1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Nöropsikoloji Üzerine Prof. Dr. Öget Öktem İle Söyleşi

Nöropsikoloji Üzerine Prof. Dr. Öget Öktem İle Söyleşi

Aktüel Psikoloji Şubat ayı söyleşi dosyası kapsamında Ebru Akkoyun Türkiye'nin ilk Nöropsikoloji Uzmanı Prof. Dr. Öget Öktem TANÖR İle görüştü. Oldukça ilgili çekici başlıkların yer aldığı söyleşinin ayrıntıları şöyle:

A+A-

7) Peki anlama problemi yaşayan afazik hastalarda nasıl bir tedavi süreci geçiriyorsunuz?

Afazik hastalar sadece anlamak değil. Aşağı yukarı beş tane kabaca afazi sendromu var. Her sendromda dilin bir unsuru tutulmuş oluyor. Mesela Wernice afazisi anlama güçlüğü çeker. Bir kendisinin söylediğini biz anlamayız. Parafazi, çarpıtma şeklinde konuşur. O çarpıtmalar kelimesel çarpıtmalar olur yani bir kelime yerine başka bir kelime söyler. Cep telefonu demek isterken köpek diyebilir. Köpek demek isterken kiraz diyebilir ve doğru kelimeyi söylediğini sanmaktadır. İki neolojistik çarpıtmalar olabilir. İşte “sesisegımıldantenkere” böyle normal bir ses tonuyla karşınızda konuşur ve doğru konuştuğunu sizin de onu anladığınızı zanneder. Sizin söylediğiniz hiçbir şeyi de anlamaz. Hastanın anlamasındaki işitsel yoldan anlama ya da yazılı kelimeyi görerek anlama arasında ikisinin de eşit olduğu vakalar azdır. Biri bir tanesini daha iyi anlar. Mesela yazılı kelimeyi daha iyi anlıyorsa o zaman kalem koyarsınız yanına, kalem yazısını koyarsınız. Ağız hareketini gösterirsiniz ona. Ağız hareketiyle “Kaa-lem” dersiniz ağız hareketinizi taklit etmeye çalışarak yazıyı anlamaya çalışarak kaleme kalem demeyi öğretmeye çalışarak adım adım gidersiniz.

oget-oktem,-sima-onur.jpgBroca afazisi çok az anlama güçlüğü çeker ama konuşamaz. Brocada doğru sesi çıkartamıyor hasta. Önce ben şöyle yaparım; daima sesli harfleri çıkarıp çıkaramadığına baktıktan sonra sessiz harfleri kelimenin hangi pozisyonunda hangi harfleri çıkartıyor diye bakarım. Mesela b harfi. B c ç diye bütün sessiz harfleri yazarım. Sonra mesela b den başlayarak kelimenin başında çıkartıyorsa “baba” diyebilir “bebek” diyebilir. Başında çıkartamıyor ama başında başka bir ses varsa ortada b’yi söyleyebiliyor. Mesela “aba” “oba” diyebiliyor. Sonda söyleyebiliyor mu? Mesela abla... Çünkü ab hecesinde b harfi sonda. Bütün harflere tek tek böyle bakarım. Ondan sonra ortada çıkarabildiği ama başta çıkaramadığı harflerin ortada rahat çıkarabildiği harflerden oluşan koca bir liste veririm önüne. Onları söyler ki söyleyebiliyor zaten. Söyler, sonra onun başa gelmesini söylemeye çalışır. Mesela c harfi ortada söyleyebilir. ‘Acaba’ diyebiliyor da ‘canım’ diyemiyor. İşte ‘acaba’ ‘ece’ gibi bir sürü ortada c verdikten sonra “Aaccaaba” ya da “hocca” “ccanımm” dedirtmeye çalışırım onlara. “Hocacacaca canım hocacacaca canım ccanım ccanım” gibi başa aldığı çalışmalar yapıyoruz. Bu hastaların %90 ı tek tük kelimeler vardır. Broca afazisinde agramatizm de vardır. Agramatik yani grameri bozuk gramersiz bir konuşmayla kendini ifade edebilir hale getirebiliyorsunuz bir hastayı. Mesela Oflu bir hasta her zaman eşiyle birlikte gelirdi. Artık ilerledi, eşi gelmedi bir gün. “Eşin nerde? “ diye sordum cümlesi şuydu; “Of çay topla” dedi ama anladım. %90’ı bu dereceye gelebiliyor. %1-2 si olağanüstü toparlıyor. Olağanüstü! Onlar da “Hadi ben artık sizi bırakıyorum. Taburcu ettim sizi” dememe rağmen çoğu gelmeye devam etmek istiyor. Altı ayda bir, kompozisyon ödevi veriyorum.” Şu konuda kompozisyon yaz gel” mükemmel kompozisyonlarla geliyorlar. Tabi %1-2’si de hiç ilerlemiyor. Böyle hastalar da var.

 Anomik afazi var, anlar da konuşur da ama isim bulamaz. Yani cep telefonuna bakar “Ne diyorduk biz buna” gibi… Tarak arıyordur “Ne arıyorsun?” diye sorunca “Canım hani şöyle şöyle yaptığımız şeyi arıyorum“ diye eliyle tarif eder kelime bulamaz.

İletim afazisi var. Kelimeler tamamen aklındadır ama bir türlü yani onların gerçek hareketsel motor çıktısını sağlayacak olan Broca alanına iletemiyordur. Onun için işte bir takım çarpık parafazik konuşmalar yapıp mesela ‘çiçek’ yerine “çecik” deyip “Aklımdaki lafı biliyorum ama söyleyemiyorum bir türlü” diyen hastalardır. Yani her hasta farklı bir profilde gelir. O hastanın en iyi korunan dil becerilerinden tutun da en az bozulanları düzeltmeye çalışıp onlar düzeldikçe daha sonraki daha ağır bozulanlara geçilir. Çünkü adım adım iyileştirmek lazım. Bu hastaların büyük bir çoğunluğu 8-9 sene süren bir süreç.

Devamı için 8. sayfayı tıklayınız

Bu haber toplam 114620 defa okunmuştur
Haberin Devamı 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum