• BIST 107.041
  • Altın 143,194
  • Dolar 3,5623
  • Euro 4,1506
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 32 °C

kriz cinsel yaşamı olumsuz etkiledi

kriz cinsel yaşamı olumsuz etkiledi
Prof. Dr. Hakan Coşkunol, ekonomik krizin zaman zaman madde kullanımı gibi sınırda eğilimler ortaya çıkarabildiği gibi, cinsellikle ilgili sorunlar da yarattığını kaydederek, şunları anlattı:

Ekonomik kriz, ''maddi'' sorunların yanında en az onun kadar önemli ''ruhsal sorunlara'' da neden oluyor.

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Coşkunol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kriz ortamlarının bireysel birtakım bozuklukları ortaya çıkardığını, aksiyete, stres, uyku bozukluğu gibi sorunlara yol açtığını belirtti. Prof. Dr. Coşkunol, bireyin sonraki yaşamına ilişkin kurgularının ve hedeflerinin, ideallerinin etkilenmeye başladığını dile getirdi.

Prof. Dr. Coşkunol, hedeflere ilişkin kaygıların ortaya çıkmasıyla genel olarak bir ''çaresizlik duygusu'' yarattığını, böylece kişinin ''yapamayacağım, gidemeyeceğim'' düşüncesine kapıldığını ve artık hedeflere ulaşma yerine daha çok savunma ya da kaçma şeklinde bir tutuma girmesine yol açtığını söyledi.

Bu noktada bireysel güçlülüğün ortadan kalkmaya başladığını belirten Prof. Dr. Coşkunol, ''O zaman da kişi artık ne yapacağını bilemez, çaresiz, mutsuz, sıkıntılı hissediyor kendini'' dedi.

Ekonomik kriz dönemlerinde toplumda iyi örneklerin yaşanmamasının bireyleri daha da umutsuz, çaresiz hissetmesine, hiçbir şeyin düzelmeyeceği gibi düşünceye yol açtığını kaydeden Prof. Dr. Coşkunol, şu görüşleri aktardı:

''Duygusal atardamarlarımız diyebileceğimiz iyi örneklerin kesilmesiyle, bireyin çok ciddi olumsuzluk olmasa bile gelecekle ilgili umutların tırpanlanması nedeniyle maddi manevi yatırım yapmaktan vazgeçiliyor. Buna 'öğrenilmiş çaresizlik' deniyor. Bu çaresizlik gerçek bir çaresizlik olmamasına rağmen, mesela sanayici artık yatırım yapmamaya başlıyor, parasını artık cebinde tutmaya başlıyor. Birtakım işler geliştirebilecekken mümkün olduğu kadar 'aman olmasın, boş ver' diyerek statik konumda kalmaya başlıyor. Bu da toplumsal ilerlemenin doğasına aykırı olduğu için umutsuzluk daha da derinleşiyor. Uyku, iştah bozuklukları, halsizlik, sinirlilik, stres, depresyon ya da daha ileri gidilip ''artık ölsem de kurtulsam'' gibi bir düşünceyi doğurabiliyor. Toplumda karamsarlık, kötümserlik oluşuyor.''

Prof. Dr. Coşkunol, son günlerde yaşanan intihar vakalarına ilişkin soru üzerine, ''Aslında sabit bir geliri olan ve bunu kaybetme ihtimali bulunmayan kişilerde de intihar vakaları yaşandı, bu örnekler diğerlerinin çaresizliğini daha da artırıyor. Bakıyorsun çok olumlu bir noktada görülen bir insan intihar etmiş, bu diğer kişilerin de umutlarını kaybetmesine yol açıyor'' yanıtını verdi.

-KRİZ VE CİNSEL YAŞAM-

Son dönemde ekonomik sıkıntılardan bunaldığını, daraldığını söyleyerek psikiyatra giden kişi sayısında çok ciddi bir artış olduğunu, hedefsizlik, belirsizlik, değersizlik, ne yapacağını bilememezlik gibi sorunlardan şikayetlerin çoğaldığını dile getiren Prof. Dr. Coşkunol, ''Bu vakalar yüzde 1-2 iken, son dönemde yüzde 10 civarına çıktı. Bu oldukça yüksek bir rakam aslında. Diğerlerinde de biraz daha deşildiğinde altında yatan faktörün ekonomik krizin yattığı görülüyor. Mesela depresyonla geliyor, ama o depresyonun altında bu çıkıyor'' dedi.

Prof. Dr. Coşkunol, ekonomik krizin zaman zaman madde kullanımı gibi sınırda eğilimler ortaya çıkarabildiği gibi, cinsellikle ilgili sorunlar da yarattığını kaydederek, şunları anlattı:

''Cinsel yaşamı kötü etkiliyor böyle dönemler. Çünkü gücü yok ediyor. Erkekte o gücü hissetmek, kendisini güçlü saymak, potent olmak cinsel ilişkiyi olumlu hale getiriyor. Aksi durumda erkek kendini güçsüz hissettiğinde, hem kadında hem erkekte arzu olmuyor. Arzu olsa bile onu sürdürebilecek erk olmuyor. Erkeklerde cinsel isteksizlik ve sertleşme problemleri kendini gösteriyor, kadınlarda da isteksizlik ve orgazm sorunları ortaya çıkıyor.

Erkekte işsiz olmanın getirdiği kendini yetersiz, değersiz hissetme durumu isteksizliği yaratıyor. Kadının algısı erkeği daha güçlü, daha kol kanat olan şeklinde olduğu için erkek bir şekilde o kimliği kaybetmişse kadında cazibesini yitiriyor.''

-''AİLE İÇİ ŞİDDETİ ARTIRIYOR''-

Kişilerin kendilerini yetersiz, değersiz hissetmesiyle çabuk parlayabildiklerini, daha alıngan ve kuşkucu olduklarını, çabuk sinirlendiklerini belirten Prof. Dr. Coşkunol, ''Öfke kontrolünün ortadan kalkması söz konusu oluyor. Bu yüzden aile içi kavgalar artıyor. Herhangi bir şey söylenmesi, mesela eşinin 'Ya sen bugün de mi işe gitmedin' demesi kavga sebebi oluyor'' şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Coşkunol, son dönemde aile içi şiddet şikayetiyle gelen kadın sayısında gözle görülür bir artış olduğunu, ancak şiddeti uygulayan erkeklerin profesyonel yardım almaktan kaçındıklarını dile getirerek, ''Ekonomik krizin getirdiği aile içi sorunlar artmaya başladı. Bunlar önce erkeğin işe gitmemesi ve kadının onu kabul etmemesiyle başlıyor. Sonra büyüyerek devam ediyor. Ancak, şunu görüyoruz ki ailede şiddet yaşanıyorsa, o ilişki daha fazla gitmiyor. Bu noktada 'çocuklar ne olacak' sorusu gündeme geliyor. Tabii, bir tane sağlıklı anne ya da baba, sağlıksız anne-babadan çok daha iyi'' dedi.

Krizin ailede yarattığı sıkıntıları aşmanın yollarını da anlatan Prof. Dr. Coşkunol, ''Bu sürecin geçici olacağının farkına varılmalı. Konuşmak, çözüm yolları aramak çok önemli. Bunun yolu tükenmişse de yolların ayrılması gerekebiliyor. Bazen kriz olumlu etki de yaratabiliyor, birleştirici olabiliyor. Ama çoğunlukla olumsuz giden bir şeyleri su yüzüne çıkarıyor, farkına varılmasını sağlıyor'' görüşünü dile getirdi.

-NELER YAPILABİLİR-


Prof. Dr. Coşkunol, bireylerin ''bizi biz'' yapan değerlere sarılmasının ve bireysel kimliğin güçlü tutulmasının önemine işaret ederek, şöyle devam etti:

''İşimizle, ailemizle, arkadaşlarımızla ilgili değerlere daha yakından sarılmalıyız. Onlarla daha fazla ve daha sağlıklı vakit geçirebilecek aktiviteler yapmalıyız. Yanımızdaki insanların bize ne kadar keyif verdiğinin farkına varmalıyız. Birlikte hedefler oluşturmalıyız. Bunlar, bizim bu krizi en hafif atlatmamız için şart.

Hobilerimizle daha yakından ilgilenmeliyiz. Spor yapıyorsak mesela, spora biraz daha fazla vakit ayırmalıyız. Çünkü bedensel sağlımızı da çok iyi tutmalıyız. Dengeli beslenme önemli. Beslenmede antioksidan tüketimine daha fazla yer verilmeli, yeşil sebzeler, meyveler beslenmemizde daha çok yer almalı. Mümkün olduğu kadar daha az sigara, alkol tüketilmeli. Biyolojik ritm çok iyi tutturulmalı, bunun için de gece uyumasına dikkat edilmeli, gündüz uyanık kalınmalı.''

Bu haber toplam 2706 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ayşe Demir
2010-05-01 00:13:51
Çözüm
Çözüm önerlerinde söylediğiniz iyi beslenin, yeşil sebze yiyin, spor yapın gibi şeyler bence yalnızca satır doldurmak için yazılmış. İşsizlik deprosyonunu derinden hisseden kaç kişi aman bunlara dikkat edeyim diyordur. Sağlıklı olmak isteyen mutlu insanların işi bu. İşsiz eşle yaşayan kadın ne yapmalı mesela? Anlamsız çıkışlar yapan, üzerine üzerine gelen kocayla alınmadan, her şeye rağmen kırılmadan nasıl yola devam etmeli? İşzilik yalnızca bir işinin sorunu olmuyor ki, her zaman yanında olan eşi yeri geliyor ona yetememenin acısıyla daha çok kıvranıyor. Sabır, hoşgörü, sevgi bazen işe yaramayabiliyor ve karşınızdakinin öfke nöbetlerie maruz kalabiliyorsunuz, haksızlığa uğradığınızı düşünerek. 1 yıldır evliyiz ve eşim işsiz. Evi ben geçindiriyorum. Maddi problemimiz yok. Eşimi çok seviyorum. Onun da beni sevdiğini biliyorum. Ancak bazen eşim küçücük bir hareketimi büyütüp saatlerce bana bağrıyor. Böyle anlarda haklılığını kabul etmem, ortamdan uzaklaşmam,..hiç bir şey işe yararmıyor. Ardı ardına aynı soruları soruyor ve benim hiç bir cevabımı beğenmeyrek her sözümü çürütmeye çalışıyor. Çaresiz kalıyorum. Böyle anlar için gerçekçi bir öneriniz var mı?
aysel yaman kuşadası
2009-11-03 16:44:36
harika insana selamlar
siz benim için özel insansınız çünki siz olmasaydınız hayatımız cehennemdi bugün en azından yarın kaygımız olsada huzurluyuz. iyiki varsınız yazdıklarınız çok dogru.hoşcakalın hep olun bu hayatta.başarılar......
Diğer Haberler
  • Psikolojik Sorunlar Cinselliğe Engel!11 Ocak 2017 Çarşamba 19:38
  • Akıllı Telefonlar Seks Yaşamı Olumsuz Etkiler mi?!11 Kasım 2016 Cuma 11:26
  • Evli Çiftlerin Kabusu27 Ekim 2016 Perşembe 19:46
  • Doğum Sonrası Cinsel İsteksizlik05 Ekim 2016 Çarşamba 19:41
  • Cinsel Aldatma mı Duygusal Aldatma mı Daha Yaralayıcı?27 Eylül 2016 Salı 20:00
  • Erkekler Neden seks için para ödüyor?22 Ağustos 2016 Pazartesi 14:19
  • Uzm. Psk. Özge Genlik 'Cinsel Enerji, Yaşam Enerjisidir!'23 Mayıs 2016 Pazartesi 20:31
  • Mastürbasyonun Beş Faydası?16 Mayıs 2016 Pazartesi 19:36
  • Depresyon Cinsel Hayatı Nasıl Etkiler?09 Mayıs 2016 Pazartesi 13:15
  • Cinsel Sorunlar Boşanmaya Neden Olabilir!03 Mayıs 2016 Salı 09:15
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim