• BIST 97.984
  • Altın 145,792
  • Dolar 3,5776
  • Euro 4,0020
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C

Psikologlar Danışanlarına Hasta Diyebilir mi?

Maruf BEÇENE

Yığınca sorun varken böyle bir konuyu ele almak gerçekten bir fayda sağlar mı? Yoksa bu  yazı sadece bir köşe yazısının sütunlarını doldurma amaçlı mıdır? Aslında her iki yaklaşımda durduğu nokta açısından haklılık ihtiva eder. Ancak bir gerçeği göz ardı etmemekte yarar vardır. Mesleğin sorumlulukları ve sınırlılıklar. Sorumluluğunun farkında olan bir uzman kadar sınırlarına riayet eden bir uzman da mesleğinin ahlakıyla sağlıklı bir hukuk geliştirmiş demektir. Sorumluluk ve sınırlılık anlayışında en belirgin kriterlerden birisi mesleki tanımlamalar ya da ifadelerdir.

Son zamanlarda ruh sağlığı alanında hizmet veren birkaç kurumu (çeşitli vesilelerle)  doğal ortamında gözlemleme imkanımız oldu. Psikoloji mezunu Psikologların ve Rehberlik Psikolojik Danışma mezunu danışmanların bir kısmının kendilerine gelen danışanlardan hasta diye bahsettiklerini görünce açıkçası bu durum bize biraz tuhaf geldi.  Çünkü bilimsel kaynaklarda psikoloji ile psikiyatri arasında en çok vurgulanan farklardan birisi şudur; “Psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyan kişi hastadır, Psikolojik desteğe ihtiyaç duyan kişi ise danışandır.”

Bu gözlem sonrasında birkaç arkadaşla bu konuyu tartışma imkânımız oluştu. Bir kısmı tanımlama konusunda kararsız, bir kısmı bu farkı onaylamakta, ama hatırı sayılır bir kısım da Psikoloğun danışanı için “Hasta” ifadesi kullanabileceği yönünde bir düşünceye sahip. Bu konuyu gündeme getirmenin zorunluluğu da burada doğdu.

Psikoloji ile Psikiyatri arasındaki farklardan birisi de Psikiyatrın ilaç yazma yetkisine sahip olması, Psikologun ise böyle bir yetkisinin olmamasıdır. Bu fark esas alındığında ve kaynaklarda ifade edilen mesleki farklılık gözönünde bulundurulduğunda psikologlar danışanları için hasta ifadesi kullanamazlar.

Bir başka görüş şöyle: Uzman bir psikiyatr tarafından tanı almış birisi hastadır. Ancak hekim ilacın çözüm sürecinde tek başına etkili olmadığına karar verip psikoterapi desteği için hastasını bir uzman psikoloğa yönlendirebilir.  Bu durumda psikoterapi desteği alacak kişi medikal tanı aldığından gerçek anlamda hastadır. Desteği sorunlu kılan sadece bir danışmanlık ilişkisi değil aynı zamanda tanı almış bir hastalıktır.

Bununla beraber sadece danışmanlık hizmetine gereksinim duyan çeşitli yardım alanları vardır. Bunlar; Aile danışmanlığı, Çocukluk ve ergenlik dönemi çatışma alanları, gençlik dönemi duygusal ilişkileri, yaşamın çeşitli alanlarında tıkanıklığa sebep olan isteksizlik, tükenmişlik ve verim kaybı gibi sorun alanları vardır. Bu tür sorunlarda danışan ile psikoterapistin ilişkisi mutlak bir danışmanlık zemininde oluşmakta ve ilerlemektedir. Bu tür sorun alanları için desteğe ihtiyaç duyan kişiyi hasta olarak tanımlamak teknik açıdan mümkün değildir.

Özet olarak bir psikoloğun kendisine gelen kişi için hasta yada danışan kavramını kullanabilmesi için en önemli kriter, gelen kişinin bir uzman psikiyatrdan yada uzman hekimden medikal tanı almış olması zorunluluğudur. Medikal tanı almayan kişi danışandır. Bu yaklaşıma rağmen bu konuda görüşünü aldığımız İstanbul Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı birim şefi Cüneyt Kayhan tanı almış olsa bile Psikologların mümkün mertebe hasta kavramını kullanmaktan kaçınmalarının daha doğru olacağı ifade ederek şunları söyledi: Hastalık tıbbi bir kavramdır. Psikologlar ise tıp kökenli değildir. Psikiyatrik tanı almış bir kişi için hasta kavramını kullanmak makul olsa da bu durumu çeşitli alanlarla sınırlamakta yarar vardır. Örneğin bir uzman psikiyatrla konsültasyon amaçlı bir yazışmada yada görüşmede tanı almış bir kişi için bir uzmanın hasta kavramını kullanmasında beis yoktur. Ancak danışmanlık ofisinde sırada bekleyen bir danışana içeride hastam var ondan sonra sizi alacam demek teknik anlamda sakıncalıdır.

