1. YAZARLAR

  2. Maruf BEÇENE

  3. Psikologlar Danışanlarına Hasta Diyebilir mi?
Maruf BEÇENE

Maruf BEÇENE

Yazarın Tüm Yazıları >

Psikologlar Danışanlarına Hasta Diyebilir mi?

A+A-

Yığınca sorun varken böyle bir konuyu ele almak gerçekten bir fayda sağlar mı? Yoksa bu  yazı sadece bir köşe yazısının sütunlarını doldurma amaçlı mıdır? Aslında her iki yaklaşımda durduğu nokta açısından haklılık ihtiva eder. Ancak bir gerçeği göz ardı etmemekte yarar vardır. Mesleğin sorumlulukları ve sınırlılıklar. Sorumluluğunun farkında olan bir uzman kadar sınırlarına riayet eden bir uzman da mesleğinin ahlakıyla sağlıklı bir hukuk geliştirmiş demektir. Sorumluluk ve sınırlılık anlayışında en belirgin kriterlerden birisi mesleki tanımlamalar ya da ifadelerdir.

Son zamanlarda ruh sağlığı alanında hizmet veren birkaç kurumu (çeşitli vesilelerle)  doğal ortamında gözlemleme imkanımız oldu. Psikoloji mezunu Psikologların ve Rehberlik Psikolojik Danışma mezunu danışmanların bir kısmının kendilerine gelen danışanlardan hasta diye bahsettiklerini görünce açıkçası bu durum bize biraz tuhaf geldi.  Çünkü bilimsel kaynaklarda psikoloji ile psikiyatri arasında en çok vurgulanan farklardan birisi şudur; “Psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyan kişi hastadır, Psikolojik desteğe ihtiyaç duyan kişi ise danışandır.”

Bu gözlem sonrasında birkaç arkadaşla bu konuyu tartışma imkânımız oluştu. Bir kısmı tanımlama konusunda kararsız, bir kısmı bu farkı onaylamakta, ama hatırı sayılır bir kısım da Psikoloğun danışanı için “Hasta” ifadesi kullanabileceği yönünde bir düşünceye sahip. Bu konuyu gündeme getirmenin zorunluluğu da burada doğdu.

Psikoloji ile Psikiyatri arasındaki farklardan birisi de Psikiyatrın ilaç yazma yetkisine sahip olması, Psikologun ise böyle bir yetkisinin olmamasıdır. Bu fark esas alındığında ve kaynaklarda ifade edilen mesleki farklılık gözönünde bulundurulduğunda psikologlar danışanları için hasta ifadesi kullanamazlar.

Bir başka görüş şöyle: Uzman bir psikiyatr tarafından tanı almış birisi hastadır. Ancak hekim ilacın çözüm sürecinde tek başına etkili olmadığına karar verip psikoterapi desteği için hastasını bir uzman psikoloğa yönlendirebilir.  Bu durumda psikoterapi desteği alacak kişi medikal tanı aldığından gerçek anlamda hastadır. Desteği sorunlu kılan sadece bir danışmanlık ilişkisi değil aynı zamanda tanı almış bir hastalıktır.

Bununla beraber sadece danışmanlık hizmetine gereksinim duyan çeşitli yardım alanları vardır. Bunlar; Aile danışmanlığı, Çocukluk ve ergenlik dönemi çatışma alanları, gençlik dönemi duygusal ilişkileri, yaşamın çeşitli alanlarında tıkanıklığa sebep olan isteksizlik, tükenmişlik ve verim kaybı gibi sorun alanları vardır. Bu tür sorunlarda danışan ile psikoterapistin ilişkisi mutlak bir danışmanlık zemininde oluşmakta ve ilerlemektedir. Bu tür sorun alanları için desteğe ihtiyaç duyan kişiyi hasta olarak tanımlamak teknik açıdan mümkün değildir.

Özet olarak bir psikoloğun kendisine gelen kişi için hasta yada danışan kavramını kullanabilmesi için en önemli kriter, gelen kişinin bir uzman psikiyatrdan yada uzman hekimden medikal tanı almış olması zorunluluğudur. Medikal tanı almayan kişi danışandır. Bu yaklaşıma rağmen bu konuda görüşünü aldığımız İstanbul Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı birim şefi Cüneyt Kayhan tanı almış olsa bile Psikologların mümkün mertebe hasta kavramını kullanmaktan kaçınmalarının daha doğru olacağı ifade ederek şunları söyledi: Hastalık tıbbi bir kavramdır. Psikologlar ise tıp kökenli değildir. Psikiyatrik tanı almış bir kişi için hasta kavramını kullanmak makul olsa da bu durumu çeşitli alanlarla sınırlamakta yarar vardır. Örneğin bir uzman psikiyatrla konsültasyon amaçlı bir yazışmada yada görüşmede tanı almış bir kişi için bir uzmanın hasta kavramını kullanmasında beis yoktur. Ancak danışmanlık ofisinde sırada bekleyen bir danışana içeride hastam var ondan sonra sizi alacam demek teknik anlamda sakıncalıdır.

Yorumdan ziyade bir tespitte bulunup akabinde tartışma açmak istedik. Bu konuda alanla ilgili mezun ve uzmanların katkılarını bekliyoruz. Görüş ve eleştirileriniz için alt kısımda ki yorum ekle bağlantısı aracılığıyla tartışmaya katılabilirsiniz.

Bu yazı toplam 5564 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum