• BIST 90.383
  • Altın 145,017
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 12 °C

Manisa'da Engellilerin yarısı sağlıklı çıktı

Manisada Engellilerin yarısı sağlıklı çıktı
Manisa Ruh Sağlığı Hastanesine, engelli raporu almak için yılın ilk 6 ayında 1992 kişinin başvurduğu, bunların yarısının ''sağlıklı'' olduğunun anlaşıldığı bildirildi.
Manisa Valisi Celalettin Güvenç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, engelli çocukların eğitimine önem verdiklerini, ancak özrü bulunmadığı halde bazı velilerin çocuklarını devletin sağladığı imkanlardan yararlandırabilmek için bazı istenmeyen yöntemlere başvurduğunu ileri sürdü.

Kendilerine bu yönde bilgiler geldiğini, bu yasa dışılığı engellemek için denetimlerini artıracaklarını ifade eden Vali Güvenç, şunları söyledi:

''Bazı velilerin rapor almak için hastanelere başvurduğunu biliyoruz. Bu konuyla ilgili en kısa zamanda Sağlık Müdürü, Milli Eğitim Müdürü ve Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi başhekimiyle toplantı yapacağız. Kimse çocuğunun engelini ek gelir kaynağı olarak görmesin.

Devletin engelli çocuklar için sağladığı imkanlar, gerçek engellilerin eğitimine harcanmalıdır. Özel eğitim kurumları ve engelli çocukların aileleri bu konuya hassasiyetle yaklaşmalıdır. Biz bu konunun takipçisiyiz ve yasa dışı işlem yaptığı belirlenenler hakkında yasal işlem başlatacağız.''

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Ahmet Ayer de yılın ilk 6 ayında 1992 kişinin hastaneye engelli raporu almak için müracaat ettiğini, 2 bin kişinin de rapor için randevu aldığını, randevu sırası bekleyen çok sayıda kişi olduğunu söyledi.

Müracaat edenlerin yarısının rapor alamadığını ifade eden Ayer, şu bilgileri verdi:

''Özel eğitim raporu alabilmek için mental retardasyon adı verilen hastalığa sahip olmak gerek. Bu hastalık zeka geriliği ya da zekayla ilgili bozukluğu anlatıyor. Bu çok ciddi bir tanıdır ve bu tanının konulduğu hasta yaşamı boyunca bunun izlerini taşır. Hastalığın tanısı hekimler tarafından, ciddi incelemeler sonunda konulur. Hastalığa ilişkin rapor alan kişiler askere gidemez, ehliyet alamaz, evlenemez, bankada hesap açtıramaz, sorumluluk alamazlar.

Hastalık hafif, orta, ağır ve sınır olarak derecelendirilir. Bize başvuran 1992 çocuk ve ergenin yüzde 5'i ağır, 15'i orta değerde çıktı. Başvuranların neredeyse yarısının normal ve parlak zekada oldukları tespit edilmiştir. 2 bin kişi randevu almış, randevu almak için bekleyen de çok sayıda çocuk ve ergen var. Hastanede bu raporun verilmesi için o kadar ayrıntılı testler yapılıyor ki günde ancak 30 çocuk ve ergeni değerlendirmeye alabiliyoruz.''

Devletin bu tür engeli bulunan çocuk ve ergenlere sağladığı imkanlardan, sadece ihtiyacı olanların yararlanması için üzerlerine düşen görevi eksiksiz yerine getirdiklerini dile getiren Ayer, rapor istemleri nedeniyle hastanenin günlük poliklinik hizmetinin aksadığını savundu.

Hastaneye gelmesi gerek olmayan hastaların, okulların rehberlik araştırma merkezleri bünyelerinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ayer, şunları söyledi:

''Gerçekten hasta olan ve ihtiyacı bulunan hastaların bu testler için hastanemize gelmesi ve bu gereksinimi doğru yönde kullanmaları önemli. Çünkü hastanede hem zaman, hem muayene, hem de gereksiz bir kalabalık oluşturmak, herkesin durumunu etkiliyor.

Hak etmeyene rapor vermiyoruz, ancak önceki zamanlarda düzenlenmiş raporlarda bazı eksiklikler, bu incelemelerimiz sırasında gözümüze çarpıyor. Veliler devletin sağladığı avantajları hastalık yoksa düşünmeden reddetsinler, ihtiyacı olanların hakkına tecavüz etmesinler.''
Bu haber toplam 1932 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Yusuf ÖZTÜRK
2009-08-17 13:08:36
Çelişki
Hastane başhekimi sayın Dr. Ayer demecinde, Özel eğitim raporu alabilmek için mental retardasyon adı verilen hastalığa sahip olmak gerek. Bu hastalık zeka geriliği ya da zekayla ilgili bozukluğu anlatıyor. Bu çok ciddi bir tanıdır ve bu tanının konulduğu hasta yaşamı boyunca bunun izlerini taşır. Hastalığın tanısı hekimler tarafından, ciddi incelemeler sonunda konulur. demekle bu kararın kolayca verilemeyeceğini belirtmesine rağmen Hastaneye gelmesi gerek olmayan hastaların, okulların rehberlik araştırma merkezleri bünyelerinde değerlendirilmesi gerektiğini söylemektedir. Bu bir çelişki değilmidir. Hem son derece ciddi ve uzun süren incelemeler sonucu doktorların kararı gereklidir deyip arkasından doktor olmayan kişilerin eleme yapmasını ben anlayamadım......
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim