• BIST 98.314
  • Altın 144,038
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

Performans Anksiyetesine Dikkat

Performans Anksiyetesine Dikkat
Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, "Sanatçıların sahne performansını, öğrencilerin sınavlarını, ev hanımlarının çevreleriyle olan ilişkilerini, cinsellik söz konusu olduğunda ise erkekleri etkileyen performans anksiyetesi

Ögel, yapmış olduğu yazılı açıklamada, herkeste görülebilen performans anksiyetesinin, özellikle mühim etkinliklerle sık karşılaşan kişilerde daha çok ortaya çıktığını ifade etti. Performans anksiyetesinin, sınav, bir otorite ile konuşma veya bir mühim bir etkinlik gibi performans lazım gelen durumlarda su yüzüne sıkıntı hissi olduğunu aktaran Ögel, şöyle ifade etti:

 

ÇOK YETENEKLİ İNSANLAR KORKUDAN İŞ YAPMIYOR 

"Bu sırada kişinin zihni, 'yapabilecek miyim, başarabilecek miyim?' soruları ile dolu oluyor. 'Ya yapamazsam' korkusuyla arıza yaşıyor. Çok fazla yetenekli insanların 'ya başaramazsam' korkusuyla en sevdikleri işleri yapmaktan uzak durmaları 'performans anksiyetesi' olarak adlandırılıyor. Sanatçıların sahne performansını, öğrencilerin sınavlarını, ev hanımlarının çevreleriyle olan ilişkilerini, cinsellik söz konusu olduğunda ise erkekleri etkileyen performans anksiyetesi, mükemmeliyetçi kişilik tiplerinde daha çok görülmektedir."

 

"HEP DAHA İYİYİ, EN GÜZELİ ARARLAR"

 

Performans anksiyetesinin sosyal fobi ile kardeş olduğunu ve genellikle beraber görüldüğüne dikkati çeken Ögel, şu bilgileri verdi: 


"Sosyal fobi ile beraber izlediği vakit kişi toplumdan çekilmek mecburiyetinde kalıyor. Sosyal fobi olmadan yanlız başına performans anksiyetesi, sadece etkinlik esnasında ortaya çıkıyor. Kişi kendi başına aşamıyorsa ve bu durum kişinin mesleki ya da sosyal hayatını etkiliyorsa bu durumda profesyonel takviye alması lazım geliyor. Kendine yönelik eleştiri, performans anksiyetesi olanlarda sıktır. Hep daha iyiyi, en güzeli ararlar. Hayata da siyah-beyaz olarak bakarlar. O nedenle mükemmeliyetçi kişilerde sıktır diyebiliriz. Bu arıza eğer kişinin yaşamını bozuyorsa ve süreklilik oluşturuyorsa, bir hastalık olarak kabul ediliyor. Şayet kişi yapacağı işle alakalı olarak heyecan duymasına karşın zorluğu aşıp gerçekleştirdiğini söylüyorsa, yapmış olduğu işin kalitesinden memnunsa bu durumda hastalık olarak kabul etmiyoruz."

 

EN İYİ TEDAVİSİ SIK SIK YAŞAMAKTIR, KAÇMAK İŞE YARAMAZ

 

Ögel, hastalığın görülme sıklığıyla alakalı net bir veri (bilgi) bulunmadığını ifade ederek, "Performans anksiyetesinin en iyi tedavisi, sık sık bunu yaşamaktır. Bu sorundan kaçmak işe yaramaz, aksine sorunu artırır. Bu sebepten ötürü sorunun üzerine gidilmelidir. Yani yaşamadan çözümlemek mümkün değildir. Kişinin yaşadığı sıkıntıyı azaltmak için bazı davranışsal yöntemler denenebilir. Örneğin kalabalık bir gruba sunum icra ederken başkalarının gözüne bakmamak, sadece bir kişiyi seçip ona anlatmak gibi. Sıkıntının getirdiği çarpıntı gibi bedensel belirtilerin önüne geçilmesi ise ruhsal belirtilerin ve heyecanın azalmasına yol açar. Performans anksiyetesi yaşamını sürdüren kişiler fiziksel belirtiler varsa ilaç kullanılabilir. Bu durumu sürekli ve şiddetli yaşayanlarda ise ilaç tedavisi yararlı olabilir" değerlendirmesinde bulundu. 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 4585 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim