1. HABERLER

  2. PSİKOLOJİ

  3. Panik atakla sosyal hayat çok zor!

Panik atakla sosyal hayat çok zor!

Hiçbir şey yokken birden kalp çarpıntısı ile birlikte eliniz ayağınız titremeye, başınız dönmeye ve ölüm korkusuyla nefesiniz daralmaya mı başladı?

A+A-

Psk. Farika Teymur Artır / ZAMAN


 

Hiçbir şey yokken birden kalp çarpıntısı ile birlikte eliniz ayağınız titremeye, başınız dönmeye ve ölüm korkusuyla nefesiniz daralmaya mı başladı? Bu şikâyetlerle acile gidenlerin çoğu hastalığının panik atak olduğunu öğrendiğinde şaşırır. Panik atak tedavi edilmezse insanları yalnızlığa iter, kadınlar evden çıkamaz olur. Ve en kötüsü depresyona ve intihara sürükleyebilir.   
 
Sağlıklı, neşeli bir kişiyken hatta sevdikleri ile mutlu bir şekilde konuşup sohbet ederken birden boğazına bir şey takılmış gibi hisseden, başı dönüp eli ayağı titreyen, sıcak ve soğuk basmaları ile ölümle burun buruna geldiğini zannedip acil servislere başvuran, hiçbir sağlık sorunu bulunamayıp panik atak teşhisi ile hayatında yeni bir dönem başlayan pek çok kişi vardır.

Herhangi bir organik hastalık bulunamaması ve atakların ne zaman geleceğini bilememek panik atak hastalarını daha da tedirgin eder. Hastalığın birçok fizyolojik belirtisi varken psikiyatrik bir hastalık olduğu söylendiğinde birçok hasta inanmakta zorluk çekerek defalarca psikiyatristlerden başka çeşitli uzmanlara, doktorlara muayene olmakta ve her defasında psikolojik olduğunun söylenmesi ile hayal kırıklığına uğramaktadır. Bunda psikiyatrik hastalıklar hakkında yeterli bilince ulaşmamış olmak da etkilidir.

Aslında hastalık her ne kadar psikolojik olsa da kalp kapakçık problemleri, şeker hastalığı, alerjik hastalıklar, akciğer rahatsızlıkları, anemi, tiroit problemleri gibi pek çok hastalık panik atak rahatsızlığını tetikleyebilir. Bununla beraber bu hastalıklar herkeste panik atağa yol açmaz. Panik atak hastalarında tetikleyen bir fizyolojik hastalık olması da şart değildir. Hastalıkta en sık rastlanılan belirti kişinin atak esnasında hemen öleceğini düşünmesidir.

Panik atak tek başına bir zararı olmadığı halde kişide müthiş bir korku meydana getiren, kişinin hayatını etkileyip iş verimliliğini düşüren bir rahatsızlıktır. Birçok kişi panik atak gelecek diye tek başına otobüse binemez, yalnız araba kullanamaz ya da hiç araba kullanmamayı tercih eder. Panik atak sosyal fobiye de zemin hazırlar.

Kadınlarda üç kat daha fazla

Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 3 kat daha fazla görülen panik atak sebebiyle; panik atak geçiren ev hanımlarının çoğu evden dışarı çıkmamayı tercih ederek kendilerini yavaş yavaş dış dünyadan koparır.

Pek çok kişi uygun uzmana ulaşamadığından panik atak başka hastalıklarla karışmakta, bu da tedaviyi engellemekte veya geciktirmektedir.

Panik atak tedavi edilmediği takdirde işle ve sosyal hayatla ilgili olumsuzlukların yanı sıra depresyona, intihar veya intihar girişimlerine ve madde bağımlılığına da sebep olmaktadır.

Panik atakta genellikle ilk atağı tetikleyen bir sebep bulunur. Bu bir yakının ölümü, bir trafik kazası gibi büyük bir neden olabildiği gibi kahve içtikten veya biraz hızlı koştuktan sonra hafif bir kalp çarpıntısı gibi basit bir neden de olabilir.

Kaygı ve stres etkilidir

Panik atağın sebebi tam olarak bilinmese de kaygı ve stres etkilidir. Stres beyni etkileyerek iç salgı bezlerinin stres hormonları salgılamasına neden olur. Bu da kişide minimum düzeyde de olsa yangın, deprem gibi durumlarda meydana gelen korkuya benzer bir korku ve dehşet halinin ortaya çıkmasına yol açar. Stresle başa çıkma yollarının bilinmesi, dengeli beslenme, doğru nefes alma (diyafram nefesi), spor, sosyal faaliyetler ve bilinen organik hastalıkların tedavisi, panik atak tedavisinin (ilaç ve psikoterapiler) daha hızlı sonuç vermesini sağlar.


Panik atağın belirtileri

Panik atakta şu belirtilerden en az üç veya dört tanesi bulunur:
Kalp çarpıntısı
Nefes alamayacak gibi solunum sıkıntısı
Şiddetli korku ve endişe
Baş dönmesi, sersemlik hissi, mide bulantısı
Titreme ve terleme
Boğazına bir şey tıkanmış gibi hissetme
Göğüs ağrısı, sıcak basması.
El ve ayak parmaklarında uyuşma ve karıncalanma
Delirme veya ölüm korkusu
Çevreye yabancılaşma hissi 

Bu haber toplam 1060 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.