Yorumdan ziyade bir tespitte bulunup akabinde tartışma açmak istedik. Bu konuda alanla ilgili mezun ve uzmanların katkılarını bekliyoruz. Görüş ve eleştirileriniz için alt kısımda ki yorum ekle bağlantısı aracılığıyla tartışmaya katılabilirsiniz.

Bu yazı toplam 3961 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Merve Kansu
2009-04-16 17:23:09
Ayırt edilme üzerine....
Adem Beyin bahsettiği eğitim kurumundan mezun olma aşamasındaki biri olarak ne bilmediğini bilmeme evresini çoktan geçtiğimi belirtmek isterim.Kendisine başka bir seçenek bırakılmadığı için gitmek zorunda kaldığı eğitim kurumunda “değerli devlet üniversitesi mezunlarından” eksik bırakılan eğitim sürecini tamamlamak için elinden geleni yapan biri olarak Adem Beyin denkliği olmayan bir okuldan mezun olanların kendisine danışan kişileri yanlış yönlendirmesi konusundaki endişesine sonuna kadar katılıyorum.Ancak Adem Beyin bu empatik tavrını eğitim hakkı elinden alınan ve kendi tercihleri dışındaki kurumlarda eğitimine devam etmek zorunda kalan insanlar söz konusu olduğunda da sürdürmesini ve Sağlık Bakanlığının yanı sıra Yüksek Öğretim Kurumunu da göreve çağırmasını beklerdim.Ayrıca bilinmesini isterim ki eğitim aldığım kurum şu anda uluslar arası akreditasyon alma sürecindedir ve Türkiye’de akredite olamamasının tek nedeni de özgürlüklere açık bir üniversite olmasıdır.Toplumda,siyasette,medyada,eğitimde ve daha birçok alanda olduğu gibi biz “başkalarına özgürlüğünü teslim etmediği için akredite olamayıp ayırt edilenler!” tıpkı sizler gibi verdiğimiz emeğin, harcadığımız zamanın ve akredite olmadığı halde sadece eğitim almış olmak için ödediğimiz paranın yanı sıra iş hayatında da “ayırt ediliyoruz”,öteleniyoruz Adem Bey.İçiniz rahat olsun….
Paganini
2009-02-17 15:09:27
Psikologlar hastalarına danışan da diyebilirler
Bedenin sağlığı olduğu gibi ruhunda sağlığı olmakta ruh sağlını tehdit eden sorunların çözümü için psikiyatriye,psikoloğa başvuran kişi hasta olarak değerlendirilebilir diyorum.Neticede (bedensel,ruhsal)sağlığa yönelik sağaltım söz konusu
Adem Keskin
2009-02-17 06:32:31
Disiplin disi mudaheleler
Maruf Bey, cesitli unvanlar altinda, temel mesleki egitimleri tamamlamamis kisilerin gayri etik bir yaklasimla Psikoloji alaninda hizmet vermelerini, yazinizda temas ettiginiz problemin temel kaynagi olarak gormekteyim. Cevremizde bir takim kurs ve sertifika programlarindan ya da yeniden tartisma konusu haline gelen universite adi altinda hizmet veren yabanci egitim kurumlarindan (denklikleri kabul edilmeyen ve verdikleri egitimin kalitesi sorgulanan) mezun olanlar, birakiniz danisanlara hasta demeyi onlari hasta edecek yaklasimlarda bulunmaktadirlar. Saglik Bakanligimizin bu konuya daha ciddi yaklasmasi ve denetimlerini siklastirmasi gerekmektedir. Egitim surecini tamamlamamis, henuz ne bilmedigini bilememe evresindeki kisilerin, yillarca hizmet vermek icin emek ve zaman ayirmis meslektaslarimizdan ayirt edilebilir olmasi gerekmektedir. Saygilarimla Adem Keskin
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim