• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C

Kalp Sağlığını Korumak İçin Neler Yapılmalı?

Kalp Sağlığını Korumak İçin Neler Yapılmalı?
Ülkemizde son yıllarda kalp hastalıklarının giderek artış göstermesi ile birlikte koruyucu sağlık önlemlerinin önemi de daha iyi anlaşılmaya başlandı. İşte Kalp sağlığını korumak için 6 altın öneri:

Sağlıklı beslenme, aşırı tuz kullanımının önüne geçilmesi, düzenli sağlık kontrolleri kalp sağlığın koruma tedbirlerinden sadece birkaçı. Memorial Hizmet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, kalp sağlığının korunması için önemli noktaları 6 ayrı başlıkta özetliyor.

İşte kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenler:

1- “Hayata karşı iyimser olun”

Yaşadığımız çağın hızlı bir tüketim anlayışı ve hızlı bir hayat sürmeyi gerektirmesi nedeni ile günümüz koşullarında ne olursa olsun sağlıklı kalabilmek için ‘iyimser’ olmak durumundayız. Bu kural, toplumumuzda pek çok kişiyi kapsamasa da genel olarak kalp sağlığı açısından ve günümüz yaşam tarzı da göz önüne alındığında çok geçerli bir kuraldır. Çünkü insan kişilikleri kardiyolojide A ve B tipi olarak ayrılmaktadır. A tipi kişiler; gergin, asabi, çabuk hareketlenen ve tepkileri orta-yüksek düzeyde olan kişilerdir. B tipi kişilik ise; daha sakin, olan ve bitenleri daha sabır, tolerans ve düşük tepki düzeyi ile karşılayan kişilerdir. Yapılan çalışmalar ve klasik kardiyoloji bilgileri bize A tipi kişilerde daha fazla koroner damar ve kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu göstermiştir.

2- “Aileniz ve çevrenizle kaliteli zaman geçirin”

Kalp hastalıkları yönünden diğer bir sıkıntılı durum ise; yalnız kalmak ve sosyal ortamdan uzak bulunmaktır. Yapılan çalışmalar; kişinin anksiyete ve depresyon düzeyi ile kalp krizi riski arasında istatistiksel bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle sosyal ortamlardan uzak kalmamak ve kalp hastası olunsa bile “Bu hastalık niye gelip beni buldu?’ diye düşünmek yerine, bu hastalıkla birlikte yaşamayı öğrenmek önemlidir. Böylece ilk olarak beden ve ruh dengesi, ardından da kalp sağlığı korunmuş olur. Ruh sağlığı anlamında kendini iyi hissetmek, daha sağlıklı ve uzun süre genç kalmayı da beraberinde getirmektedir.

3- “Düzenli sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin”

Günümüz tıbbı bizlere hastalıklardan korunma ve erken teşhis konusunda yeni teknolojik gelişmeler ışığında birçok erken teşhis fırsatı vermektedir. Hastalıklara hücresel, hatta genetik düzeyde tanı konabilmektedir. Ancak ne yaparsak yapalım, bazı hastalıklar ailevi genetik şifremizde saklı bulunan yazılıma bağlı olarak bizi bulabilmektedir. Ancak sağlığımızı koruma ve sağlık risklerini takip etme konusunda hassas davrananlara, bu tür kötü piyangolar daha seyrek vurmaktadır. Her insan ne yazık ki; beden ve ruh sağlık durumunu tam olarak değerlendirememektedir. Genellikle vücudumuzda bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ettiğimizde ve sağlığımızı kaybettiğimizde, neyi yitirdiğimizi, sağlığımızın önemini, ciddiyetini düşünmeye, konuşmaya başlarız. Bu nedenle 35 yaş üzerine çıkan bireylerde düzenli sağlık kontrolü yaptırmanın önemi çok büyüktür.

4- “Hazır gıdalar yerine taze besinleri tercih edin”

Hayat tarzımız (Uyku, günlük sosyal aktivite, stres yönetimi becerisi) sağlığınızı belirleyen temel faktörlerdendir. İlerleyen yıllar ile birlikte günlük olarak daha az kalori almayı ve daha fazla tüketmeyi hedeflemek gerekmektedir. Çünkü 35- 40 yaş üzerinde ‘can boğazdan gelir’ atasözü klinik çalışmalar ışığında tersine bir durum göstermektedir. Hazır ve raf ömrü uzatılmış gıdalar yerine taze ve temiz besinlerin tüketilmesi hedeflenmelidir. Taze sebze ve meyveler, bakliyat grubu besinler, tahıllar ve hayvansal ürünlerden dengeli bir şekilde tüketmeye özen gösterilmelidir. Her gün en az 2,5 litre su içilmelidir. Az yağlı, özellikle hayvansal yağlardan ve margarin türü doymuş yağlardan uzak duracak şekilde besinler tüketilmesi kalp sağlığı açısından daha uygun olacaktır. Taze sebze ve meyve tüketimi artırılarak kalp sağlığının korunmasına katkıda bulunulmalıdır.

5- “Şekerinizi ve uyku düzeninizi kontrol altında tutun”

Kan basıncı yüksekliği, şeker hastalığı ve uyku bozukluğu ile ilgili olan sorunların üzerine eğilerek gerekli tedavilerin uygulanması kalp sağlığı açısından çok önemlidir. Çünkü yapılan araştırmalar, günümüzde şeker hastalarını damarları hasta insanlar olarak kabul edip, buna göre takip ve tedavi açısından yaklaşmak gerektiğini göstermektedir. Kan basıncı yüksekliği de çok yaygın olup, toplumsal bir sağlık problemidir, genellikle hastaları sakat bırakarak üretimi düşürüp sağlık maliyetlerini artırmaktadır. Uyku bozuklukları ve özellikle uykuda solunum durması problemlerinin ise (Uyku-apne sendromu) koroner damar hastalığı, kalp yetmezliği ve ani kalp ölümlerinden sorumlu olabileceğini akılda tutmak gerekir.

6- “Kan değerlerinize dikkat edin!”

Kalp sağlığınızın korunmasında kan şekeri, iyi- kötü kolesterol ve kan basıncı gibi değerlerin belirli seviyelerde tutulmasının büyük önemi vardır. Gerekli ölçümlerin düzenli olarak yapılması ve sağlıklı insanlar için belirtilen aşağıdaki değerlere dikkat edilmesi kalp sağlığının korunması açısından gereklidir.

1- KAN ŞEKERİ <100 mg/dl
2- HbA1C <%5.5
3- TOTAL KOLESTEROL <200 mg/dl
4- HDL >45-50 mg/dl
5- LDL <160 mg/dl
6- TRİGLİSERİD <150 mg/dl
7- BEDEN KÜTLE İNDEKSİ <30 kg/m2
8- KAN BASINCI <140-90 mmHg
9- BEL ÇEVRESİ E:102 cm K:88 cm

Bu haber toplam 2465 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaç saat uykuya ihtiyacınız var?07 Kasım 2016 Pazartesi 23:06
  • Enerji İçecekleri Hepatit Riskini Artırıyor!07 Kasım 2016 Pazartesi 18:37
  • Depresyon Alzheimer riskini artırıyor21 Eylül 2016 Çarşamba 18:19
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim