• BIST 107.212
  • Altın 151,644
  • Dolar 3,6838
  • Euro 4,3281
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 18 °C

Psikologlara bir mektup

Psikologlara bir mektup
Radikal Gazetesinden Gündüz Vassaf Dr. Değirmencioğlu’nun psikologlara hitaben kaleme aldığı bir mektubun özetini okuyucularıyla paylaştı.

Radikal Gazetesinden Gündüz Vassaf  Dr. Değirmencioğlu’nun psikologlara hitaben kaleme aldığı bir mektubun özetini okuyucularıyla paylaştı.

Meslekdaşım Dr. 
Değirmencioğlu’nun psikologlara hitaben kaleme aldığı bir mektubun özetini Türk Psikologlar Derneği’nin kurucu üyesi olarak paylaşıyorum. (GV)


Sayın meslekdaşlarım,
Bush yönetiminin ve özellikle 2001-2006 döneminde Savunma Bakanı olan Donald Rumsfeld’in baskısı ile yürürlüğe konulan ve sistematik olarak uygulanan yeni ‘sorgulama tekniklerinin’ fiziksel işkenceden çok sorgulanan bireyi psikolojik açıdan kırmaya dayalı işkenceler içerdiği  bilinmektedir.
Özellikle ABD’de insan hakları ve işkence konusunda çalışan psikologlar ve diğer uzmanlar, psikolojik işkence yöntemlerinin geliştirilmesinde, uygulanmasında ve
hatta denetlenmesinde psikologların yer aldığını gösterir bulguları gözler önüne sermiş bulunmaktadır.
Durum böyleyken, ABD’deki psikologların mesleki örgütü olan American Psychological Association (APA) işkenceli sorgulama yöntemlerine psikologların katkıda bulunması, dahil olması veya herhangi bir şekilde kurumsallaşmış işkenceden haberdar olunması durumunda işkenceye karşı çıkılması için bugüne dek hiçbir şekilde kapsayıcı ve açık bir tutum sergilememiş; ancak yoğun baskı altında kaldığında adımlar atmayı ve yeni düzenlemeler yapmayı kabul etmiştir.
Sergilenen tutumu anlamak için bir örnek yararlı olabilir. APA üzerindeki baskı sonucu 2005’de bir özel çalışma grubu (Psychological Ethics and National Security Task Force, PENS) kurmuştur. Bu çalışma grubu, konu hakkında yansız olmaları beklenemeyecek üyelerin ağır basacağı şekilde subay veya Savunma Bakanlığı için çalışan kişilerin çoğunluk olması gözetilerek  oluşturulmuştur.
APA büyük bir mesleki örgüttür ve değişik konularda çalışma yapan birimleri içeren bir yapılanmaya sahiptir. Bu birimlerden biri, mesleki etik ile ilgilenen Etik Ofisi’dir. Bu ofisin başında uzun süredir Dr. Stephen Behnke bulunmaktadır. Bu ofis, APA tarafından sergilenen tutumun baş sorumlularından ve savunucularından biridir.
Özetlemek gerekirse, APA yönetiminin sergilediği ve psikologların işkence ile birlikte anılmasına yol açan politika kabul edilemez. APA Etik Ofisi’nin ve bu ofisin yöneticisi olan Dr. Behnke’nin bu kabul edilemez politikanın oluşmasında ve sürdürülmesinde çok önemli rolü olduğu da ortadadır.
Tam bu noktada konuya Türkiye’den bakmak yararlı olacaktır. Sözü geçen işkencelerin bir bölümü hemen Türkiye’nin yanı başında yapılmış ve yapılmaktadır. Sayı veya yaygınlığı bilinmese de, işkencelerin bittiğini gösterir hiçbir gösterge bulunmamaktadır. Bu uygulamalar, Irak’a büyük zarar vermekte ve kin üretmektedir. Irak’taki insan hakları ihlalleri Türkiye ve komşularını tehlikeli bir geleceğe sürüklemektedir. Bu bağlamda, Türkiye’deki psikologların, Irak’ta yürütülen işkenceli sorgulamalara ve benzeri insan haklarına aykırı uygulamalara karşı çıkmayan APA politikasına ve bu politikanın sorumlularına olumlu bakması veya konukseverlik göstermesi söz konusu olamaz.
Dr. Behnke Türkiye Psikologlar Derneği’nin (TPD) Etik Kurullarına üye olan meslekdaşların katılacağı, etik konulu bir çalışma grubunu yapmak için Türkiye’ye geldi. Dr. Behnke’nin TPD Etik Kurulları ile bir çalışma grubu yapmasını, bu çalışma grubu yalnızca sık rastlanan etik ihlalleri incelemeyi kapsıyor olsa bile, doğru bulmuyorum. Dünyada bu çalışma grubunu yürütebilecek birçok yetkin psikolog bulunmaktadır.
Öte yandan, psikologların nerede ve hangi koşulda olursa olsun, işkenceli sorgulamalarda daha ‘güvenli ve etkili’ işlem yapılmasında rol alması kabul edilemez. Bu, Türkiye için özellikle ciddi bir konudur. Türkiye yakın tarihte milyonların işkenceye maruz kaldığı ve işkencenin henüz engellenemediği bir ülkedir. Ben, biz psikologların  Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir noktasında  barış, adalet ve huzur için çok kararlı bir tutum takınmamız gerektiğini düşünüyorum. (3 Eylül 2008)
Saygılarımla,
Doç. Dr. Serdar
M. Değirmencioğlu, Psikolog
e-posta: s_degirmencioglu@yahoo.com

Bu haber toplam 1055 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim