• BIST 81.835
  • Altın 146,097
  • Dolar 3,7748
  • Euro 3,9972
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

Nefesinizi Boşa Harcamayın

Nefesinizi Boşa Harcamayın
''Çok fazla nefes alıp verildiğinde hücre içi oksidasyonu artıran oksijen, yaşlanmaya ve yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur

       TV8 - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Günhan Erdem, ''Çok fazla nefes alıp verildiğinde hücre içi oksidasyonu artıran oksijen, yaşlanmaya ve yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur'' dedi.

      Prof. Dr. Erdem, yaptığı açıklamada, vücudun doğal bir fonksiyonu olan yaşlanmanın geciktirilmesi ya da kaliteli ömür süresinin uzatılmasının, yaşlanmanın temel mekanizmasını öğrenmeden geçtiğini söyledi.
 
     

      Yaşlanmanın temelinde oksijenden kaynaklanan oksidasyonun yattığını savunan Prof. Dr. Erdem, şunları kaydetti:

      ''Oksijenin, yenilen yiyeceklerde bulunan yağ, protein, şeker gibi enerji kaynaklarındaki enerjiyi açığa çıkarmasının yanında zararlı etkisi de vardır. Yani bizim için hayati önem taşıyan oksijen, aynı zamanda toksik bir maddedir. Soluduğumuz havada yaklaşık yüzde 21 oksijen, yüzde 78 oranında azot var. Azot gazı, atmosferde oksijenin bu zararlı etkisini tamponlar. Böylece kanımızda çözünen oksijen miktarı düşer. Eğer saf oksijen solursak, mutlaka bir süre sonra ölürüz.''

     

      -''VÜCUDA GİREN FAZLA OKSİJEN, YÜZÜ KIRIŞTIRIYOR''

     

      Prof. Dr. Erdem, vücuda fazla oksijenin girmesinden bağ dokudaki moleküllerin etkilendiğini, bunların suyla etkileşiminin istenildiği gibi olmaması nedeniyle ise yüzde kırışıklıkların meydana geldiğini bildirdi.

      Yaşlanmanın geciktirilmesi için ''antioksidan'' denilen faktörlerin devreye sokulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Erdem, sözlerine şöyle devam etti:

      ''Çok fazla nefes alıp verdiğimiz zaman hücre içi oksidasyonu artıran oksijen, yaşlanmaya ve yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Antioksidanlar, oksitleyici unsuru doğrudan hedef alarak, hızlı bir şekilde tepkimeye girip onu engeller ya da oksitleyici ajanın tahrip ettiği doğal molekülleri onarabilir. Bu şekilde onların eskisi gibi çalışmasını sağlayabilir. Vücut bazı antioksidanları kendisi yapabiliyor, ancak dışardan almamız gereken antioksidanlar da bulunuyor. Bunlar C ve E vitaminleri, selenyum gibi antioksidan metabolizmada görev alan elementlerdir. Bu vitamin ve elementlerin diyet yoluyla düzenli olarak alınması kırışıklıkları engelleyebilir.''

      Prof. Dr. Erdem, otomatik bir tempoda gerçekleşen nefes alış verişinde 2 nefes arasındaki zamanın uzatılmasının yaşlanma belirtilerini geciktirmede ve ömrün uzamasında önemli rol oynadığını bildirdi.

Bu haber toplam 614 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • Bebeklerde En Sık Karşılaşılan Sorun?02 Mayıs 2016 Pazartesi 20:07
  • İnatçı Depresyona Elektroşokla Müdahale20 Nisan 2016 Çarşamba 20:21
  • Çocuklar Neler Yutuyor?19 Nisan 2016 Salı 18:46
  • Erkekler 35 Yaş Sonrasına Dikkat!14 Nisan 2016 Perşembe 19:56
  • Uyku Bozukluğu Parkinson Habercisi Olabilir!11 Nisan 2016 Pazartesi 19:45
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim