• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C

Obsesyon Hastalığı Kimlerde ve Ne zaman Görülür?

Obsesyon Hastalığı Kimlerde ve Ne zaman Görülür?
Obsesyonlar, erkeklerde daha erken yaşta (çocukluk ve ergenlik dönemi) başlamasına rağmen, kadınlarda daha sık görülür. 20-30 yaş arasında başlangıç yaygındır.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Orhan Karaca, yaşanan durumun psikiyatrik bir bozukluk olmadığı düşüncesinin, kişilerin tedavi için başvurularını geciktirebileceğini ve bunun da ciddi sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) nedir?

OKB, toplumdaki bireylerin yaklaşık %2-3'ünde görülen, takıntı ve zorlantılarla giden, aşırı sıkıntı oluşturan, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ciddi bir bozukluktur. Halk arasında bu takıntı ve zorlantıların kimi zaman huy/karakter ya da vesvese olarak adlandırılması sebebiyle, yaşanan durumun psikiyatrik bir bozukluk olmadığı düşüncesi, kişilerin tedavi için başvurularını geciktirebilmektedir. OKB'nin din, dil, ırk gözetmeden dünyadaki tüm toplumlarda görüldüğü, genetik ve biyolojik zemininin olduğu bilinmektedir.

Obsesyon ve kompulsiyon nedir?

Obsesyon; kişinin zihnine gelen, yanlış olduğunu bildiği, engellemeye çalıştığı halde başarılı olamadığı, tekrarlayan düşünce, dürtü ya da imajlardır. Kompulsiyon ise; akla gelen obsesyonların (takıntıların) oluşturduğu sıkıntıyı azaltmak amacıyla yapılan eylemlerdir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) kimlerde görülür ve ne zaman başlar?

Erkeklerde daha erken yaşta (çocukluk ve ergenlik dönemi) başlamasına rağmen, kadınlarda daha sık görülür. 20-30 yaş arasında başlangıç yaygındır.

Sık rastlanan obsesyon ve kompulsiyonlar nelerdir?

Kirlilik, bulaşma takıntısına karşı aşırı temizlik davranışı ve bulaşmayı önleyici kaçınmalar: İdrar ya da dışkı, mikrop, toz ya da hastalık bulaşması takıntıları; saatlerce temizlik yapmak, başkasının kullandığı eşyaları kullanmamak, tokalaşmamak, kapı kollarına dokunmamak; eve gelen kişilerin palto, kaban, manto gibi dış üst kıyafetlerini çıkarmasını istemek, aşırı deterjan veya ıslak mendil kullanmak, başka yerde tuvalete gitmemek ve tuvaleti kullanabileceğini düşünerek eve misafir çağırmamak, sürekli kıyafet değiştirmek, herkesin kullanabildiği eşyaları kullanmamak, iç çamaşırlarını bir kere kullandıktan sonra atmak.

Emin olamama takıntısına karşı sık ve uzun süren kontroller: Kapı, pencere, tüp, ütü, priz vb. kontrolü yapmadan yatmamak ya da evden çıkmamak, kontrol etmek amacıyla uzak bir yerden geri dönmek, bir iş listesini sürekli kontrol etmek, göndermek üzere olduğu mektup ya da elektronik postayı tekrar tekrar kontrol etmek, arabayla birisine çarptığından kuşku duymak.

Zarar vereceği takıntısına karşı önlemler almak: Kontrolünü yitirerek zarar verebileceği takıntısı doğrultusunda kesici, delici aletleri kolay ulaşamayacağı yerlere kaldırmak ya da balkon gibi kendisine ya da bir başkasına zarar verme ihtimali olan yerlere çıkmamak, kontrol dışı küfretme takıntısına karşı bulunduğu yeri terk etmek.

Dini içerikli obsesyonlar (inançlarına aykırı engelleyemediği takıntılar): Allah'ın varlığından kuşku duyma takıntısı, dini değerlerine zıt biçimde akla gelen küfür takıntıları. Abdest alırken kuru yer kaldığına ve abdestinin geçersiz olduğuna dair takıntılar, (sürekli tekrarlayan) namaz kılarken kaç rekat kıldığından emin olamama takıntıları.

Somatik (bedensel) obsesyonlar: Bedenine yönelik hayatını tehdit eden bir hastalık çıkacağına yönelik ısrarcı, yineleyen takıntılar.

Düzen ve simetri obsesyonları: Evdeki eşyaların simetrik ve düzenli olması konusunda takıntı ve uzun süren düzeltme davranışları, eşyaların pozisyonlarına yönelik aşırı zihinsel uğraş, işleri belirli sıraya göre ya da sayarak yapmak, çizgilere ya da gölgelere basmamak. Bunun dışında karar verememekten, işleri yavaş yapmaktan ya da sürekli gecikmekten ve iş veriminin azalmasından yakınma, işe yaramayan eşyaları atamama, ihtiyaç duymadığı ama ileride duyabileceğini düşündüğü gereksiz şeyleri alma, sayı sayma, reklamlardaki ampuller gibi önemsiz şeyleri sayma, yolda yürürken kaldırım taşlarını sayma, günlük işleri yaparken belli sayılarda tekrar etme, binaların katlarını sayma, karşısındaki insanın giysilerinin renklerini saymak, araba plakalarını takip etme, cisimlerin kenarlarını gözü ile takip etme ya da parmağı ile çizme hareketi yapma, kendini belli nesnelere dokunmak zorunda hissetme ve dokunma, bazı törensel (alışkanlık haline gelmiş sıralı) davranışları tam olarak yapıldığından emin olununcaya kadar yavaşça yapma, kendi kendine bazı kelimeleri sessizce söyleme, anlatma, sorma, onaylatma ihtiyacı şeklinde davranışlar da sık görülebilmektedir.

OKB nasıl tedavi edilir?

Hastalığın tedavisinde birçok ilaç kullanılabilmektedir. En önemli konu, tedavinin bireye özel düzenlenmesi ve düzenli kontrollerle tedavinin ilk aşamada en az 2 yıl yapılmasıdır. İlaç tedavisine ek olarak terapi de kullanılmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), bu alanda etkinliği kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir. BDT, hem belirtileri hem de nüksleri azaltmada oldukça başarılıdır. İlaç tedavisi ile birlikte kullanılması durumunda sağlanan yarar, sadece ilaç kullanılması durumunda sağlanan yarardan daha çok olmaktadır.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 10513 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Vajinismus Hastalarının 8 Fobisi22 Ocak 2017 Pazar 13:40
  • Antidepresanlar Boşanmayı Etkiliyor11 Ocak 2017 Çarşamba 20:20
  • Psikiyatrik Tedavide Beyin Chek-Up'ı Önemli10 Kasım 2016 Perşembe 07:41
  • Akran Zorbalığının Nedeni?07 Kasım 2016 Pazartesi 19:33
  • ANKSİYETE BOZUKLUKLARI31 Ekim 2016 Pazartesi 18:11
  • Fobik Misiniz?28 Ekim 2016 Cuma 16:28
  • Doç. Dr. Zehra Betül Yalçıner 'Nöropsikiyatri Günleri'14 Ekim 2016 Cuma 18:15
  • Ruh Sağlığınızı 10 Adımda Korumanın Yolu13 Ekim 2016 Perşembe 19:04
  • Mevsim Geçişi Uykusuzluğu Tetikliyor!30 Eylül 2016 Cuma 17:01
  • Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!28 Ağustos 2016 Pazar 22:56
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim