• BIST 106.239
  • Altın 160,357
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 8 °C

Normal Doğum mu, Yoksa Sezaryen mi?

Normal Doğum mu, Yoksa Sezaryen mi?
Uzmanlara göre “Doğum ne şekilde gerçekleşmeli?” sorusuna “Anne karar verir” ya da “Bu konuya kesinlikle doktor karar vermelidir” demek yanlıştır. Peki doğum şekli konusunda son kararı kim vermelidir?...

Uzmanlara göre “Doğum ne şekilde gerçekleşmeli?” sorusuna “Anne karar verir” ya da “Bu konuya kesinlikle doktor karar vermelidir” demek yanlıştır. Peki doğum şekli konusunda son kararı kim vermelidir?...
Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Banu Göker Özdemir'in verdiği bilgilere göre, gebelik süresince anne adaylarını en çok endişelendiren ve kafalarını en çok karıştıran durum, doğumun ne şekilde gerçekleşeceği konusudur. Özellikle günümüzde anne adaylarının internet gibi platformlarda çok daha fazla bilgiye kolayca ulaşabilmesi, bu soruyu cevaplanması daha da zor bir duruma sokmaktadır. Ancak bu bilgi yoğunluğunda en önemli konu, yeterli ve doğru bilgiye ulaşabilmektir. Her iki doğum şeklinin de kendi içerisinde artı ve eksileri bulunmaktadır. Öncelikle tamamen fizyolojik bir yol olan normal doğum tercih edilmeli, ancak tıbbi açıdan mutlaka hasta bazında bu artı ve eksiler de değerlendirilmelidir.
Konuyla ilgili günümüzde ülkemizde yasal bir düzenleme yoktur. Bu yüzden biz kadın doğum hekimlerine düşen görev, hastada hangi doğum yönteminin tıbben en uygun olacağının belirlenmesi, hastaya kendisi ve bebeği için getirdiği faydaların ve risklerin anlatılması, en sonda da karar verilmesidir.

Doktor Normal Doğum Önermesine Rağmen Anne Sezaryen İstiyorsa?

Aslında bu durum son yıllarda tüm dünyada tartışılan bir konudur. Elektif sezaryen, yani hiç bir tıbbi gereklilik olmadığı halde anne isteğine bağlı olarak gerçekleştirilen sezaryen… Eğer bebek ya da anne sağlığı açısından sezaryen olmayı gerektirecek bir durum yoksa, tüm tıbbi bilgilerimiz doğumu fizyolojik yoldan, yani normal yolla yapılması gerektiğini öngörür. Fakat günümüzde anne adaylarının ağrı çekmekten korkmaları, daha konforlu olduğunu düşünmeleri, doğumun zamanının önceden planlanabilmesi gibi nedenlerden dolayı sezaryen ile doğumu tercih ettiklerini görmekteyiz.
Bu konuyla ilgili olarak İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde doktorlara anket şeklinde soru yöneltilerek yapılan çalışmalarda kadın doğum hekimlerinin çoğunun anne isteğine bağlı sezaryen yapmaya sıcak baktıkları bildirilmiştir.  Bu durum ülkemizde de farklı değildir ve hatta sezaryen oranlarının artmasındaki en büyük nedenlerden biridir.

Normal Doğum mu, Yoksa Sezaryen mi?

Anne veya bebeği tehlikeye sokacak bir durum olmadığı zaman öncelikle normal doğum önerilmelidir. ‘Normal doğum mu, sezaryen mi?’ sorusu, hem bilim camiasında hem de medyada bugüne kadar en çok tartışılan konulardan biri olmuştur.  Öncelikle sağlıklı bir anne ve yenidoğan bebeği  hedefleyen kadın doğum hekiminin mesleki sorumluluğu,bilgisi ve  tecrübeleri doğrultusunda doğumun en uygun ne şekilde gerçekleşeceğine karar vermeli, bunu artı – eksileriyle, hasta ve hasta yakınlarına aktarmalıdır. Sonuç olarak sezaryen, cerrahi bir operasyondur ve gereksiz yere yapılmasının getireceği dezavantajların hastaya anlatılarak karar verilmesi gerekir.

Dünyada Son Durum Ne?

1970’li yıllardan önce sezaryen oranının dünya çapında % 3-5 arasında iken bugün ortalama % 20 civarındadır. Rakamlar gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere göre değişiklik göstermektedir. Örneğin İtalya’da bugün sezaryen oranı % 35 civarında iken en yüksek sezaryen oranları Arjantin, Brezilya ve diğer Latin Amerika ülkelerinde olmakta, en düşük oranlar ise Afrika ülkelerindedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise bu oran % 24-25’lere kadar çıkmışken sezaryen oranlarını azaltmayı hedefleyen programların uygulanmaya başlamasıyla % 20’lere kadar düşürülmüştür. ABD ve Avrupa ülkelerinde sezaryen ile doğum oranlarının daha düşük olmasında, uygulanan programların etkisi bulunmaktadır.
Ülkemizdeki son durum ise mevcut sağlık sisteminden dolayı değişkenlik göstermektedir. Devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerdeki rakamlar farklılık gösterir.


Bu haber toplam 1832 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Farkında Olmadan Menapoza Girmiş Olabilirsiniz08 Ekim 2016 Cumartesi 15:43
  • Doğum Kontrol Yöntemleri Nelerdir?04 Ekim 2016 Salı 11:00
  • Tüp Bebek Tedavisinde Stresin Etkisi03 Eylül 2016 Cumartesi 00:35
  • Polikistik Over Sendromunun Belirtileri Nelerdir?16 Ağustos 2016 Salı 22:00
  • Kahkaha Atarak Hamile Kaldılar!27 Mayıs 2016 Cuma 19:28
  • Kadınlığı Çalan Hastalık?17 Mayıs 2016 Salı 19:30
  • Vajinismus Tanısı Nasıl Konur?21 Mart 2016 Pazartesi 20:16
  • Doğumda Dinlenecek Müzikler04 Mart 2016 Cuma 20:55
  • Kadınların Gizli Sorunu İdrar Kaçırma12 Şubat 2016 Cuma 12:47
  • Kadınlar Neden Alışveriş Yapar?05 Şubat 2016 Cuma 20:08
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim