• BIST 108.518
  • Altın 153,497
  • Dolar 3,8453
  • Euro 4,5175
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 7 °C

Özdeşim modelleri ve suç

Prof. Dr. Bengi SEMERCİ

Özdeşim modelleri, çocukluktan başlayarak önemi azalmakla birlikte yaşamımız boyunca devam eder. Çocukken özdeşim kurduğumuz kişiye göre, cinsel kimliğimizi, hayata bakışımızı, mesleğimizi belirlemeye çalışırız. Büyüdükçe de daha başarılı olmak, daha çok kazanmak için bunları başaranları izler, değerlendiririz. İlk özdeşim modellerimiz anne ve babalarımızdır. Onlara yakın çevremizdeki aile büyükleri, komşular eklenebilir. Sonra kahramanlar olarak yaşamımıza öğretmenlerimiz girer. Gençlik döneminde arkadaş, ağabey, ablalar önemli özdeşim figürleridir. Sonra patronlarımız, çalışma arkadaşlarımız olabilir. Bir de dışarıdan bize sunulan özdeşim modelleri vardır. Çocukken çizgi film kahramanlarının etkisini hepimiz biliyoruz. Büyüdükçe daha yaşayan kahramanlar özdeşim modelleri haline gelir. Sinema oyuncuları, şarkıcılar, mankenler, futbolcular ergenliğin kahramanlarıdır. Doğru örnekler sunulursa daha genç erişkin döneminde özdeşim modelleri iş adamları, liderler, mucitler, bilim adamları olur. Yaşam boyu doğru özdeşim modelleri sunulan bir insan, bunu kendi becerisi ve çalışmasıyla birleştirdiğinde başarılı olacaktır. Çocuk yetiştirirken anne baba olarak onlara doğru özdeşim modelleri olmamız gerekir. Kız çocuk kadın, erkek çocuk erkek olmayı öğrenir. Onun dışında şiddet, konuşma şekli, davranışlar çocuklarımızın geleceğini belirler. Ev içinde anne babalarını örnek alarak büyürler. Ebeveyn olmanın başka bir sorumluluğu da kendi dışınızdaki özdeşim modellerini doğru seçmesi için ona yol göstermektir. Okula başlarken en iyi öğretmeni ararsınız, arkadaş çevresini uzun yıllar denetlemeye çalışırsınız. Ama bunlar yetmez. Dışarıdan sunulan modelleri de göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu nedenle çocuğunuza doğru değerler vermeye çalışmalısınız. O değerler, seçeceği arkadaşlarından, mesleğine, uyuşturucu kullanıp kullanmadığına, şiddete ve suça özenip özenmemesine kadar etkileyecektir. Seyredeceği diziyi seçmek, izlediği programdaki ya da filmdeki hangi kahramanı övdüğünüz, eğitime mi yoksa kısa yoldan zengin ve ünlü olmaya mı önem verdiğiniz, yaşamında belirleyicidir.

BASININ ROLÜ ÖNEMLİ
Anne baba olmak zordur ve sorumluluk gerektirir. Ama ünlü ve tanınmış olmak da sorumluluk taşımaktır. Basın olmak, toplumun büyük kesimine ulaşmak ise bambaşka bir sorumluluktur. Haberler gerçektir. Ama basının habere yaptığı yorum gerçek değildir. Yaşamda kötülerin ve kötülüklerin olduğu gerçektir. Ama yaptığınız dizide, programda, filmde kötüleri ve kötülüğü övmeniz gerçeği yansıtmak değildir. Herkes hata yapar. Bu hatalarla yüzleşmek, sonuçlarına katlanmak ve düzeltmeye çalışmak gerçektir. Ama tanınan biri olarak bu hataları milyonların önünde övmek, yok saymak, hatta marifet ya da haksızlıkmış gibi anlatmak, ödenen bedeli övmek gerçek olmadığı gibi zarar vericidir. Bunu yapan kişiyi desteklemek, onun hatasını hata gibi değil de ününe ün katan bir değer gibi sunmasına izin vermek, yazılar yazmak sadece sorumsuz basın olmak değil, toplumu yanlış yönlendiren yayın yapmaktır. Çocukları, gençleri hatta erişkinleri şiddete özendiriyor dediğimiz dizileri ve oyuncularını nasıl özenilesi kahramanlar haline getirdiğimizi görebiliyor musunuz? Mafya ilişkileriyle adaleti kendi sağlamaya çalışan, uyuşturucu nedeniyle yargılanan, hapse giren ünlüleri kader kurbanı haline getirdiğinizin, binlerce çocuğa, gence bunları yapmanın çok da cezalandırılması gereken bir şey olmadığı izlenimi verdiğinizin, hapse girmenin kendini daha iyi hissetmek, üretmek ve daha meşhur olmak için iyi bir yol olduğunu söylediğinizin farkında mısınız? Umarım değilsinizdir. Sadece sorumluluğunuzu unutmuş ya da bilinçsizce, cahilce yapıyorsunuzdur. Çünkü eğer farkında olarak, bilerek, birilerini desteklemek için, bir şeyler kazanmak için yapıyorsanız yaptığınızın şeyin ilk başta kendi çocuklarınız olmak üzere, onların yaşacağı toplumun geleceğini karartmak olduğunu bilin. Bu ciddi bir suçtur.

Yazının devamı

Bu yazı toplam 2843 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim