• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 1 °C

Krizin Bireysel ve Toplumsal Etkileri

Krizin Bireysel ve Toplumsal Etkileri
ODTÜ Psikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nebi Sümer, yaptığı açıklamada, “Araştırmalar krizin en büyük psikolojik etkisinin işsizler üzerinde yaşandığını gösteriyor. Ancak işten atılmayanları da etkiliyor.

BİRGUN.NET - ODTÜ Psikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nebi Sümer, krizin psikolojik-toplumsal etkilerini değerlendirdi. Sümer, ODTÜ’lüler Bülteni’ne yaptığı açıklamada, “Araştırmalar krizin en büyük psikolojik etkisinin işsizler üzerinde yaşandığını gösteriyor. Ancak işten atılmayanları da etkiliyor. Çünkü onlar da güvende değil ve ben de kaybeder miyim korkusunu yaşıyorlar. Çalışma koşullarını iyileştirmek için girişimde bulunmuyor, sendikalara bağlılıkları azalıyor” dedi. "Kriz daha çok sıcak ve ağrı tam hissedilmiyor” diyen Sümer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çalışanlar tazminatlarını alıp çıkıyor. Bu tazminatlar özellikle beyaz yakalılar için 5-6 ay onlara yetebiliyor. Asıl etkiye mayıs ya da hazirandan sonra bakmak gerekir.  Bu kişiler yeni iş bulamazlarsa, tazminatlar bittiğinde ne olacak?  Belki de asıl psikolojik etki iş bulma umudunun ve kısa dönemli kaynakların tamamen tükenmesinden sonra görülecek. Hazırlıklı olmak ve önleyici çalışmalar yapmak gerekir.”

‘TÜRKİYE'DE SOMUT BİR ARAŞTIRMA YOK’

Bireysel sorunlarda artışlar yaşanabileceğini, intihar ve cinnet vakalarının artabileceğini kaydeden Sümer, “Kriz ve işsizlik, özellikle psikolojik sorun yaşama bakımından kırılgan ve sınırda olan insanlarda tetikleyici rol oynayabilir. Bazılarında kontrollerin gevşemesine ya da tamamen kaybolmasına yol açabilir. Siyasi bakımdan da güvensizlik ve aşırılaşmayı teşvik edici bir etkiye sahip olabilir” dedi.

1997'deki Asya krizi öncesinde, sırasında ve sonrasında Dünya Bankası’nın yaptığı araştırmaya göre krizin en çok kadınları, yaşlıları ve kentlileri etkilediğinin ortaya çıktığını söyleyen Sümer, krizin Latin Amerika ülkeleri ve Endonezya gibi gelişmekte olan ülkelerde ise psikolojik sağlık göstergelerinde belirgin bozulmalara neden olduğunu belirtti.

Sümer, “Bu araştırmalara göre depresyon eğilimi gösteren kişi ve psikolojik tedavi amacıyla kliniklere başvuran kişi sayısında belirgin bir artış olduğu gözlendi” dedi.

Bu haber toplam 1877 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Giysi ve Psikoloji Arasındaki İlişki11 Temmuz 2017 Salı 00:14
  • Mültecilerle İgili EMDR Projesi'ine Uluslararası Ödül08 Temmuz 2017 Cumartesi 14:59
  • Korsanlara İlgi Duyma ve Şiddet Eğilimi İlişkisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 11:02
  • İş Yerinde Mizahın Psikolojisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Psikologların Maaşı Ne Kadar?15 Haziran 2017 Perşembe 14:35
  • Uyku Terapisi Depresyon Tedavisinde Etkili mi?15 Haziran 2017 Perşembe 13:07
  • Anne Duygusunun Bebeğe Yansıması15 Haziran 2017 Perşembe 12:45
  • Selfiye Psikolojisi15 Haziran 2017 Perşembe 01:47
  • Psikiyatrik Rahatsızlıklar Boşanma Delili Olabilir mi?06 Haziran 2017 Salı 00:45
  • Psikolojik Hastalığı Olanlar Oruç Tutabilir mi?01 Haziran 2017 Perşembe 12:30
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim