• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 6 °C

Kanser Ve Depresyon

Psikiyatrist Sevilay Zorlu

Kanser tanısı öğrenildiğinde, ilk günlerdeki şok ve ilk haftalardaki inkar ve öfke tepkilerinin ardından bir uyum aşaması olarak birkaç hafta süren depresif belirtiler görülür. Hasta olduğu için üzülme aylarca sürebilir. Bir süre sonra genellikle kişi günlük yaşamına döner, hastalığı izin verdiği oranda yaşama katılır. Bir türlü günlük yaşama karışamıyor, hastalık dışında birşeyle ilgilenemiyor ise, suçluluk, değersizlik, yetersizlik ve intihar düşünceleri varsa depresyon dikkatle araştırılmalıdır.

Depresyon, hastalığın ve tedavilerin organik etkileri nedeniyle de ortaya çıkabilir. Her iki durumda da hasta psikoterapi ve gerekli görülürse antidepresan tedaviden yararlanır.

RİSK FAKTÖRLERİ

  • - Fiziksel işlev düzeyi en önemli faktör; hastalık ağır, günlük yaşamı kısıtlayıcı, ağrı varsa risk artar.
  • - Nevrotik kişilik özelliklerinin fazla oluşu
  • - Kadın cinsiyeti,
  • - Meme kanseri,
  • - Metastaz,
  • - Uzun eğitim süresi
  • - Psikiyatrik hastalık öyküsü
  • - Aile desteğinin olmayışı

BELİRTİLER NELERDİR ?

Kanserli hastalarda depresyonu tanımak zordur. Öncelikle bu kadar ciddi bir hastalıkta üzgün, karamsar olma ‘’ normal ‘’ kabul edilip hastayı ne oranda etkilediği pek kontrol edilmez. Ayrıca hem aile hemde hekim için kanser kelimesini telaffuz etmek, hasta ile açık açık konuşmak zordur. Hastanın ‘’ morelini bozmamak’’ için genellikle üzgün duruşu görmezden gelinir ya da hiçbir şey yokmuş, hastalık geride kalmış gibi davranılıp konuşmaktan kaçınılır.

Uykusuzluk, iştahsızlık, halsizlik gibi bedensel belirtiler;  depresyon,  hastalık belirtileri ya da tedavi yan etkileri ile karışabilir.

Aşırı bağımlılık, öfke, göz temasından, aile ile birlikte olmaktan kaçınma, çaresizlik, umutsuzluk, aşırı ağrı yakınmaları ve tedaviye uyumsuzluk belirtileri önemlidir

Kanserde intihar girişimi sık olmamakla birlikte kendisinde ya da ailede intihar girişimi, genel durumun kötü oluşu, kontrol edilmeyen ağrı, sosyal destek azlığı, bir yakının ölümü, psikiyatrik hastalık geçirmiş olma, kaygı, umutsuzluk risk faktörleridir. Hastanın bilincinin bulanık olduğu dönemlerde kaza ile ya da kasten kendine zarar verebileceği akılda tutulmalıdır.

PSİKİYATRİK TEDAVİLER VE PSİKOTERAPİLER

Ciddi bir hastalıkla karşılaşma, tedaviler ve sonuçları hastaya ve duruma özel yaklaşımlar gerektirir. Kanserli hastalarda psikiyatrik tedavilerin hastanın yaşam kalitesini yükselttiği, hastayı hastalıkla daha iyi başa çıkabilir hale getirdiği, kaygıyı azalttığı gösterilmiştir. Bilgilendirme, eğitim, kısa süreli destekleyici yaklaşımlarla çok fazla yol alınabilir. Ayrıca psikiyatrik tedavilerle bağışıklık sisteminin güçlendirildiğinden söz edilebilir.

Hastaya ve ailelerine uyum, yeni bir yaşam tarzı geliştirmede yardım edilebilir. Hastayı dinlemek, kaygılarını anlatabilmesi, sorularını sorabilmesi için fırsat vermek, tüm umutlarını yok etmeden dürüst ve açık olabilmek önemlidir. Hasta hastalık nasıl gelişirse gelişsin yalnız bırakılmayacağını, ağrısı olursa bir çözüm bulunacağını bilmek ister.           Terapilerde bireysel sorunların yanı sıra hastanın ailesi, arkadaşları ve hekimi ile açık bir ilişki kurması ile ertelenmiş planlar ele alınır. Krize müdahale modeline dayanan kısa süreli, destekleyici psikoterapiler özellikle tanının koyulduğu, hastalığın tekrarladığı ya da metastazın saptandığı kriz dönemlerinde yararlı bulunmuştur.

Nefes egzersizleri, kas gevşeme teknikleri, dikkati bölme, orta düzey egzersiz, bilişsel yeniden yapılandırma, eğitim ve dayanışma grupları kaygı ve depresyon tedavisinde yararlı olur.

Hastanın zedelenmiş olan benlik değerini yeniden kazanmasına yardım edilir, yanlış anlamalarını düzeltip,  yeni bir yaşam dengesi kurması desteklenir. Sınırları kabullenme, yeni bir yaşam planı ve gelecek planları oluşturmada destek olmaya çalışılır. Geçmişteki güçlü yönleri harekete geçirip hastanın baş etmede başarılı yolları desteklenir. Benzer sorunları olanlarla yapılan grup terapileri, bazı seanslara aile bireylerini dahil etme, iyileşmiş bir hasta ile görüşme sıklıkla yardımcı olur.

Uzm.Dr. Sevilay ZORLU

Psikiyatrist &  Psikoterapist

www.antalyaterapipsikiyatri.com

Şirinyalı Mh. İsmet Gökşen Cad. 1528 S. Şahbaz Apt. K:2 D:5 0 (242) 316 98 99

Bu yazı toplam 2879 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim