• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 0 °C

Öğrenilmiş Uykusuzluk Nedir Nasıl Gelişir

Öğrenilmiş Uykusuzluk Nedir Nasıl Gelişir
Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Fuat Özgen, uykusuzluk çekenlerin büyük bölümünü "öğrenilmiş uykusuzluk" hastalarının oluşturduğunu belirtti.

Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Fuat Özgen, uykusuzluk çekenlerin büyük bölümünü "öğrenilmiş uykusuzluk" hastalarının oluşturduğunu belirterek, "Büyükşehirlerde ya da gürültülü yerlerde yaşayan, alkol, çay, kahve gibi içecekleri çok tüketen, şehir içi trafiği yoğun, iş temposu yüksek ortamlarda çalışan kişilerde daha sık karşılaşılan bir problemdir" dedi.

Öğrenilmiş uykusuzluk büyük şehirlerde yaşayanlarda daha sık görülür

Uykusuzluk hastalarının büyük bölümünü "öğrenilmiş uykusuzluk" hastalarının oluşturduğunu ifade eden Fuat Özgen, başlangıçta geçici bir stres kaynağının yol açtığı uykusuzluğun, çoğu kişide giderek ortadan kaybolduğunu ancak bazı hastalarda "uyuyamama" ile ilgili gerginlik ve kaygının giderek kısır döngüye dönüştüğünü söyledi. Bu durumun 1 aydan daha fazla sürmesinin "öğrenilmiş uykusuzluk" tablosunun oluşması anlamına geldiğini vurgulayan Özgen, şu bilgileri aktardı:

"Büyük şehirlerde ya da gürültülü yerlerde yaşayan, alkol, çay, kahve gibi içecekleri çok tüketen, şehir içi trafiği yoğun, iş temposu yüksek ortamlarda çalışan kişilerde daha sık karşılaşılan bir problemdir. Mükemmeliyetçi, obsesif, hassas, duygusal ve titiz kişilerde daha sık gözlenir. Sıklıkla 20-40 yaş arasında genç erişkinlik döneminde başlar. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür."

Nasıl gelişir?

"Öğrenilmiş uykusuzluk"ta çoğu kez hastaların, uykusuzlukları hakkında ve bunun yaşamlarını nasıl etkilediği üzerine odaklandıklarını belirten Prof. Dr. Özgen, uyumak üzere yatağa yatan hastaların akıllarındaki konular hakkında uzun uzun düşündüklerini, bir önceki günün uğraşlarını gözden geçirdiklerini veya ertesi gün karşılaşacakları sorunlar için strateji geliştirdiklerini anlattı.

Bu hastaların, genellikle "uyumak için uğraştıklarını ancak çabalarının boşa çıkması sonucunda bunaldıklarını belirten Özgen, şunları kaydetti:

"Bu hastaların evden uzak olduğu zaman daha iyi uyudukları görülür. Hasta kendisine sorulduğunda, 'uyumak için çaba harcamadığında, örneğin televizyon seyrederken uyuyabildiğini' söyler. Genellikle oturma odasında televizyon karşısında uyuklayan hasta, daha sonra kalkıp pijamalarını giyip yatağa yattığında tamamen uyanık olduğunu hisseder ve bir türlü uyuyamaz. Bu hastalar, yatak odasında koşullanma nedeni ile rahat uyuyamaz, evden uzakta ya da yatma zamanı yapılması gerekenleri yapmayınca daha rahat uyur."

Ne yapmalı?

Hastalığın tedavisine yönelik önerilerde bulunan Özgen, "Bu hastalara, genellikle uyku hijyenine yönelik bilgilendirme yapılarak, oluşturdukları kısır döngüyü bozmaya yönelik bilişsel-davranışçı tedaviler uygulanır. Uyaran kontrol tedavileri ve rahatlama teknikleri faydalı olur. Tedavide kötü uykuyu hatırlatan şeyleri ‘öğrenmeme’ ve yeni uyku alışkanlığını öğrenme en önemli husustur" ifadesini kullandı.

Bu haber toplam 3148 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • Bebeklerde En Sık Karşılaşılan Sorun?02 Mayıs 2016 Pazartesi 20:07
  • İnatçı Depresyona Elektroşokla Müdahale20 Nisan 2016 Çarşamba 20:21
  • Çocuklar Neler Yutuyor?19 Nisan 2016 Salı 18:46
  • Erkekler 35 Yaş Sonrasına Dikkat!14 Nisan 2016 Perşembe 19:56
  • Uyku Bozukluğu Parkinson Habercisi Olabilir!11 Nisan 2016 Pazartesi 19:45
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim