• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

Kardeş Kıskançlığının Belirtileri

Kardeş Kıskançlığının Belirtileri
Kardeş kıskançlığı, aileye yeni bir kardeş geldiğinde çoğu çocuğun yaşadığı bir duygudur. Bu kıskançlık davranış bozukluğuna yol açtığında tedavi edilmesi gerekiyor.

MEDİCALPARK - Çocuklar bir kardeşleri olsun ister. Ancak kardeşleri dünyaya geldiği zaman durum değişebilir. Kardeş kıskançlığı, aileye yeni bir kardeş geldiğinde çoğu çocuğun yaşadığı bir duygudur. Bu kıskançlığı yeni kardeş doğumlarında normal olarak karşılanması gereken bir durum olmakla birlikte, davranış bozukluğuna yol açtığında tedavi edilmesi gerekiyor.

Kardeş Kıskançlığı Nasıl Ortaya Çıkar?

Kardeş kıskançlığı doğal bir duygudur ve her çocuk yeni doğan kardeşini biraz da olsa kıskanır. Kardeş kıskançlığı genelde aileye yeni bir üye katıldığı zaman kendini gösterir. Ancak bazı durumlarda küçük çocuğun büyük olanını kıskandığı durumlarda görülebiliyor. Kardeş kıskançlığı davranış bozukluğu yaratmadığı ve sınırlar içinde yaşandığı zaman bir probleme sebep olmuyor. Ancak kimi zaman bu kıskançlık çocuklarda parmak emmeden gece yatak ıslatmaya kadar varabiliyor. Bu davranışlar daha çok yeni doğan kardeşlerden sonra yaşanıyor. Çocuk hazır olmadığı bu durum karşısında gerileme dediğimiz bu davranışlarla başa çıkmaya çalışıyor. Ailelere çocuklarının yaşadığı bu davranış bozuklukları 2 aydan uzun sürdüyse vakit kaybetmeden mutlaka bir psikoloğa başvurmalarını öneriyoruz.

Belirtileri Nelerdir?

Yeni kardeş doğumlarında ailenin diğer çocuklar çok çeşitli davranış değişikliği sergileyebiliyorlar. Eve yeni gelen bebek sonrasında ailenin büyük çocuğu küçük kardeşi gibi bebeksi davranışlara geri dönebilir. Altını ıslatmaya, kaka yapmaya, bebek gibi konuşmaya, parmak emmeye, annenin memesinden süt içmeye çalışmaya başlayabilir. Kardeşini kıskanan çocuk anne ve babasından daha önce hiç istemedikleri isteklere yönelebilir. Benim de altımı bağlayın, ayağınızda sallayın ya da beni annem yedirsin gibi istekleri olabilir. Aşırı sinirli olup, içinde yaşadıkları öfkeyi ve hırsı çevrelerindeki insanlara vurarak, tekme atarak boşaltmaya çalışabilirler. Hatta yeni doğan kardeşinin canını yakabilirler ve ona zarar verebilirler. Kardeşini ısırmak, çimdiklemek, itmek, kucağındayken yere düşürmek ve hatta boğmaya çalışmak gibi davranışlar sergileyebilirler. Tüm bu şiddet davranışlarının yanı sıra çocuklarda bu dönemlerde içe dönme davranışları da görülebiliyor. Çocuk içine kapanıyor ve sessizleşebiliyor.   

Uyku düzenleri değişir. Uyku saatlerine itiraz edebilirler. Çeşitli bahaneler öne sürerek anne ve babasıyla yatmak isteyebilirler. Fiziksel bir hastalığı olmadığı halde ilgiyi üzerine çekmek için karnının ağrıdığını, midelerinin bulandığını söyleyebilirler. Anne ve babalarına “artık beni sevmiyorsunuz, onu daha çok seviyorsunuz” gibi isyanlarda bulunabilirler.  

Ailenin büyük çocuğu yeni doğan kardeşi ile hiç ilgilenmeyebilir. Sanki kardeşi evde hiç yokmuş gibi davranır. Annenin bebekle ilgilenmesini önlemek için ellerinden geleni yaparlar. Kendisinin tek başına yapabildiği giyinmek, yemek yemek gibi işlerde anne ve babasından yardım isteyerek, ilgiyi kendi üzerine çekmeye çalışabilirler. Sık sık kardeşlerine duydukları öfkeyi dile getirip, “ bu benimle oynamasını bilmiyor. Ne zaman evimizden gidecek?” şeklinde sorular yöneltebilirler.

Çocuklar büyüdükçe kıskançlık davranışları da değişir. Kavgalar başlar. Kardeşiyle oyuncaklarını paylaşmak ve oynamak istemezler. Kardeşlerinin küçüklüğünden dolayı alay etmeler yaşanır. Hatta yalan söylemeye başlarlar.

Bu davranış değişiklikleri aslında hissettikleri kıskançlık duygusuyla baş edebilme çabalarıdır. Burada anne ve babanın çocuğa davranışı ve yaklaşımı kıskançlığı azaltmada çok önemlidir.
 
Anne ve babalara tavsiyeler

• Hamileliğinizi aile bireylerinizle ve çevrenizle paylaşmaya başladığınız günden itibaren çocuğunuza da söyleyin.
• Çocuğun yaşına göre gebeliğinizin oluşumunu ve doğumun nasıl olacağını uygun bir dille anlatın.
• Yeni kardeşinin dünyaya gelmesinin onun sevilmeyeceği anlamına gelmediğini, onu her zaman çok sevdiğinizi ve hep seveceğinizi dile getirin.
• Doğacak bebeğinize yaptığınız hazırlıklara onu da katın. Yeni bebeğinizin eşyalarını birlikte hazırlayın. Hep bebek için alışveriş yapmayın. Yeni bebeğe eşyalar alırken ona da hediye alın.
• Bebeğin ismini seçerken onun fikrini de sorun.
•  Çocuğunuzla onun doğumundan önceki ve sonraki dönemleri hakkında konuşun. Yaşadığınız hoş anıları onunla paylaşın.
• Bir bebeğin nelere ihtiyaç duyabileceği hakkında ona bilgiler verin.
• Bebeğin bakımında ondan yardım isteyin. Ona eğlenceli ama ufak sorumluluklar yükleyin. Kardeşinin altını temizlerken ıslak mendili çıkartmasına ya da bezini getirmesine müsaade edin. Onun yardımından haz aldığınızı güzel övgü dolu sözler söyleyerek hissettirin.
• Bebek için bir oda hazırlayacaksanız, çocuğunuzla birlikte karar verin.
• Çocuğunuzun yanında bir diğerini kıyaslamayın, övmeyin.
• Yakınlarınızı ve çevrenizi yeni bebeğiniz dünyaya gelmeden önce, diğer çocuğumun yanında “senin pabucun dama atılacak” gibi sözler söylememeleri konusunda uyarın.
• Bebeğiniz doğduktan sonra diğer çocuğunuza ya da çocuklarınıza “sen artık ablasın, ağabeysin” demekten kaçının.
• Bebeğiniz doğduktan sonra diğer çocuğunuza onun da bebekken yaptığı hoş anılardan anlatın.
• Çocuklar büyüdükçe ve kardeşler oynaya başladıkça oyunlarına karışmayın. Tartışma yaşayabilirler taraf tutmayın. Ufak problemlerde müdahale etmekten kaçının.

Alo Medicalpar: 444 44 84

Bu haber toplam 1462 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 7 Adımda Kış Depresyonunu Yenin!24 Kasım 2016 Perşembe 18:21
  • Kış Havası Depresyona Sokuyor!24 Kasım 2016 Perşembe 17:56
  • Sınav Kaygısı Uyarısı (TEOG)21 Kasım 2016 Pazartesi 19:22
  • Psikolojik Travma ve Sonrası21 Kasım 2016 Pazartesi 18:12
  • En Sık Görülen Psikolojik Sorun!19 Kasım 2016 Cumartesi 13:02
  • Depresyonu Tedavi Etmenin En Basit Yolu!18 Kasım 2016 Cuma 19:26
  • Suçluluk Psikolojisinin Kurbanı Olmayın!11 Kasım 2016 Cuma 19:48
  • Hipnoz Yöntemi İle Davranış Yönlendirme!11 Kasım 2016 Cuma 11:24
  • Psikolojik Sorunları Zamana Bırakmayın!10 Kasım 2016 Perşembe 18:52
  • Stresi Yaratıcı Potansiyele Dönüştürebiliriz!10 Kasım 2016 Perşembe 17:47
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim