Fakat bunun bir depresyon hastalık olduğunu bilmiyor. Depresyon bizim algı ve değerlendirme mekanizmamızı bozuyor. Biz bir duruma baktığımızda depresyondaysak bu anlamda bir bozulma olduysa o zaman o durumu algılamamız farklılaşıyor. Depresyonu mutlaka tedavi ettirmemiz lazım.

EDA: Depresyonda olan kişi kendi kendine çözüm bulabilir mi?

Meltem Kavcar: Yaptığımız çok önemli hatalardan biride budur. Hangimiz acaba kitapçıya gidip mühendislik kitabı alıp okuyup bina inşa etmeye kalkıyoruz. Bunu hiç birimiz yapmıyoruz. Depresyonda kendi kendimizi tedavi edebileceğimiz bir şey değildir. Depresyonun uzmanlar tarafından tedavi edilmesi gerekir. Uzmanlık boşu boşuna oluşmuyor.

EDA: Karşımızdaki kişi depresyonda biz bunun farkındayız. Ona nasıl davranmamız gerekir. Neler önerirsiniz?

Meltem Kavcar: Öncelikle onun mutlaka bir uzmana gitmesi için yüreklendirmemiz lazım. O kişinin yanında olmanız ve destek vermeniz çok önemlidir. Ama mutlaka onun çevresinde onun bir uzmana gitme konusunda yüreklendirecek çok güvendiği insanlar olacaktır. O insanların zaman içinde o insanı zorlamadan bir uzman yardımı almanın neden faydalı olabileceğini anlatmak gerekir. Eğer bu mümkün değilse o zaman o kişinin depresyonda olduğu sürece hayatıyla ilgili ciddi kararlar almaması yönünde destek vermeliyiz.

EDA: Depresyon ne şekilde tedavi ediliyor? Ne kadar sürüyor? 

Meltem Kavcar: Depresyonda eğer kişinin depresyonu yüksek ise o zaman mutlaka bir ilaç tedavisine ihtiyaç vardır. İlaç tedavisi ve psikoterapi kombinasyonu gereklidir. Ama eğer depresyon çok yüksek değil ise o zaman ilaç kullanmadan düzenli psikoterapiyle bunu aşmak mümkündür. Belirli bir süresi yoktur. Kişi ile ya da depresyonla ilgili ama üç günde geçmez. En az ayları göze almak gerekir.

EDA: Panik atak en çok karşılaşılan durumlardan biri diyebilir miyiz?

Meltem Kavcar: Panikatak çok yaygın aslında panik bozukluk diyelim. Panik bozukluğun atak haline panikatak diyoruz. Panik bozukluğu da bir kaygı bozukluğudur. Hep bir şeylerden endişe eder genelde temelinde ölmekten endişe vardır. Kaygı bozukluğu hayatı gerçekten bize zindan edebilecek bir durumdur. Hele de zaman zaman ataklarla geliyorsa bu o ataklar esnasında kendimizi ölüyor gibi hissedebiliyoruz.

EDA: Panik atak neden kaynaklanıyor?

Meltem Kavcar: Genelde temelinde bir ölüm korkusu vardır. Ama o ölüm korkusu kimde neden oluyor ona bakmak lazım. Genelde kaldıramadığımız baskılar neticesinde hayatın getirdiği zorluklar neticesinde oluşur. Ama zor bir hastalıktır mutlaka tedavi edilmesi lazım.

EDA: Panik atak kimlerde daha çok görülüyor? Risk altında olan grup varmı?

Meltem Kavcar: Artık o kadar yaygınlaştı ki herkeste görülebiliyor. Eskiden bu kadar bilmiyorduk ve bu patlamalar bu kadar çok olmuyordu. Çok kolay o reaksiyonları vermeye başlıyoruz ama genelde panik bozuklukta o atak esnasında fiziksel sıkıntılar oluyor. Çok fazla terleme ve ciddi kalp çarpıntısı yaşayabiliyoruz. Kalp krizini çağrıştıran sıkıntılar yaşanır o yüzden mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

EDA: Panik atak ne şekilde tedavi ediliyor?

Meltem Kavcar: Panikatak tedavisinde de sistem çok nettir. Mutlaka ilaç kullanımı şarttır. Burada daha çok başındaysa hastalık sadece terapiyle çözersiniz. Ama genelde hastalarımız bize başlangıçta başvurmuyorlar. O yüzden mutlaka ilaç tedavisi ve düzenli bir psikoterapi gerekiyor.

EDA: Panik atak tedavi gördükten sonra neler yaşamaya başlıyorlar?

Meltem Kavcar: Panik bozukluğuyla ilgili tedaviyi görüp tedaviyi bitirdikten sonra o kaygı duygusunun neden oluşmaması gerektiğini öğrenmiş oluyor. Herhangi bir dışarıdaki etken o kaygı duygusunu tetikleyecek olursa onunla nasıl baş etmesi gerektiğini öğrenmiş oluyor. Terapinin ulaşması gereken en önemli nokta burasıdır.

EDA: Dinleyicilerimize neler önerirsiniz?

Meltem Kavcar: Hayatta gelen problemlerin hayatın doğasında olduğunu öğrenelim. Biz kader kurbanı olduğumuz için yaşamıyoruz bu problemleri hayatın doğasında problem vardır. Problemlere bakıp dövünmek yerine ben bu problemlerimi nasıl çözeceğime bakmak lazım. Hayatta biz problem odaklı olduğumuz sürece depresyonda geçiririz panik bozuklukta geçiririz. Hayatın kendisi değişmez ama baktığımız pencereye göre hayatın gördüğümüz kısmı algıladığımız şekli değişir.

haber7.com

Bu haber toplam 3634 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim