• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C

MOMENTO MORİ

Volkan KUMAŞ

                                                       “dört bir yan kararınca kalkıp sana yöneldik

                                                        ey ışıklar kaynağı aç kapını biz geldik ”

Gayretinizin nabzı durduğunda fiilen, bedeninizin nabzı durduğunda ise resmen ölürsünüz. Her ikisi de farklı bir sondur. Her son aslında bir başlangıçtır kendi içinde. Biz çizginin neresinde duruyoruz?  Yönümüz ne taraf bakıyor? Yaptığınız tüm anlama ve anlamlandırma çabaları bu yönelimin bir yansıması olacak.  Onun içindir ki biz dâhilerle delileri hep karıştırırız. Artık zamanı gelsin diye beklediğiniz an, korkunuzu yendiğiniz an olacak. Atın korkunuzu üzerinizden ve biraz cesur olmayı deneyin. Korkmayın tenekeyi tıklamak için. Kapağını açmaya çalışmayın. Şöyle bir tıklayın içini anlarsınız. Ve boşsa sakın kızmayın. Merhamet edin sadece, zira “merhamet ruhun asaletidir.” Ruhunuza özgürlük vermeye çalışın. Sözlük tanımlamalarına sıkıştırmayın kendinizi özgür kalacağım diye. Salt bedenin esaretinde kalmayın ve bedeninizi dizginleyin ruhun kemendiyle.

Irvin D. Yalom “Nietzche Ağladığında” isimli kitabında güzel bir sorgulama yapar ve özgürlüğün sınırını somut olarak koyar ortaya. Hem de bunu bana müdahale etmeyin diyerek değil, size müdahale etmeyeyim diyerek yapar ve şu satırlarla kaleme alır kitabında. “Ben senin gibi değilim. Yaptığım seçimler başkalarını tutsak ediyorsa ben o özgürlüğü seçemem. Senin özgürlüğünün benim için anlamını hiç düşündün mü?”

Peki ya sen özgürlüğün anlamını hiç düşündün mü? Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu sözlük anlamı olarak özgürlüğü ifade etmektedir. Modern dünyanın masaya getirdiği ve “ birey olma hakkı” ile insanlığa enjekte ettiği özgürlüğün sınırlarını da zaman içerisinde biz farkında olmadan etrafımızdan kaldırmaya çalışıyorlar. Özgürlüğün, sınırları aşmak, görgü kurallarını yok saymak ve "insanı aşırı ahlaksızlık düzeyine alçaltan" davranışları kabul ettirmek için mazeret olarak kullanılması bu kavramın üzerindeki asaleti de ortadan kaldırmaktadır.

“Carpe Diem” sloganının peşinden koşarak “günü yakalayacağını” düşünen özgür bireyler bir yerlerde inkıta’ya uğradıklarında onlara “Momento Mori” diye seslenmek isterim. “Momento Mori” bir başka lisanla terennüm edersek “Öleceğini Hatırla”…

Muhabbetle kalın vesselam…

Bu yazı toplam 1970 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Yusuf BAYALAN
2009-04-03 14:57:59
Özgürlük
Volkan Hocam Eline Sağlık Özgürlük benim zihnimde İsmet özel'in açılımıyla netleşti. zgürlük aslında iki kelimeden oluşan bir kavram: Öz ve Gür. Dolayısıyla en basit anlatımıyla özgürlük, insani "öz"ün "gürleşmesi" demektir. Ve bu kavramın hapishanede olmayla, tutsak olmayla, başıboş olmayla alakasından ziyade insan oluşla, insanlığın özünde olanı bulmaya dönük çabayla anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Volkan Hocam tekrar eline sağlık. muhabbetle...
sezgi
2009-03-27 11:39:43
anlamadım
konu ve yazı güzel...ancak çelişki var gibi geldi bana...özgürlük iyi mi kötü mü, özgür mü olalım, sınırları aşmayalım mı anlamadım volkan bey,,,aynı konuyu daha ayrıntılı yazarsanız seviniriz.
Timuçin
2009-03-27 11:24:07
çok farklı bir yazı
Kullanılan dil soft... Ancak altında anlayanlar için derin bir hiciv (eleştiri) var. Ortak yaşam alanlarına saygıya çağrı, birlikte varolmabilme cesaretini pekiştiren ve gerçek özgürlükçü bir yaklaşım... Çok beğendim eline sağlık...
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim