• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 4 °C

Kıskançlığa büyükler yol açıyor

Kıskançlığa büyükler yol açıyor
Genellikle iki yaş üstü çocuklarda sık görülen bir duygu olan kardeş kıskançlığı, ailelerin yanlış tutumları sebebiyle içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor.

Ünal Livaneli / ZAMAN


Kıskançlık, çocukların strese girmesine, yemeden içmeden kesilmesine, okula gitmeyi reddetmesine, alt ıslatmasına ve parmak emmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, ilgi ve sevgiyi çocuklar arasında dengeli dağıtmaları konusunda ebeveynleri uyarıyor.

Kardeş kıskançlığının şiddeti ve dışa vurumu her çocuğa göre farklılık gösterebiliyor. Bazı çocuklar, kıskançlıklarını kardeşine fiziksel şiddetle dışa vururken, kimileri aşırı korumacı tavır sergileyebiliyor. Kıskançlık duygusuna kapılan çocuk, sevilmediği düşüncesiyle anneden tamamen uzaklaşıp içe kapanabiliyor. Yemek yememeye ve zayıflamaya başlayabiliyorlar. İlgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalışan bu çocuklarda alt ıslatma, parmak emme gibi davranışlarla önceki gelişim evresine gerileme görülebiliyor.

Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Çocuk Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Serdar Alparslan, hastalık derecesine ulaşan kardeş kıskançlığının çocuğu depresyona sokabildiğini belirtiyor. Aşırı kıskançlığın çocuklarda hırçınlıklara neden olabildiğini dile getiren Alparslan, "Kardeşine fiziksel zarar vermeye başlayan kıskanç çocuklar, alt ıslatma davranışı da gösterebilir. Hatta bazı çocuklar kıskançlığından yeni kardeşiyle beraber anneden süt emmek ve bezlenmek isteyebilir. Bu durum çocuğun kişiliğini olumsuz etkileyebilir." sözleriyle konunun ciddiyetini vurguluyor. Anne babaların her iki çocuğa eşit mesafede durması gerektiğini bildiren Alparslan, "Anneler ara sıra bebeği bırakmalı ve büyüğe ayrı bir zaman ayırmalıdır. Çocukların kavgalarında taraf tutmamalı, her ikisine eşit mesafede durmalıdır. 'Sen büyüksün' gibi laflar kullanmamalı, oturtup ikisiyle ayrı ayrı konuşulmalı ve bu sorunu aralarında çözmeleri sağlanmalıdır." tavsiyesinde bulunuyor.

İlk çocuk şımartılmamalı

Kıskançlığı en alt düzeyde tutmanın önemli yollarından biri evin ilk çocuğunu bütün istekleri yerine getirerek şımartmamaktır. İlgi ve sevgi normal bir seviyede tutulmalı ki kardeşin gelişiyle de çocuk aşırı kıskançlık yaşamasın. Çocuk, kardeşinin gelişine psikolojik olarak hazırlanmalı. Daha bebek gelmeden çocuğun ruhunda kardeşine karşı sevgi oluşturacak telkinlerde bulunulmalı. Çocuğu, bebeğin gelişine hazırlarken kaygılı olunmamalıdır. 'Korkma, seni de kardeşin kadar seveceğiz', gibi ifadeler çocuğu daha da kaygılandırabilir.

Doğumdan sonra ne yapılmalı?

Bebekle ilgilenen anne büyük çocuğu tamamen ilgiden mahrum etmemelidir. Çocuğun yanında bebeğe aşırı sevgi gösterilerinden kaçınılmalıdır. Bebeğin uyuduğu ortamda gürültü çıkarttığı için sert tepkide bulunmak çocuğun kıskançlığını artırabilir. Kardeşler arası kıyaslamalar asla yapılmamalıdır. Bebeğin bakımıyla ilgili işlerde büyük kardeşin yardım etmesi sağlanabilir. Çocuk verilen görevi yerine getirdikten sonra övücü sözlerle ödüllendirilebilir. Böylece çocukta kıskançlık yerine koruyuculuk duygularının gelişmesi sağlanabilir.

Kardeş kıskançlığının belirtileri

Kâbus gördüklerini, çişlerinin geldiğini bahane ederek ilgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalışırlar.

Huzursuz bir görünümleri vardır, sakinleşmekte zorlanır ve kimi zaman çevrelerindeki insanlara öfkeli davranabilirler.

Kendine ya da eşyalara yönelik saldırgan davranışlarda bulunabilirler.

Okula gitmek istemeyebilirler.

Baş ağrısı, mide bulantısı, huzursuzluk, isteksizlik ve diğer stres belirtileri sık sık gözlenebilir.

Hamileliğin son aylarında annenin yorgun, isteksiz ve yeni gelecek kardeşin hazırlıkları ile uğraşıyor olması çocuğun huysuzlaşıp anneden ayrılmak istememesine neden olabilir.

Bazı çocuklar kıskançlık duygularını açıkça ortaya koyarak kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma gibi davranışlar gösterirken, bazıları da bu duygularını bastırır ve aşırı sevgi gösterir. Bu davranışın altında çoğu zaman ana-babanın sevgisini kaybetme, tepki görme korkusu yatar.

Bu haber toplam 763 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ruhsal Sorunlar İnternet Bağımlısı Yapıyor11 Ocak 2017 Çarşamba 19:38
  • Öfke Nedir? Öfke Kontrolü Nasıl Yapılır?07 Ocak 2017 Cumartesi 10:33
  • Çocuklarda Ergenlik Dönemine Dikkat!02 Aralık 2016 Cuma 18:44
  • Yalnızlık Kaygısı Evliliğe Zorluyor!02 Aralık 2016 Cuma 17:53
  • İndirimli Alışveriş ve Mutluluk İlişkisi01 Aralık 2016 Perşembe 07:44
  • Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Nasıl Olmalı?25 Kasım 2016 Cuma 18:24
  • 7 Adımda Kış Depresyonunu Yenin!24 Kasım 2016 Perşembe 18:21
  • Kış Havası Depresyona Sokuyor!24 Kasım 2016 Perşembe 17:56
  • Sınav Kaygısı Uyarısı (TEOG)21 Kasım 2016 Pazartesi 19:22
  • Psikolojik Travma ve Sonrası21 Kasım 2016 Pazartesi 18:12
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim