• BIST 83.037
  • Altın 147,024
  • Dolar 3,7684
  • Euro 4,0483
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -3 °C

Kısırlığı Yenmek İçin 10 Öneri

Kısırlığı Yenmek İçin 10 Öneri
Diyarbakır Veni Vidi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'nde görevli Kadın Doğum Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, kısırlığı yenmenin 10 altın kuralını açıkladı.

Karın ve pelvik bölgeye masaj yapın

Çoksüer, kadınların kısırlığı yenmeleri için karın ve pelvik bölgelerinde her gün düzenli bir şekilde masaj yapması gerektiğini ifade ederek, "Karın ve pelvik bölgeye her iki elimizle sirküler tarzda masaj yapmak önemlidir. Masaj yapıldığında hem rahim hem de yumurtalığın kanlanmasını arttırarak gebelik şansını yükseltir" dedi.

Aşırı diyet yapmayın

Kısırlık riskini arttıran etkenler arasında yer alan aşırı diyete dikkat çeken Çoksüer, aşırı diyetten uzak durulması gerektiği belirterek, şunları söyledi:
"Çok düşük kalorili beslenmek kısırlık için önemli bir risk faktörüdür. Özellikle erkeklerin düşük kalorili beslendiklerinde seks yapma yeteneklerinde azalma, sperm hareketliliğinde ise düşüklük olduğu yönünde çalışmalar bulunmaktadır. Erkeklerde testosteron kadınlarda östrojen hormonu düzeyinde düşüklük yaparak gebelik şansını azaltır."

C ve E vitamini şart

Beslenme şekillerinin önemine de vurgu yapan Çoksüer, kadınlar için C ve E vitamini önerisinde bulundu. Çoksüer, "Aldığınız besinlerin içinde folik asit, çinko, selenyum, E vitamini olmasına özen gösterin. Aynı zamanda B6 vitamini ve magnezyum da olmalı. Demir seviyenizin de sağlıklı bir sınırda olması gerekir. Ayrıca, aldığınız besinlerde C vitamini de olmalıdır. C vitamini ve E vitamini, sperm kalitesini arttırır ve kadınlarda hormon düzensizliğini giderir. Çinko ve selenyum, testosteron ve sperm sayısının artması için önemli bir vitamindir. B6 vitamini, adet düzensizliğini gidererek hormonal dengeyi sağlar" diye konuştu.

Alkol ve sigarayı bırakın

Sigara ve alkol kullanımı kadınlarda olduğu kadar erkeklerin üreme sistemine de olumsuz etki eden bir faktör olduğunu dile getiren Çoksüer, "Spermlerin sayısı sigara kullanımının sıklığına göre azalır, sperm hareketliliği düşer ve şekillerinde, fonksiyonlarında anormal durumlar gözlenebilir, mutasyonlar meydana gelebilir. Bu sebeple çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde hem kadın hem de erkek mutlaka sigara ve alkolden uzak durmaları gerekir" şeklinde konuştu.

Bilinçsiz ilaç kullanmayın

Çoksüer, düzensiz tüketilen antibiyotik ilaçlar kısırlığa neden olabileceğinin uyarısında bulanarak, şöyle konuştu:
"Birtakım ağrı kesiciler yumurtlama döneminde kullanıldığında kadın vücudundaki prostaglandin hormonu baskılanır. Buda gebelik şansını azaltır. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı da, kadınlarda vagen florasını bozarak mantar enfeksiyonuna zemin hazırlar, bu da vagenin içinde spermin hareket kabiliyetini azalttığı ve buna bağlı olarak spermin yumurtayı dölleme kabiliyeti de azalmış olur."

Düzenli seks şart

Kısırlığı yenmede en önemli faktör olarak değerlendirilen düzenli cinsel ilişkinin önemini de anlatan Çoksüer, düzenli ilişkinin hamile kalma şansını artırdığını vurguladı. Çoksüer, "Düzenli seks hayatı tam yumurtlama döneminizde spermlerle yumurtanızı bir araya getirme şansınız artıracak. Ne kadar çok düzenli cinsel ilişki yaşarsanız hamile kalma şansınız o kadar fazla olacak" dedi.

Stresten uzak durun

Stresi çağımızın baş belası olarak yorumlayan Çoksüer, evli çiftlerin yaşadığı stresin doğurganlığa engel olabileceğinin uyarısında bulundu. Çoksüer, "Infertilite tedavisi gören hastalarda yoğun stres yaşarlar. Tedavi gören infertil çiftler, eğer tedavi başarısız sonuçlanırsa yaşadıkları hayal kırıklığı nedeniyle her ay kronik bir stres süreci yaşarlar. Akupunktur, yoga ve meditasyon, masaj, derin nefes egzersizleri, dua etmek ve vizüalizasyon (hayalinde canlandırma) stresi yenmenizde, yardımı çok büyük olacaktır. Bunların yarattığı en belirgin duygu rahatlama hissidir. Yoga ve meditasyonun yanında da benzer etkiyi yaratacaktır. Müzik dinlemek, uzun yürüyüşlere çıkmak, spor yapmak, temiz havada gezmek ya da sizi iyi hissettirecek ne varsa onu yapmak stresi yenmenize yardımcı olacaktır" diye konuştu.

Düzenli uyku önemli

Düzensiz uyku uyuyan kişilerde melatonin hormonunun azaldığını belirten Çoksüer, melatonin hormonu hem antioksidan etkisi vardır hem de üreme fonksiyonları üzerine pozitif etkisinin olduğunu aktardı. Çoksüer, "Düzensiz uyuyan kişilere melatonin salgısı az olduğu için kadınlarda doğurganlık kapasitesi azalır. Hamile kalmaya çalışırken hayatınızda bir rutin oluşturmanız çok önemli. Her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmalısınız. Gebelik şansını arttırmak için en az 8 saat uyumalısınız" şeklinde konuştu.
 

Yaş hamileliği etkiliyor

35 yaşından önce gebelik planının yapılması gerektiğini anlatan Çoksüre, ileri yaş infertilite için önemli bir risk faktörü olarak değerlendirdi. Çoksüer, "Doğurganlığın en iyi olduğu dönem 18 yaş ile 30 yaş arasıdır. 35 yaşından sonra kadınlarda doğurganlık kapasitesi azalmaya başlar. Eğitim, kariyer, ekonomik nedenler ve evlilik anlayışındaki değişiklikler gibi faktörlerle son 30 yılda kadınlarda ilk doğum yaşı giderek artış göstermiştir. Yaş ilerledikçe canlı doğum oranı anlamlı şekilde azalmaktadır" ifadelerini kullandı.

Zararlı maddelerden uzak durun

Çevresel birçok kimyasal maddenin doğurganlık, gebelik kayıpları ve kusurlu bebek doğurma ile ilişkili olduğu gösterdiğini belirten Çoksüer, "Pestisit (tarım zehiri), plastikler, temizlik maddeleri ve makyaj malzemeleri allerjiden, hormon bozukluğuna, doğurganlık sorunlarından kansere kadar birçok rahatsızlığa neden olabildiğini ve kadınlarda hormon bozukluğuna neden olduğu için kısırlık riskini de arttırabilir" dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2190 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • Bebeklerde En Sık Karşılaşılan Sorun?02 Mayıs 2016 Pazartesi 20:07
  • İnatçı Depresyona Elektroşokla Müdahale20 Nisan 2016 Çarşamba 20:21
  • Çocuklar Neler Yutuyor?19 Nisan 2016 Salı 18:46
  • Erkekler 35 Yaş Sonrasına Dikkat!14 Nisan 2016 Perşembe 19:56
  • Uyku Bozukluğu Parkinson Habercisi Olabilir!11 Nisan 2016 Pazartesi 19:45
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim