• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 0 °C

Psikoloji'den Kötü Haber Var...

Maruf BEÇENE
Bir çok insanın gönlünde okumak istediği bölümlerin başında psikoloji gelir. Özellikle Türkiye'de bayanların önemli bir kısmı psikoloji okumak ister. Bu ilgi her geçen gün artıyor. Üniversitelerin psikoloji bölümlerinin kontenjanları boş kalmıyor. Bu kadar dinamik bir ilgi görünürde olumlu bir durum. Çünkü bu alana ne kadar çok insan yönelirse bölümün kendi dinamiğini geliştirmesi insan gücü faktörüne bağlı olarak o kadar gelişir. Niceliksel açıdan durum bu. Ancak bu niceliksel yönelim kendisi için niteliksel bir alan açmazsa bölümün sıhhati açısından sakıncalı bir durum arz eder. Var olan psikoloji birikimini tüketen bir yığın oluşursa bu tehlikeli olur. Ancak bu niceliksel ilgi, üreten bir anlayış zemininde psikoloji bilimiyle gönüllü ve fedakar bir ilişki kurarsa bölümün geleceği adına önemsenir bir potansiyel var demektir. İlginin olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Ancak bazı tespitler ışığında psikolojide kötü haberlerin olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Bu kötü haberleri mümkün mertebe tasvir anlayışıyla ele almaya çalışacağım.

Öncelikle ruh sağlığı yasasının olmayışı ciddi bir handikap. Bu mesleki denetimsizliği, başıboşluğu beraberinde getiriyor.Son dönemde yasal faaliyetlere yönelik bir takım kıpırdamalar var. Klinik Psikolog ünvanının yasal zemin bulması, tıbbi uygulamalarda psikoloji sınavı ve Aile Danışmanlığı yönetmelik taslağı gibi... Bu sorunun önümüzdeki bir kaç yıl içinde çözüleceğine yönelik umut ışıkları var.

233 Puanla Psikolojiye Öğrenci Alınacak 

Bunun dışında olumsuz olarak değerlendirdiğim konuların başında psikoloji bölümünün öğrenci kabulleri ile ilgili... Bu sene YGS ve LYS tercih rehberinde psikoloji bölümü taban puanlarını inceledim. 233 puanla öğrenci kabul eden özel üniversiteler var. 233 alan bir öğrenci barajı zorla geçmiş demektir. Barajı zorla geçen bir öğrenci psikoloji gibi sürekli okuma gerektiren iyi ders çalışma isteyen, sürekli eğitim ve uygulama mecburiyeti olan bir bölümde nasıl başarılı olur? Açıkçası endişeliyim. Bu kadar düşük puanla psikolog olunmamalı. Amaç paran varsa gel diplomanı al mantığına dönüşürse bölümün kalitesi olumsuz etkilenir. Çünkü verimsiz psikolog psikoloji bilimine de zarar verir. Psikologa gitim faydasını görmedim demek suretiyle insanların bölüme karşı ön kabullerinin olumsuz olmasına neden olabilir. Şunda mutabık olmak lazım. Bir kişi ya iyi psikologdur yada kötü. Bu işin ortası yoktur. Bu yönüyle 233 puanla psikolojiye öğrenci kabul etmek psikoloji bölümü adına kötü bir haberdir. Eğer bu konuda önlem alınmazsa "Bas parayı al diplomayı" gibi tehlikeli bir süreç başlar. Bu konuda psikoloji bölümü için bir taban puan belirleme zorunluluğu olduğu yadsınamaz bir gerçektir. (Naçizane fikrim en az 410 civarında olmalıdır.)

Psikoloji bölümünde 233 taban puanıyla öğrenci kabul ediyor olmak vakıf üniversitelerinin işgüzarlığı. Çünkü Vakıf üniversiteleri bölüme öğrenci alamadıkları zaman doğal olarak finansal açıdan ayakta duramıyorlar. Psikoloji gibi popüler bölümler bir çok üniversite için sigorta işlevi görüyor. Çünkü bu bölümlerde kontenjanlar kesin doluyor. Yüksek puan alamayan bir öğrenci - yada almak için çaba sarf etmeyen - bir yıl daha hazırlanmaktansa işin kolayına kaçarak en sempatik duran bölümlerin başında gelen psikoloji bölümünü tercih ediyor. Bu durumda 550 alan ile 233 alan aynı haklara sahip olmuş oluyor. Açıkçası bu pek adaletli değil. 

Biliyorum bazıları konuyu saptırarak YÖK'ün üniversitelere öğrenci kabul sistemini eleştirmek suretiyle bu tehlikeli durumu savunacaklar. Bu sistem ne kadar sağlıklı öğrenci alıyor diyecekler. Kalite, LYS sınavı ile ölçülemez diyecekler.

Hayır buna ittiraz ediyorum. Burada durun!

Psikoloji öyle uzaktan göründüğü gibi kolay bir bölüm değildir. Bedavacılıkla iyi bir psikolog olunmaz. Piyasa eğitimlerinden toplanan sertifika türü kağıt parçalarıylada bu sorun çözülmez. Öncelikle iyi ders çalışmak, matematik çözebilmek, soyut düşünebilmek, iyi okumak, kitabı sevmek, üşenmemek, gayreti bir yaşam tarzı olarak düşünmek ve benimsemek iyi bir psikolog olmanın olmazsa olmazlarıdır. Bölümün adındaki "fonetik albeniye" kanarak düşük puanla psikoloji bölümü seçmeyin. İleride bu durum en çok bu bölümü okuyanlara zarar verecek.

Üniversitenin eğitiminin iyi olmasıda bu olayı masum hale getirmez. Herşeyden önce iyi eğitimin iyi bir alıcısı olmalı.

Sözün özeti psikoloji zor bir alandır. zoru sevmeyen bulaşmasın derim. Şu da var. Diplomamı kullandırırım diyen varsa diplomasını sevmeye devam etsin. Bu ruh sağlığı yasası olmadığı için gerçekten bazı alanlarda karşılığı olan bir durumdur.

İyi niyetle yazdım. amacım durum tespiti yapmaktı. Bir şahsa yönelik bir eleştiri değil. Bir olgu etrafında bir eleştiri yapmak istedim.

Herkese bol verim alacağı bir meslek seçmesi ve icra etmesi ümidiyle. Hoşçakalın...

(Not: Önümüzdeki hafta yök denkliği olmayan üniversite adı altında bazı kursları ele almayı düşünüyorum)

Bu yazı toplam 20062 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
fgordu
24 Nisan 2015 Cuma 11:09
11:09
Iyi güzel söylüyorsunuz da bir bakın bakalım tüm bölümler e tek önemli olan psikoloji mi tüm alanlar önemli öğretmenlik mesleki bile açık öğretimde okunabilir niyor ve atanabili yorlar çok basit puanlarla çok yazık rehberliğe gelecek olursak problemli okullarda çok da etkili değiller
37.155.169.91
Psi
20 Şubat 2015 Cuma 00:02
00:02
Maruf Bey çok çok çok doğru söylemişsiniz hatta az söylemiş ve pek çok noktaya değinmemişsiniz. Olumsuz yorumları yazanlar belli ki psikolog olmak isteyenler ya da özel okuyanlar. Bunların sakıncasını anlamak için mesleğin içinde olmak şart. Dışardan bakınca dünya ne güzel. Şu an özelde maaşlar 1000 liraya düştü çünkü yer gök psikolog kaynıyor ve işverenin ilgilendiği tek şey sizin diplomanız. Ne kadar yetenekli, yok efendim istekli olduğunuz kimsenin umrunda değil. Özel üniversiteler ticarethane olduklarından utanmıyorlar, kim bilir belki de utanmaları gerekmiyordur, adamlar da bir esnaf gibi para kazanmaya çalışıyor, ekmek kapısı. Bu sorunun kaynağı taleptir. Haydi gençler, sınava girin ve adınızı yazıp çıkın. Nasılsa parabol denklemi diye bir şey var. Ha, diyorsanız benim babamın parası gerçekten bol, bana yüksek lisans diploması da alıverir, sonra da bir dükkan açar, o zaman tabi 2000 lirayı geçebilirsiniz belki şirinleri bile görebilirsiniz. Bir de demişler ki insanlar istediği şeyi okuyamıyor, çok güldüm. Sanki istediğin şeyi okuyunca istediğin işi mi yapıyorsun? Göreceğiniz muamele öğretmen, dadı, çocuk bakıcısı, hasta bakıcı, satış elemanı, sekreter vs. vs. (abartmıyorum insanlar şu an sekreter, bakıcı, ofis elemanı vs. olarak psikolog alıyorlar ilanlara bir göz atın) sanmayın ki millet sizi göklere falan çıkaracak. oturduğun yerde çenenle para kazanıyorsun ben de yaparım o işi diyecekler. çocukluğuma insene, uzanayım mı şuraya falan filanlar havada uçuşacak. Bütün psikologların psikoloji bozuk ahaha cümlesini haftada en az beş kere duyacaksınız. Yılların psikoloğu bir arkadaşa zorla mesleğini söyletip haa dün de bir palyaço geldi onunla da çok eğlendik demişler çük lüks bir mekanda. Öss bizim zamanımızda da zeka ölçmüyordu, en iyi biz biliyoruz zeka ölçmediğini, adamlar zeka ölçüyoruz demiyor zaten, ama 233 puan nedir arkadaş. Bugün beş yüz puan alsanız ilk yüzde bilmem kaça girmediyseniz tıp ya da hukuk okuyamıyorsunuz ama hürmetten kimse gıkını çıkaramıyor. Bu eşitlik, özgürlük, temel hak iddialarınızı oralarda yapmaya niye cesaretin yok acaba? çünkü çok da iyi biliyorsunuz hakim ya da doktor olacak potansiyelinizin olmadığını. Ama psikolog olursanız eksik potansiyelinizi çaktırmama imkanınız var sanıyorsunuz. Psikoloji zaten ağzı olanın konuştuğu bir ortam, işte görüyoruz. Rehberlik uzmanı olarak bu yazıyı yazmanız da hiç önemli değil, isterse deniz mahsülleri uzmanı olarak yazın tespitleriniz çok doğru ve çok da eksik yazmışsınız. Aman kime ne anlatıyoruz, bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler... bizler de bu bulanık sularda varlığımızı sürdürmeye çalışalım bakalım.
85.110.0.71
lumia
24 Temmuz 2014 Perşembe 11:54
11:54
hala insanların zekasını-yeteneğini falan puanıyla hesaplayacak kadar bilgisiziz bakıyorum da. ösym'de psikoloji sorulmuyor. matematik var, türkçe var. eğer yeteneğin ve biraz da paran varsa neden okunmasın? gercekten cahillik akıyor yazınızda. saçmalamışsınız.
151.250.206.181
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim