• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C

İşyerlerinin Yeni Kâbusu: Mobbing

İşyerlerinin Yeni Kâbusu: Mobbing
Kişiler neden mobbing yapıyor olabilir? Mobbingciler kötü insanlar mıdır? Mobbing neden bu kadar yaygınlaştı? Mobbinge uğrayanların ortak özellikleri nedir?... İşte yanıtlar:

BEGÜM ÇELİKKOL/ HABERTURK.COM


Mobbing henüz yeni bir terim ama buna maruz kalanların sayısı hiç de yabana atılacak gibi değil. Hangi işyerine gitseniz mutlaka bunu yaşıyor. Özellikle rekabetin çokça olduğu medya, finans ve kamu kurumlarında çokça yaşanıyor. Amirler elemanlara, elemanlar diğer elemanlara psikolojik baskı uyguladıkça işyerlerinde verim düşüyor ve işten çıkarılmalar, istifalar söz konusu oluyor. Peki nedir bu mobbing? Nereden geldi? Neden mobbing uygulanıyor? Psikologlar, hukukçular yanıtladı...

Yaşam Koçu ve Kişisel Eğitim Uzmanı Çağlar Çabuk, mobbing konusunda şirketlere eğitimler veriyor. Ondan da mobbingi dinledik...

Kısaca mobbingi tanımlar mısınız?

İngilizce'den dilimize gelmiş bir kavram. Birini yıldırmak, birine gözdağı vermek, ona eziyet etmek, onu sıkıntıya sokmak anlamında. Psikolojik olarak da birini taciz etmek anlamına geliyor. Ayrıca iş yaşamında olan bu sürece diyoruz mobbing. Hayvan davranışlarını inceleyen uzmanlar tarafından da kullanılmış. Bir kişinin başka bir kişiye ya da bir canlının başka canlılara yapmış olduğu sistematik, kasıtlı ve onu incitecek bir davranış tarzı. Bunu yaparken de bir kasıt olması gerekir.

Kişiler neden mobbing yapıyor olabilir?

Bir sürü sebebi olabilir. Mobbingi yapan kişinin başka birine bile bile, kasten, onu üzecek, kıracak, hakaret edecek, onu yok sayacak bir davranış içine girmesinin sağlıklı bir sebebi olamaz. Bir hesabı vardır. Kişiyi kendi yerinde bir tejdit olarak görüyordur. Kendisinden güzeldir, bir kusuru vardır, engeli vardır, saçı, rengi, dili farklıdır. İş yapma biçimibe takılabilir. Kendine ait bir tarzı vardır ve öbürünün tarzıyla çok farklıdır. Gözünün üstünde kaşı var diye de mobbing başlayabilir.

Mobbingciler kötü insanlar mıdır?

Kötü olarak yorumlayamayız. İş yerini kendi yeri gibi sahiplenmiştir. O masa onun için çok önemlidir. Kendisini başka alanlarda ifade edemediği ya da kendini başka bir kimlikle sunamadığı için de mobbing yapıyordur. Oradaki düzenin onun istediği şekilde yürümemesi mobbingi sağlıyor olabilir. Mobbingcideki davranışta içte yatan birşeyi dışarıya çıkarıyor olabilir. Mobbingi uyguladığı kişinin başarılı olması bu yüzden göze batıyor olması da sebeplerden biridir. Çok normal, saygıdeğer, işine bağlı insanlar da mobbingci olabilir. Birileriyle çatışıyorlar. Bu insanlar içinde mağdurken mobbingci de olabilir. Bunu gelin-kaynana ilişkisine de benzetebiliriz. Kayınvalide kendi kayınvalidesinden çok eziyet görmüş olabilir. Mağdur edilir, kocasına karşı kötü gösterilebilir. Bir gün kendisi kayınvalide olduğunda aynısını kendi gelinine yapmaya başlar. Güç eline geçtiğinde onun intikamını almaya başlar.

Mobbingde tuzaklar da olabilir o zaman...

Elbette ki... Dedikodu, hakkını ararken herkesle bunu paylaşmak, her önüne gelenle her şeyi konuşmak. Yanınızdakiler sizin ağzınızdan çıkanları farklı bir şekilde aktarıp sizin elinizi zayıflatabilirler. Tuzaklar bunlar olabilir.

Bunları nasıl yenebiliriz?

Yasal bilinç gerekiyor. Şu an üç yasa var. Meclis gündeminde biri, Borçlar Kanunu. Bir tanesinde işveren iş yerindeki cinsel tacizi önlemekle yükümlü. Kadın ya da erkek işçiye yapılacak taciz engellenecek. Engellemezse cezai yaptırıma maruz kalacak. Yeni yasada kadın ve erkek kavramı ortadan kalkıyor ve sadece işçi kavramı geliyor. Cinsel tacizin önüne psikolojik taciz geliyor. Yani psikolojik ve cinsel taciz olacak. Bu AB müktesebatına göre çıkacak. Bunun yanısıra İnsan Hakları Kurumu kurulacak. Eziyet, işkence araştırılacak. Psikolojik olarak taciz de işkence alanına giriyor. İşyerlerinde mobbing oluyor mu diye araştırma yapılacak, yapılmalıdır da. Çalışma Bakanlığı'na şikayet geldiğinde özlük hakları kısmına bakıyor. Psikolojik anlamda baskıya maruz kalanların da araştırılması gerekiyor. Bunun kanıtlanabilir olması gerekiyor. Mevcut yasayla İş Kanunu'na göre kazanılmış davalar var.

Mobbing neden bu kadar yaygınlaştı?

Eti senin kemiği benim denilen bir gelenekten geliyoruz. Büyüğe, amire itaat ediyoruz. Koşulsuz itaat, her şeye boyun eğmek olmamalı. Bilinçli bir birey bunu yapmaz. Yasal anlamda bilinçli eğitimin yapılması gerekir. Mobbing verimi düşürür. Sistem çöker. Mesela büyük bir işyeri ve çeşitli illerde de yayılmış şubeleri olan bir işyeri. Ofiste idari kesimdekilerden biri bölge sorumlulardan birine tacizde bulunuyor. O kişiye demediğini bırakmıyor, ofiste sesli olarak hakaretler, bağırmalar oluyor. Herkesin önünde olan şeyler. İşyerindekiler de bağırılan kişiye cephe alıyor, susuyorlar, duymuyorlar ve görmezlikten geliyorlar. Bir süre sonra mağdur olan kişi işini yapmıyor, hata yapıyor, performansı düşüyor. Patron da amire inanıp, "Sen düzgün çalışmıyorsun" diyor. Çünkü ortamın farkında değil. Bu bölgeden verim kalkıyor. İşveren mutlaka eğitim almalı bu yüzden. Olaylara sakin biçimde müdahale etmeli.

Mobbinge uğrayanların ortak özellikleri nedir?

Son derece cevval, kendisini ortaya koymak isteyen, çalışkan, işine inancı olan, tuttuğunu koparan kişiler. Böyle olunca terfi almak istiyorlar, kariyer yapmak istiyorlar. Hedefleri var. İş bakımından iyi olabilirler. Kişinin eğitimine ve mesleğine yönelik saldırılar görebiliyoruz. İşyerinin eğitim ortalaması yerli üniversite ya da lise düzeyindeyse, mağdurun yüksek lisans yapmış olması ayrışmasına sebep olabilir. Tam tersine açıköğretim mezunudur, herkes yüksek puanlarla mezun olmuştur. Kişisel özelliklerden dolayı da mağdur olabiliyor. Şivesi, rengi, giyim tarzı da mobbinge neden olabilir. Mobbinge uğrayandaki özellikler mobbingcide yoksa da bu olabilir. Bunun sağı, solu yok.  Para kazanmak için daha fazla yırtınmamız lazım. Rekabet var. İnsanın olduğu her yerde var bu.

Kıskançlık da sebeplerden biri olabilir mi?

Olabilir. "Benim yerimde gözü var", "Benim yerime gelebilecek biri o", "Ben bu kadar emek verdim, o benim koltuğumu alacak" kurgulanabilir. Bir insan işini iyi yapıyorsa kendisine güveniyorsa tehdit olmaz. İşverenin yapacağı şey çalışma ortamını düzenlemesi lazım.
Bir bireye destek vermeli. Bunu yaparken resmin bütünü de ihmal edilmemeli.

En çok hangi yaşlarda karşılaşılıyor mobbingle?

Bizde stajyer kavramı hala çok farklı. Fotokopi çektirilen, basit işler verilen eleman konumundalar. Oysa ki stajyerler, işi öğrenen konumunda olmalıdır. Stajyerlikten sonra çalışmaya başladığımızda hala işi öğreniyor konumunda oluyoruz. Bundan beş yıl sonra 25'i devridikten sonra mobbinge uğruyoruz. Kadınlar çok fazla uğruyor. Kendilerini anlatabilme becerileri çok daha fazla. Empatik iletişim daha fazladır kadınlarda. Erkekler de uğruyor ama erkeklerde aile sorumlulukları fazla olduğu için ifade etmiyorlar.

Hangi meslek gruplarında karşılaşılıyor?

Finans ve sigortacılık sektöründe. Gün sonunda kota doldurmanız gerek. Rekabet ortamı var. Kamu kesiminde fazlasıyla rastlıyoruz. Burada koltuk sevdası var. Koltuk o kadar güç veriyor ki... Kamuda öğretmenlerde çok oluyor.

Medya kurumlarında da çokça duyuyorum ben bunu...

Evet, çünkü orada da çok fazla insan çalışıyor. Özellikle imla kurallarına bakıldığını gözlemledim. Bir kişinin Türkçesi bozuksa, hatalar yapıyorsa cümleleri ifade ederken işveren olarak bir eğitim düzenlenmeli. Buradaki sorun neredeyse çözüme gidilecek. Kötü muameleye gerek yok. Mutlaka engellenebilir. Kişide davranış bozukluğu yoksa mobbingci de uyarıları idrak edecektir.

HUKUKSAL PROSEDÜRLER NELER?

Avukat Metin İriz, mobbing ile ilgili davalara bakıyor. Bize mobbingin hukuksal yönünü anlattı...

"Mobbingi iş yerinde psikolojik psikolojik taciz, yıldırma, baskı veya terör olarak nitelediğimizde mağdura yönelik bir dizi disiplin suçu veya ceza hukuku açısından taciz, iftira, cinsel taciz, hakaret, yaralama sonucu yaratan fiildir. Dolayısıyla Mobbing, Türk Ceza Kanunun 94.maddesindeki “bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel ve ruhsal yönden acı çekmesine neden olan işkencedir, eziyettir.” Mağdur tedavi olmak üzere doktora gittiğinde konulan teşhis, bu fiiller eğer fiziksel bir rahatsızlık yaratmamışsa genellikle ruhsal yönden travma sonrası stres bozukluğu veya depresyon olmaktadır.

Mağdur yaşadığı olayları, kendisine yönelik fiilleri not etmeli ve bunları yakınları ile paylaşmalıdır. Bu fiillerin yarattığı psikolojik veya fiziksel rahatsızlığı doktora anlatmalı ve belgelemelidir. Mobbing Türk Hukukunda, bu başlık altında tanımlanmamıştır. Ancak farklı suç veya haksız fiil olarak nitelenmekte olan bir olgu olarak karşımızda durmaktadır. Ceza ve tazminat hukuku disiplin alanına girmekle herkes bu durumda sanık veya mağdur olabileceği gibi davacı veya davalı da olabilir. Özellikle belirtmek istediğim, mağdur maruz kaldığı fiilleri not almalı, belge toplamalı veya belge yaratmalıdır. Hukukumuz açısından doktor raporu aksi ispat edilinceye kadar belge delil olduğu için kati delil olarak hak kazandıracaktır. "

SAYISAL VERİLER

Şubat 2010'da yapılan araştırmalara göre mobbinge uğrayan kadınların oranı yüzde 68 iken, erkeklerin oranı yüzde 35. Araştırmaya göre 21-30 yaş arasında mobbinge uğrama oranı yüzde 38 ile en yüksek oran. Daha çok üniversite mezunları buna maruz kalıyor. Oranları ise yüzde 58. Mobbinge uğrayanların maaşı ise 1500-2500 arasında. Özel sektörde yüzde 80 oranında görülürken kamu sektöründe bunun oranı yüzde 28. Katılımcıların yüzde 75'i ilk kez mobbinge uğramıyor. Mobbingi en fazla amirler yapıyor.

MOBBİNGİN ETKİLERİ

Stres, gerilim, kas ağrıları, sinirlilik, endişe, uykusuzluk, bitkinlik, ürkeklik, saldırganlık, paranoya, kendine güveni kaybetme, geçici depresyon, tükenmişlik, fazla yemek yeme ya da iştah kaybı

Klinik Psikolog Sinem Demir de işin psikolojik yönünü bizimle paylaştı...

Duygusal tacize uğrayan kişi ne şekilde etkilenir?

Duygusal tacizi uygulayan lider ve o liderin takipçileri ile ilişkinizin tarihi ve hayatınızın hangi yönlerini/ne ölçüde etkileyebilecekleri, duygusal tacize karşı mücadelenizde önemli unsurlardır. Sadece 1 haftalık tatil turunda duygusal tacize uğramışsanız, tatilden döndüğünüzde bir tecrübe kazanmış olursunuz sadece. İşyerinde ise, eğer o iş/işyeri için uzun süre emek vermişseniz, uzun süredir arkadaşınız olan iş arkadaşlarınız, örneğin yeni gelen müdürün yıkıcılığının rüzgarına kapılarak, sizin mobbing'e uğramanıza göz yumuyorlarsa, duygusal tacizi daha derinden hissedersiniz. Eşinizinin kardeşlerinin ve eşlerinin yaşadığı bir aile apartmanında duygusal tacize uğruyorsanız, eşiniz bu duruma karşı duyarsız kalıyorsa, hatta onları destekliyorsa, mobbing sizde travmatik etki bırakabilir. Duygusal taciz konusunda bir farkındalığınız yoksa, ilk tecrübeniz ise, zamanınızın çoğunu 'duygusal taciz'in yaşandığı ortamda geçirmek zorundaysanız ve etrafınıza bu durumu tam olarak açıklayamıyorsanız, travmatik bir sürece girmeniz yüksek olasıktır. Travmatik süreçte sabahları, 'acaba bugün ne yapacak(lar)' diyerek uyanırsınız, akşam uykudan önce düşündüğünüz de o gün maruz kaldıklarınızdır. Sürekli kafanızdan 'artık onlara şunları söyleyeceğim' diye geçirirsiniz ancak o anlar geldiğinde, adeta gardınız düşer. Genel kişilik özelliklerinize göre 'ben iyiyim, etkilenmiyorum' mesajı vermek için yoğun içsel enerji sarf edebilir; diğer yandan ağlamaklı, yalnız, sıkıntılı... vs hissedebilirsiniz.

Eğer kişiler mobbinge uğrarsa neler yapılabilir?

Öncelikle 'durum-hasar-gelecek tespit çalışması' yapmak gerekir. Maruz kaldığınız durumu, uzman bilgisi veya yardımı ile adım adım deşifre edip, sizinle ilgili olan ve olmayan kısımları analiz ederek, travmatik süreçten uzaklaşmanın ilk adımını atarsınız. Yaşadığınız sürecin adı doğru konulursa, travmatik süreçten çıkmak da kolaylaşır. Bilmek, anlaşılmak ve destek görmek, en etkili terapilerin bile ana unsurlarıdır. Durumun adını koyduktan sonra, duygusal taciz yaratan kişilere 'fiziksel-duygusal mesafe koyma' konusunda yapılacak muhasebe devreye girer. İşyerinde durum katlanılmaz bir boyutta ise, en tepedeki 'zirve lider' bu duruma müdahale edemişse (veya mobbing'i uygulayan o ise), yapılacak en iyi hareket, yasal yollara başvurmaktır. İlerleyen zamanlarda aklınıza geldikçe öfkelenmek yerine, hakkınızı hukuki yollardan arayabilirsiniz. Bir aile apartmanında iseniz, bir grup tarafından sistematik olarak duygusal tacize uğradığınıza eşinizin de hak vermesi ve size destek olması şart. Mobbing konusundaki yazılarla, size yapılanları yazdığınız bir günlükle veya bir çift terapistinden yardım alarak, durumun ciddiyetini ona anlatabilirsiniz. Bundan sonrasında, o kişilerle olan görüşmelerinizi minimuma indirmeye, hatta oturduğunuz evi taşıma aşamasına kadar gidebilir. Kısa süreli (biteceği kesin olan), duygusal yatırımın az olduğu/hiç olmadığı gruplarda yaşanan ("survivor adası"nda veya tatillerde tesadüfen oluşan gruplarda) mobbing'e uğrandığında, keskin bir duygusal mesafe koymak gerekir. O kişilerin sataşmalarına, gözmezden gelmelerine (içinizden) duygusal tepki vermemek, onların kurguladığı 'gerçekliğin' dışında kalmanın en iyi yoludur. Yoksa, sanki onların dünyası, sizin bütün dünyanızmış gibi olur, o dünya da her an başınıza yıkılır gibi hissedersiniz.Üzgünlüğünüzü ifade ettikçe veya onlarla söz dalaşına girdiğinizde, yıkıcı grup gittikçe daha da yıkıcılaşır; adeta durumunuzdan haz almaya başlarlar. 'Bazı insanlar, duygusal olarak yeterince olgunlaşmamıştır, onlardan iyi/ılımlı/adil olmalarını beklemeyeceğim' kararını vermek, yanlış beklentilere girip duygusal mesafenizi korumanıza yardımcı olabilir

Bu haber toplam 1830 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim