• BIST 96.808
  • Altın 144,462
  • Dolar 3,5651
  • Euro 4,0065
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Obsesif Bozukluk Kişiyi Nasıl Etkiler?

Obsesif Bozukluk Kişiyi Nasıl Etkiler?
Sabah Gazetesi'nden Esra TÜZÜN Prof. Dr. Sedat Özkan ile, 'Obsesif Kompulsif Bozukluk' hakkında görüştü. Söz konusu röportajda yer alan ayrıntılar şöyle:

Sabah Gazetesi'nden Esra TÜZÜN Prof. Dr. Sedat Özkan ile, 'Obsesif Kompulsif Bozukluk' hakkında görüştü. Dinsel Obsesyonlardan, Cinsel takıntılara; obsesyonların bulaşıcı niteliğinden, obsesyonların görülme sıklığı ve etkilediği yaş gruplarına kadar bir çok sorunun cevap bulduğu söz konusu röportajda ki ayrıntılar şöyle:


Katı disiplin ve baskının yoğun olduğu ortamlarda 'Obsesif Kompulsif Bozukluk' ortaya çıkıyor. Yatak örtüsünün belli şekilde katlanması ve yürürken çizgilere basılmaması bu hastalığın belirtileri olabiliyor.

İstanbul Üniveritesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Konsültasyon-Liyezon Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, 'Obsesif Kompulsif Bozukluk' hakkında bilgi verdi.

'Obsesif Kompulsif Bozukluk' (OKB) ne zamandan beri gündemde?

'Obsesif Kompulsif Bozukluk' (OKB), insanlık tarihi kadar eski... İlkel toplumlardaki büyüsel törenler, belirli özellikleriyle obsesif ritüellerdir. Shakespeare 'Makbet'te 'OKB'yi çok güzel bir şekilde tanımlamıştır. Kralın ölümünün ardından sürekli ellerini yıkayan Lady Makbet, 'Akdeniz'in bütün suları gelse, bu kirli eller temizlenemez' der. Yani ruhsal kişilik duygusu, bedensel pislik duygusu ile yer değiştirmiştir. Burada bilinçdışı suçluluk duygusu belirgindir. OKB'nin içeriği; bilinçaltı baskılanmış yasak dürtüler ve bu dürtülerle bağlantılı olan suçluluk duygusuyla ilgilidir. OKB'si olan insanlarda sıklıkla kaydedilen kişilik özellikleri aşırı titizlik, mükemmeliyetçilik, aşırı düzenlilik, cimrilik ve kararsızlıktır.

AHLAK ANLAYIŞINA TERS!

 OKB'nin ortaya çıkmasında etkili faktörler neler?

OKB'nin nörobiyolojik zemini kuşkusuz vardır. Aşırı kuralcı, disiplinli ve baskıcı aile yapısı, bu hastalığı tetiklemektedir. OKB, toplumda 'takıntı ve saplantı hastalığı' olarak bilinen obsesyon ve kompulsiyonlarla giden psikiyatrik bir hastalıktır. Bu hastalığın en önemli özelliği, kişilerin takıntılı düşüncelerinin ve davranışlarının farkında olmasıdır. Bu düşünceler, ahlak anlayışlarına terstir ama kurtulamazlar.

BİR SAATLERİ GİDİYOR

Hastalık, kişiyi nasıl etkiler?

OKB tanısı alan bir hastanın günde en az bir saati takıntılı uğraşlarla geçmektedir. Günlük ve iş yaşamı, sosyal aktiviteleri de hastalıktan etkilenmektedir. OKB, uzun süre tedavi gerektiren, düzelmeler ve bazen tekrarlamalarla seyreden bir hastalıktır.

Peki takıntı bulaşıcı mı?

Son yıllarda yapılan araştırmalar OKB'nin toplumda yüzde 2 dolayında olduğunu ortaya çıkarmıştır. Yani her 50 kişiden birinde OKB bulunmaktadır. Ancak birçok kişi, belirtilerin hafif olması nedeniyle hastalığını saklar. Rahatsızlğını belli etmek istemez ve hekime başvurmaktan kaçınır. OKB, stresli bir yaşam tarzından kaynaklanabileceği gibi birinci derece yakınlarında rahatsızlık olanlarda da görülür.

OBSESYON NEDİR?

Obsesyonlar kişinin isteği dışında aklına gelen, kişiyi tedirgin eden ve de zihninden atamadığı, kontrol edemediği düşünce, düşlem, duygu ya da dürtülerdir. Kişi bunların mantıksız olduğunu bilmesine rağmen zihninden atamamaktadır. Tüm karşı koymalara rağmen bu takıntılar zorlayıcı, huzursuzluk verici, inatçı ve tekrarlayıcıdır.

ERKEKTE 19, KIZDA 22 YAŞINDA GÖRÜLÜYOR

Hangi yaş aralığında daha sık görülür?

Hastalığın ilk belirtileri küçük yaşlardan itibaren başlayabilmekle beraber ortalama başlangıç yaşı 20'dir. Nadir olarak daha ileri yaşlarda da başlayabilir. Genellikle ergenliğin sonuna doğru ya da erken erişkinlik döneminde başladığı söylenebilir. OKB hastalarının, üçte biri ilk belirtileri çocukluk döneminde yaşamaya başlar. Olguların yarısından fazlasında belirtiler anidir. Stresli yaşam da hastalığın başlamasını kolaylaştırmaktadır.

HUZURSUZLUĞA DİKKAT

Kaç yaşından itibaren görülmeye başlar?

Etkisi uzun yıllar sürer mi? İki yaşından başlayarak çocuklarda ve ergenlerde bazı obsesyonlar ve kompulsiyonlar görülebilir. Bu belirtiler genellikle bir dönem olup, sonra kendiliğinden kaybolabilir. Yatak örtüsünün belli şekilde katlanması, ışığın açık bırakılması, yürürken çizgilere basılmaması ve mikrop kapma korkusu OKB'yi düşündürtecek belirtiler olabilir. Çocuk ve ergenlerde belli yaşlarda başlayıp, genelde okul çağı ya da ergenlik sonuna kadar sürebilen bu belirtileri hastalık olarak görmemek gerekir. Çocuğun günlük yaşam aktivitesini bozacak denli yoğunlaşırsa ya da çocuk şiddetli huzursuzluk ve sıkıntı yaşamaya başlarsa bir çocuk psikiyatristine danışmak gerekebilir. OKB kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülür. Erkeklerde ortalama 19, kadınlarda ise ortalama başlangıç yaşı 22 olarak saptanmıştır.

CİNSELLİK DÜŞÜNÜP EVDEKİ FİŞLERİ KONTROL EDERLER

Sık görülen OKB'ler nelerdir?

Obsesyon ve kompulsiyonlar en sık şu şekillerde görülür:

Kirlenme obsesyonu
Kişi dokunduğu ve oturduğu yerden ya da giydiği giysiden kendisine zarar verecek, kirletecek bir şey bulaşmış olabileceği obsesyonuna kapılır. El sıkışınca, paraya dokununca, kapıyı tutunca temas ettiği nesne ya da canlıdan kendisine mikrop, sperm, idrar ya da dışkı gibi vücut atıklarının bulaşabileceği şekilde obsesyonları vardır. Tuvalete girdiğinde giysilerine idrar sıçramış olabileceğini, bulaşık ya da çamaşır makinesindeki kirlilerin iyi yıkanmamış olabileceğini, market rafından aldığı gıda ya da benzeri nesnenin kutusuna daha önce dokunan birinden herhangi bir şey bulaşabileceğini düşünür. Bulaşma obsesyonu ortaya çıktığında kişi, kendisini ya da o nesneyi yeniden belli sayıda yıkamak için karşı koyamadığı bir dürtü hisseder.

Kontrol etme obsesyonu
'Anahtarı yanıma aldım mı?', 'Ocağı kapattım mı?', 'Fişi çektim mi?' gibi bir eylem ya da davranışı yapıp yapmadığından emin olamama obsesyonudur. Kontrol etme obsesyonu olan kişi, emin olamadığı eylemi tekrar tekrar kontrol etmek zorunda hisseder. Kontrol etmediğinde, giderek yoğunlaşan anksiyete duygusu yaşar.

Simetri obsesyonu
Belirli ortam, nesne ya da durumların simetrik bir şekilde olması gerektiği obsesyonu ya da bir eylemin belirlenmiş bir sırada yapılması gerektiği obsesyonu olarak görülür. Masanın üzerindeki eşyalar belirli bir düzende durmazsa çalışmaya başlayamama ve sürekli o düzeni korumaya çalışmaktan işi yapamama olarak ortaya çıkar.

Dini obsesyonlar
Dindar bir kişinin ibadet sırasında aklına günah olduğunu düşündüğü şeylerin gelmesi şeklinde görülür. Örneğin; bu düşünceler namaz sırasında gelirse, kişi yoğun anksiyete ve suçluluk duygularıyla birlikte, namaza yeniden başlamak zorunda kalır. Bazen namaz saatlerce sürer.

Cinsellikle ilgili obsesyonlar
Sıklıkla kişinin aklına ayıp ya da günah olarak değerlendirdiği cinsel eylem ya da düşüncelerin gelmesidir. Yakınlarıyla seks, karşısındaki kişinin cinsel organına baktığının sanılacağı korkusu, çırılçıplak soyunup sokağa çıkma, eşcinsel olma ve benzeri tarzda olabilir.

Saldırganlık obsesyonu
Genellikle kendisine, çok yakınlarına ya da başkalarına zarar verecek bir eylemde bulunabileceği şeklinde ortaya çıkar. Çocuğunu, eşini, anne babasını yaralayabileceği, öldürebileceği düşüncesini taşır. Bazen kişi bu düşüncelerini eyleme çevirebileceğinden o denli korkar ki, evdeki tüm kesici aletleri ortadan kaldırabilir. Böyle bir takıntısı olan kişi aslında bu eylemi hiçbir zaman yapmaz.

BANA 'DELİ' DEMESİNLER

Nasıl teşhis ediliyor?
OKB birdenbire başlayabileceği gibi sıkıntılı bir olaydan sonra da ortaya çıkabilir. Bu hastalar genelde titiz, düzenli ve mükemmeliyetçi kişilerdir. Konuşmaları aşırı düzgün ve kibardır. Düşüncelerine inatçılık hakimdir. Kişi bunu saçma bulsa da bir türlü engelleyemez. Ama mantığına, görüşlerine, ahlak anlayışına ve inançlarına ters bulur. Bu düşüncelerden kurtulmaya çabalar. Fakat çabaladıkça düşünceler artar. Bu kez de akılına gelen düşüncelerin içeriğine göre kendisini günahkâr ve suçlu gibi görmeye başlar. Bu aşamadan sonra hayat hastalar için çekilmez hale gelir.

Hastalık varlığını nasıl gösterir?
Hastaların bir bölümü uzun zaman bu saçma düşünce ve davranışların bir hastalık olduğunu düşünmez. Çoğu hasta ise bu düşüncelerini yakınlarına, ailesine ya da bir doktora söylemeye çekinir. Aklına gelen düşüncelerden utanır ya da kendisine 'deli' deneceğinden korkar. Bu yüzden çoğu OKB hastası, tedaviye geç başvurur ve zaman yitirir.

Bu haber toplam 6086 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim