• BIST 108.434
  • Altın 151,492
  • Dolar 3,6547
  • Euro 4,3288
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

İSRAİL’E DOĞRU BİR TAŞ ATABİLMEK

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Geçtiğimiz yıllarda bir karikatür görmüştüm. İsrailli ve Filistinli iki çocuk konuşuyorlar. İsrailli çocuk söylüyor “Benim babam sizin şeytan olduğunuzu söylüyor.”  Filistinli çocuk cevap veriyor: “Benim babam böyle bir şey söylemiyor çünkü senin baban benim babamı öldürmüştü.”

Gazze’de İsrail’in asker sivil ayırımı yapmadan acımasız bir hava saldırısını yaşadık. 300 civarında insan öldü. Bunlar arasında kadın ve çocuklar da vardı.

Öncesinde Hamas’ın füzeyle savaşı başlattığı söyleniyor. Doğruluğu şüpheli ama doğru olsa bile İsrail sivilleri hedef yapmayacak bir operasyon yapabilirdi ama neden yapmadı? Zaten Hamas ve Gazzeliler ambargo nedeniyle savunmasız ve korumasız bir durumdalar.

İsrail barış sürecini hep sabote ediyor, İsrail Savunma Bakanı Barak “Şimdi savaş zamanı” diyerek fütursuz bir tavır gösteriyor. Kutsal Tapınak’ın geri alınma günü savaş başlatılıyor. Demek ki dini idealler ve beklentiler belirleyici rol oynuyor. Vaad edilmiş Ortadoğu toprağı hedefi çok açık gözükmeye başladı.

İlginçtir saldırı Yahudi inancına göre kutsal bir günde yapıldı. Hanuka gününün özelliği Wikipedia da şöyle geçiyor; Kudüs'te bulunan Tapınak IV. Antiochus (Antiyokus) tarafından ele geçirildi. Talmud'a göre Makabeler Tapınak'ı geri aldılar. Tapınağı Tanrı'ya yeniden adadıklarında....”  İsrailliler, 2008 yılının  Hanuka gününde de savaş başlatarak tapınaklarını alma yolunda bir adım atmış oldular.

İsrail’in  dünyanın Ergenekon’u olduğu anlaşılmaya başladı. Tıpkı Ergenekon örgütü gibi terör ve şiddetle besleniyor.

Veli Küçük’ün ve Kırmızı Kitabı’nın Şaman Türk Geleneğini canlandırmaya çalıştığı bilinmektedir. İsrail’de ‘Tanrı’nın Evrensel Devleti’ için acımasızca hareket edebiliyor. Çünkü savaşları kutsal amaç için.

Amerika henüz daha İsrail tarafından kullanıldığını fark etmedi. Bizim Ergenekoncular da siyaseti ve orduyu kötü bir şekilde kullanmışlardı. İsrail de dünyayı medya ve para ile yönlendirmeye çalışıyor.

Soruların ve yaşananların cevabı Yahudi kimliğinde saklı. Antisemitizm yapmadan Yahudi milletini tanımamız gerekiyor. Konuyu dinler, medeniyetler ve tarih üstü durarak incelemek gerekir.

Yahudiler kendilerini nasıl tanımlıyorlar ve kendilerini nasıl biliyorlar? Tarihsel özgeçmişleri nasıl? sorularına cevap vermeye çalışalım. Tevrat ve Talmut gibi kaynaklarından elde edilen bilgiler bile bir çok şeyi aydınlatabilir.

Özetle Yahudiler kendilerini kutsal metinlerinde de yazıldığı gibi seçilmiş özel ve önemli bir millet olarak tanımlıyorlar. Yahudi olan bir kişinin ancak torununun tam Yahudi olabilme kuralı dikkat çekicidir. Diğer milletleri ötekileştirirler.

Yahudiler sıradan olmaktan korkarlar. Bunun için çok çalışırlar. Diğer insanları öteki kabul edip değersiz gördükleri için bir İsrail askeri ölme ihtimalini gidermek için düşmanının çocuğunu öldürmeyi doğal kabul ederler.

Hak duyguları kendilerine yöneliktir. Kayırılması gerektiği, kendisine ayrıcalık yapılması gerektiği ile ilgili yüksek beklenti içindedirler. Özel kuralları olan kendi cemaatlerinde gurup sadakati çok önemlidir. Çıkarcılıkları nedeniyle başkalarını anlayamazlar. En iyiyi hak ettiklerini düşünürler. Para, şöhret, güç, başarı için yaşarlar. Tanrı’yı (Yehuda) kıskanç özellikli olarak tanımlarlar. Kıskançlığı doğal kabul ederler.

Hitler yukarda saydığım özellikleri nedeniyle Yahudi’lerden nefret ediyordu. İngilizler’in fitne siyaseti sonucu tarih tekerrür etti. Bekledikleri Mesih’in gelip son büyük kırallıklarını kuracaklarına sadece kendi dindarları değil siyasi olarak inandıkları anlaşılıyor.

Peki Filistinliler neden başarısızlar?

Yıllar önce Selahaddin isimli Arap kökenli bir filim izlemiştim. Tam bir Arap ırkçılığı vardı. Selahaddin Eyyubi’yi Kürt olarak değil Arap olarak tanıtıyordu. Tarihi bu derece çarpıtan bir Arap tarihini okuyan Filistinliler’in neden başarılı olamadıkları, kaderin onlara yardım etmemesi şaşırtıcı değil.

Hamas liderinin hemen intikamdan söz etmesi tam bir tuzağa düşmektir. İsrail devletinin savaş alanı ve savaş kuralları kendisinden olmayana acımasızlığın, şiddetin, kana susamışlığın ve zalimliğin geçerli olduğu bir alandır. Hamas İsrail gibi kötülüğe aynı kötülükle karşılık verirse İslamiyetin kurallarını çiğnemiş olur. Arap dünyası Selahattin gibi adil dövüşen ve sözünde duran bir karakter sunamadı. Yaser Arafat gibi şiddeti onaylayan bir lider çıkardı.

Zalimlerin savaş alanına girdiğinizde, onlar kadar zalimlik ve kötülük yapamıyacaksınız. Bunun için kendi kurallarınızın geçerli olduğu savaş alanına düşmanı çekmeniz gerekir.

Hamas’ın İsrail’i kendi savaş alanına yani fikir ve diplomasi savaşına çekip azim ve sebatla beklemesi gerekiyordu. Dünya kamuoyunu yanına alabilecek şeyler, insanları düşündürtecek adımlar atması gerekiyordu. Dünya kamuoyunun baskısı ABD ve İsrail’i durduracak tek kuvvettir.

Hamas rahmetli Alia İzzetbegoviç’in siyasetini gütmelidir. İzzetbegoviç mazlum ve mağdur olduğunu dünyaya anlattıktan sonra 1995’de Dayton antlaşması imzalandı. Sırplar’ın Srebrenitsa zulmünü gören dünya, Sırplar’ı durdurdu.

Eğer İzzetbegoviç İslam’a ve insanlığa uymayan intihar bombacılığı veya Sırp sivillere saldırılar düzenleseydi haklıyken haksız olacaktı. Hak mücadelesi hak yollarla yapılırsa zaten zamanla kader kapıları açılıyor.

Peki biz ne yapacağız? Dayton antlaşmasını hızlandıran olaylar, Sırp katliamı ve kimyasal silah kullanılma söylentisi üzerine Türk insanının spontane Taksim meydanı ve Ankara Kızılay’da kalabalık bir yürüyüş yapmasıydı.

ABD ve Batı İslam dünyasından vazgeçemez, Müslüman coğrafya kamuoyunun ciddi demokratik tepkileri çok şeyi çözer.

İslam Coğrafyası büyük bir sofra, sofranın başındaki Müslüman liderler dünyalık peşindeler ve cesur değiller veya basiretleri bağlanmış ciddi bir tepki verme bilincinde değiller.

Ancak ABD ve Batı bu sofradan vazgeçemez, Müslüman kamuoyunun heyecanlı, ciddi, demokratik, kararlı ve sürekli tepkileri oyunu bozacak güç olarak tek yoldur. Bu yol zor ama en güvenli ve erdemli yoldur. Bize bu yakışır.

İstiklal savaşımızda Anadolu’da başta Denizli Müftüsü olmak üzere bütün kanaat önderleri yönlerini İzmir’e dönüp birer taş atmışlardı. Bu azim ve irade zaferin temelini oluşturmuştu.

Bizde çocuklarımızı alıp bunu yapabilmeliyiz.

Bu yazı toplam 2498 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
selen yıldırım
2009-01-05 20:46:34
ne yazık...
ne yazıkki biz bu olaya tepki gösteremiyoruz..iiran gazze israile mezar olacak gibi özgün düşüncesini söyleyebilirken burda halkın isyan ederken söylediği şeyleri biizm başa getirdiğimiz devletimiz söyleyememekte,buda ne yazııkki türkiyenin tam bağımsız olmadığının en acı göstergelerinden biri...
Oğuzhan Özdemir
2009-01-01 15:06:33
oguzhann_ozdemir@hotmail.com
Hamas terörist bir örgüt değildir, Hamas toplu katliamlar yapmak amacı güden bir örgüt değildir. Bunu yapmak istese idi, şimdiye kadar İsrail'deki hastahane,okul, anaokulu, evler, iş yerleri, meclis ve her yerine İsrail gibi bomba yağdırır, füzeler atardı. Füzeleri nasıl attığı ve nerelere attığına bir bakın! İsrail'i geri püskürten Lübnan'daki Hizbullah ve Hamas'ı Amerikan merkezli El Kaide gibi göstermeyi bırakın artık. İran gibi olmaya özen gösterin. İran dışında hiçbir devlet şuan gerektiği gibi davranmıyor. Çünkü Türkiye dahil Arap ülkeleri Amerikan kölesidir, İsrail destekçisidir! AKP ve öncekiler de ABD ve İsrail destekçisidir. Konya'da israil uçakları uçmaktadır, tatbikat ve çalışma yapmaktadır, Erbakan'ın izni ile Türkiye ile İsrail arasında imzalanan anlaşma gereği. İncirlik üssü de herhalde Filistin'e ait değil,Amerika gibi milyonları katleden bir teröristin üssü. İsrail ve Amerika elçilikleri kapatılmalıdır, İsrail devlet olarak tanınmamalıdır, incirlik üssü kapatılmalıdır ve diğer yabancı kullanıma açık izinler kaldırılmalıdır,natoya tepkili olunmalıdır! Bunlar yapılmadan buradan Hamas'a laf atmak ahmaklıktır, ona buna lanet okuyanlar bunlara lanet okusunlar. Ama bu lanet kendilerine gelecektir kendi oyları ve ülkesi,hükümetleri sebebi ile. Hamas'a gelince Kassam tugayları israil'in dört bir yanını yerle bir etse yazık değil mi, ama Filistinliler, Lübnanlılar, Iraklılar toptan katledilsin, alkış tutulur, israil ve Abd müttefik olunur. Diğerleri terörist grup olur ve dışlanır. İsrail'i destekleyenler İsrailliler değil mi 1948'den beri? Peki Bu halk bu olanlar karşısında ayaklanmıyor ve kendi pislik hükümetini destekliyorsa nasıl masum oluyor? Ben Hamas onları katletmeli demiyorum, ama Hamas tüm Filistinlileri katletmeye devam eden bir ülkeyi durdurmak için onlar gibi karşılıklı savaşırsa bu siyonist İsrailliler'i kayırmamızı farz kılmaz. O zaman dursun bu savaş! Bitsin artık! Yahudiler atsınlar ellerinden boktan inançlarını! kendilerini üstün ırk olarak görmeyi,diğer insanları hayvan gibi görmeyi ve Nil'den Fırat'a kadar olan toprakları istemeyi bıraksınlar! Bu mümkün mü, Asla! Çünkü bunu onlara kendi tanrıları emretti ve verdi! Peki bu mantıkla yaşayan Yahudilerin bir de utanmadan destek vermeleri ve israil ordusunun ve hükümetinin yaptıkları füze ile durdurulamaz mı! Elimde olsa ben durdururum! Çünkü durdurulmadığı takdirde milyon insan daha katledilecek! Elimde olsa İsrail Hükümeti ve ordusunu yok ederim! Ama elimde değil, elinde olan biz müslüman ülkeler ve orduları da savaşmıyoruz, savaşmazken iran gibi bile bağımsız olmak ve İsrail,Abd karşıtı olmak istemiyoruz. ve olmayanlara oy veriyoruz. Lanetler okunması gerekenler elbette ABD, İsrail ve pis Araplar öyle değil mi? Biz Türkler çok mübarekiz....
selen yıldırım
2009-01-01 11:24:48
!!
yorumlarımız nenden yayınlanmıyor???
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim