• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Mutlu bir aile olmanın formülü

Mutlu bir aile olmanın formülü
Her aileye uygun bir mutluluk reçetesi sunmak mümkün değil elbette; ama araştırmalar

GONULDENGONULE DERGİSİ - Halihazırda bir yuva sahibi olanlar ya da yakın gelecekte kuracağı yuvanın hayaliyle yaşayanlar, mutlu ailelerin hemen hepsinin ortak özelliği olarak gösterilen bazı hususlara dikkat ederek huzurlu bir ev ortamına kavuşabilirler. Yeter ki emek ve sabır göstermekten kaçınmasınlar.

Her aileye uygun bir mutluluk reçetesi sunmak mümkün değil elbette; ama insan ve insani ilişki-ler üzerine kafa yoran insanların araştırmaları, uygulanması halinde neredeyse dünyanın her yerindeki karı-koca, ebeveyn-çocuk ilişkilerini olumlu etkileyecek bazı formüller ortaya koyuyor. Üzerinde durup tartışıldığı zaman, bu gerçeklerin hemen hepsinin insanın fıtratına uygun olduğu ve bilim adamları dile getirmezden önce büyük annelerimizin, dedelerimizin hayat tecrübeleriyle de sabit olduğu görülecektir.

Ve işte hemen hayata geçirilmesi gereken
'mutlu aile formülü' ise şöyle;

1- Ortak görüşleriniz olsun
Yetiştirilme tarzlarınız ve kişiliğinizden kaynaklanan farklılıklar sizi bazı konularda farklı düşünmeye itebilir tabii ki; ama aile saadetinizi korumak adına birlikte oturup konuşarak hangi durumda nasıl tavır alacağınızı önceden belirlemelisiniz.

2- İnisiyatif sahibi olun
Evde ya da dışarıda üretken olan, kendini işe yarar hisseden kadınlar kendine daha çok güveniyor ve inisiyatif kullanmakta daha başarılı oluyor. Bir hayır işinde çalışmak, bir el sanatıyla igilenmek hatta reçeli, salçayı dışarıdan satın almak yerine evde üretmek bile kadına kendisini iyi hissettiriyor.

3- Çatışmayı engelleyin
Evdeki herkesin kendi rolünü benimsemesi, aile içindeki konumunu kabullenmesi gerekiyor. Çocuğun, kadının, erkeğin, kayınvalide ya da kayınpe-derin merkezi etrafında oluşan ailelerde huzursuzluk yaşanması kaçınılmaz oluyor. Evdeki her birey önemli ve değerli olduğunu, adil bir paylaşım yaşandığını hissetmeli.

4- Sorunlardan kaçmayın
Problemler inkar edilmek yerine kabul edilmeli ve çözüm yolları araştırılmalı.

5- Akrabaya önem verin
Ailenin ziyaret edilen ve evde ağırlanan arkadaş, dost, akraba sayısını geniş tutması da stresi azaltarak ha-yatı daha yaşanılır kılıyor. Akrabalarla iç içe, hala, teyze, dayı, amca kavramlarını öğrenerek ve onlardan sevgi gö-rerek büyüyen çocukların daha sosyal ve daha cana yakın oldukları önemli bir gerçektir. utlu bir ailenin formülünü verdikten sonra aileler için bir diğer mutluluk kaynağı çocuklarımızdan bahsetmek istiyoruz. Yeni bebek sahibi olanların gördüklerinde mutlu olacaklarını tahmin ettiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. İnsan yeni bebek sahibi olunca herşeyi merak ediyor ve herşeyin en güzelini istiyor. Bu doğrultuda biz de bebeklerin kısaca beslenmelerinden, banyolarından, ağlamalarından ve ilk 3 ayında neler yapabileceklerinden bahsedelim dedik. İşte minnacık afacanların hayatlarından kesitler...

Bebeğiniz doğumu takiben ilk 1 hafta 10 gün içinde biraz kilo kaybedebilir endişelenmeyin. Bu normaldir. Vücutlarındaki suyun bir kısmını kaybederler. İlk ay dikkat edilmesi gereken konulardan biri de göbeğinin düşmesi olayıdır. Bu genellikle 8-11 gün içinde olur. Bu sürede banyo mümkün olduğunca seyrek yapılmalıdır. Göbek düştükten sonra da bir süre göbekte akıntı olup olmadığı dikkatle izlenmelidir. Akıntı olması durumunda derhal doktora başvurulmalıdır.

Suyla gelen mutluluk
Biraz da banyo olayına değinmekte fayda var. Banyo yapılırken önceden tüm giysilerini hazırlamayı unutmayın. Banyo suyunun sıcaklığının 37 derece olması yeterlidir. Sıklığına gelince yaz günlerinde gün aşırı hatta her gün bile olabilir. Özellikle gazlı bir bebekse ılık bir banyo onu rahatlatacaktır. Banyo zamanını ayarlarken ise uyumasına yakın karnının tok olduğu bir zamana (karnını doyurduktan hemen sonra değil) dikkat ederseniz hem sizin için hem de bebek için daha yararlı olur.

Korkulu Rüya: Bebeğim Ağlıyor
İlk aylarda anne babaları en çok endişelendiren konularda biride bebeğin ağlamasıdır. Bu sizi endişelendirmesin. Düşünün dünyaya gelişini takip eden ilk aylarda ağlanıp sızlanmak bebeğinizin yapabildiği tek şeydir. Sizede tabi bebeğinizin neden ağladığını bulup ona yardımcı olmak düşer. Bebekler ağlar, acıkınca uykuları gelince altlarını kirletince... hatta bazen sebebsiz ağlarlar. Sürekli ağlayan bir bebekle uğraşmak kolay değildir ancak aşağıdaki önerilerle işinizi biraz kolaylaştırcağız. İşte başlı-yoruz...

Bebeğiniz ağlar ağlamaz yanına gidin. Ağlaması uzadıkça susturulması zorlaşacaktır. Burda bir noktaya da açıklık getirelim. şimdi siz bunu söylediğinizde bebeği sıksık kucağa almak onu şımartır diyenler olabilir. Ancak bu doğru değildir. Bebeğinize ne kadar çok ilgi ve şefkat gösterirseniz o kadar rahat olur ve ilerki yaşlarda herkesle daha kolay anlaşan bir insan olur.

Beslenmesi
İlk 6 ay için bebeklerin en iyi beslenmesi anne sütüyledir. Özellikle doğumdan hemen sonra gelen (ilk yarım saat içinde emzirilmelidir.) ve halk arasında ağız sütü denen sütün mutlaka bebeğe verilmesi tavsiye edilir. (tabii ki doğum normal olmuşsa). Eğer anne sütü yeterli gelmiyorsa doktorunuzun tavsiye edeceği bir mamadan yeterli miktarda verilmelidir. Emzirirken dikkat edilmesi gereken bazı noktaları burada sıralamak sanırım yararlı olacaktır.

İlk günlerde bebeğiniz her istediğinde mutlaka emzirin, bu sütünüzün artması için en önemli faktördür. Kesinlik saat belirlemeyin bir süre sonra zaten bebeğiniz bu düzeni kendisi oturtacaktır.
Emzirmeye başladığınızda sütün tamamen bittiğinden emin olduktan sonra diğer memeye geçin. Bu sütün memede birikip iltihaplanmasını önler.

Emzirmeye en son verdiğiniz memeden başlayın. her seferinde iki memeyide emzirin.

Sütünüzün artması için düzenli beslenin. bol bol sıvı gıdalar tüketin. Örneğin emzirmeye başlamadan önce ve sonra ikişer bardak su, süt veya meyve suyu içebilirsiniz.

Bu haber toplam 5777 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim