• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 21 °C

Panik Atak'ın Evde ve Tıbbi Tedavisi

Panik Atakın Evde ve Tıbbi Tedavisi
Panik ataklarla evde başa çıkmak belli risk alanları hakkında bilgi sahibi olmak koşuluyla mümkündür. Risklerin başında kalp krizi ile ilgili olası etkiler gelmektedir.

Panik Atağın Evde Tedavisi

Panik ataklarla evde başa çıkmak mümkündür ancak kalp krizi gibi bir başka ciddi hastalığa meydan vermemek şartıyla. Gerçekte, insanlarda panik olduğunda doktorlar bunların hastanelerin acil servislerine mi yoksa kliniklerine mi getirilmeleri konusunda bir ikilemle karşı karşıya kalırlar.

Kişiye geçmişte panik atak teşhisi konmuşsa ve kişi bunun işaret ve belirtilerine alışkınsa, aşağıdaki yollar ona paniğin durdurulmasında yardımcı olabilir. Şayet panik belirtileri yaşıyorsanız, bunu kendi başınıza da deneyebilirsiniz.

İlk önce omuzlarınızı gevşetebilir ve kaslarınızda hissettiğiniz herhangi bir gerilimin farkına varabilirsiniz.

Daha sonra yavaş hareketlerle geniş kas gruplarını gerebilir ve gevşetebilirsiniz. Derin nefes alarak sol bacağınızı sıkıştırın, mesela tutun ve bacağı sonra serbest bırakın ve sonra nefes alın. Sonra diğer bacağa geçin. Her seferinde bir kas grubunu hareket ettirebilirsiniz.

Nefesinizi yavaşlatın. Bunu yapmanın en iyi yolu, nefesi mum söndürür gibi büzülen dudaklardan dışarı vermektir. Aynı zamanda nefesinizin hızını hissetmek için ellerinizi karnınıza koyun. Bu size, belirtilerinizi daha iyi kontrol etme imkanı sağlar.

Kendinize (ya da şayet bu teknikleri bir başkasıyla birlikte deniyorsanız ona) çıldırmayacağınızı söyleyin. Nefes alamayacağınızı düşünüyorsanız, konuşabiliyorsanız o zaman nefes alabiliyor olduğunuzu hatırlayın.

Bir kişiye herhangi bir tıbbi hastalık, özelikle de kalp hastalığı teşhisi konmuşsa, evde tedavi uygun değildir. Kişinin bir panik atak geçmişi olsa bile, yeni ya da kaygılandırıcı bir hastalığı varsa evde bakım uygun değildir.

Panik Atağın Tibbi Tedavisi 

Panik ataklar genellikle içi rahatlatma ve gevşeme teknikleriyle tedavi edilir. Panik ataklar tanım gereği bir saatten daha az sürer, kişi çoğu zaman doktor muayenehanesine ulaştığında zaten kendini daha iyi hissetmiş olur. Bununla beraber, teşhis daha tehlikeli nedenleri de kapsadığı için kişilere ataklar esnasında ilaç verilebilir. Doktorlar atakları tedavi etmek için sıklıkla dil altından lorazepam tavsiye ederler.

Doktor kalp hastalığından şüphelenirse aspirin ve kan basıncı ilaçları verilebilir. Damardan verilen bir ilaca başlanabilir ve sıvı verilir. Bazı doktorlar değerlendirme sırasında diyazepam ya da lorazepam gibi çeşitli antianksiyete ilaçları tavsiye edeceklerdir.  

Panik atak teşhisi konulmuş kişiler herhangi bir tıbbi tedavi verilmemesine şaşırabilirler. İlaç tedavisine başlamadan önce başka rahatsızlıklar bulunup bulunmadığının anlaşılması için, ruh sağlığı uzmanlarınca daha ileri bir değerlendirme yapılacaktır. Olası rahatsızlıklarsa anksiyete, depresyon veya panik rahatsızlık (panik ataktan farklı bir durum) olabilir.

Şayet ilaç tedavisi verilirse birkaç seçenek vardır. Sertralin, fluoksetin, paroksetin ve fluvoksamine gibi selektif seratonin inhibitörler (SSRI) genellikle ilk seçeneklerdir. Klinikler denemeler SSRI lerin panik atakların ortaya çıkma sıklığını %75 ila 85 lere kadar azalttığını göstermiştir. SSRI ler panik atakları azaltmada etkili olduğu 3 ila 6 hafta önce ve günde bir defa olarak alınmalıdır. Benzodiazepineleri ihtiva eder.

Diğer ilaç tedavisi seçenekleri diazepam, klonazepam, lorazepam ya da diazepam gibi benzodiazepinesleri ihtiva eder. Bunlar panik atakları nerdeyse hemen %70-75 e kadar azaltır fakat bunlar günde en fazla 4 defa alınmalıdır. İlave sorunlarsa durgunluk, hafıza kaybı, birkaç hafta sonra etkilerine karşı tolerans ve çözülme belirtilerinin meydana gelebilmesidir.

İmipramin gibi trisilik antideprasanlar ve fenelzin gibi MAO inhibitörler de kullanılmış fakat pek çok kişide dayanılması zor yan etkiler meydana getirmiştir. 

Kaynak: hemensaglik.com 

Bu haber toplam 9793 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Hava Kirliliği Depresyona Mı Sokuyor?25 Şubat 2017 Cumartesi 20:25
  • Hatırlamak Mı Zor Unutmak Mı?25 Şubat 2017 Cumartesi 19:56
  • Hamilelik Psikolojisi Babalara da Yansıyor!25 Şubat 2017 Cumartesi 18:49
  • Acil Servislerde Görülen Psikiyatrik Durumlar02 Şubat 2017 Perşembe 14:22
  • Vajinismus Hastalarının 8 Fobisi22 Ocak 2017 Pazar 13:40
  • Antidepresanlar Boşanmayı Etkiliyor11 Ocak 2017 Çarşamba 20:20
  • Psikiyatrik Tedavide Beyin Chek-Up'ı Önemli10 Kasım 2016 Perşembe 07:41
  • Akran Zorbalığının Nedeni?07 Kasım 2016 Pazartesi 19:33
  • ANKSİYETE BOZUKLUKLARI31 Ekim 2016 Pazartesi 18:11
  • Fobik Misiniz?28 Ekim 2016 Cuma 16:28
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim