• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 15 °C

İnternetle Yayılan Tehdit: Siberkondria

İnternetle Yayılan Tehdit: Siberkondria
Günümüz koşullarında hastalık kaygısı, internetin önemli bir aktör olduğu ruhsal bir rahatsızlığa dönüştü. İnternet kullanımı ile hastalık kaygısının pekişmesi olarak açıklanan “siberkondria”, ismini bu dönemlerden alıyor.

İnsanların internetteki bilgilerle kendi kendine tanı koyarak kaygı bozukluğu yaşamasına sebep olan siber tehdit hakkında bilgi veren Psikiyatri Uzmanı Dr. Meral Akbıyık, internetin kaygıları arttırdığını söylüyor. 

Dr. Meral Akbıyık, hastalık kaygısı bozukluğu yaşayan kişilerle ilgili olarak, “Kişilerin bedensel yakınmalara verdikleri tepkiler birbirinden farklı. Bu yakınmalar bazen kişiyi hastalıkla ilgili düşünüp durmaya sonrasında da sağlıkla ilgili davranışlarda aşırılıklara itiyor” diyor.

Kimi zaman kaygıların doktor başvurusundan kaçınmaya sebep olduğunu, kimi zaman ise tekrarlayan doktor ziyaretlerine rağmen kişinin vücuduyla ilgili kaygılarının ortadan kalkmadığını belirten Dr. Akbıyık, “Hastalıkla ilgili uğraş devam ederken internet devreye giriyor ve hastalık kaygısına siber bir özellik katıyor. Siberkondria hastalığında kişilerin internette karşılaştıkları bilgiler kaygıyı artırıyor, kişi artık daha muhtemel rahatsızlıklar yerine en ciddi, en kötü seyirli hastalıklara yoğunlaşıyor. Günlük uğraşları ikinci plana atıyor, sohbetleri hastalıklarla ilgili kaygı üzerine yoğunlaşıyor. Bu kapsamda siberkondria, hayatın pek çok alanında işlevsellik kaybı yaşanmasına da sebep olabiliyor” ifadesini kullanıyor.

BASİT BİR ENFEKSİYON KANSER SANILIYOR

Sürekli vücudunda yanlış giden bir şeyler olduğuna dair kaygılar taşıyan kişi, bu belirtilerin çok ciddi bir hastalık olduğuna inanıyor. Dr. Meral Akbıyık, kendi bedensel şikayetleri ile ilgili internet ortamında araştırma yaparak birçok tanı ile karşılaşan siberkondria hastaları hakkında şunları söylüyor: “Öksürük şikayeti olan kişi basit bir solunum yolu enfeksiyonu yerine akciğer kanseri olduğu, başı ağrıyan kişi yorgunluk yerine beyin kanaması geçirdiği ile ilgili ciddi kaygılar yaşayabiliyor. İnternet araştırmaları sıklaşabiliyor, en kötü senaryoyu destekleyen tüm bilgiler gerçekçi kabul ediliyor, daha olası açıklamalar ise göz ardı ediliyor. Bu durum sağlıkla ilgili kaygıları besleyen bir yöntem olarak hastalık kaygısı bozukluğunun kısır döngüsünü tamamlamaya yarıyor.”

ÇOĞUNLUK ‘SAĞLIK’ ARAŞTIRIYOR

İnternet kullanım biçimleri ve kaygı duygusuna etkileri ile ilgili yapılan birtakım çalışmalara değinen Dr. Meral Akbıyık, araştırmalarda dikkat çeken verileri şöyle anlatıyor: “2006 yılında Amerika’da internet kullanım biçimleri ile ilgili yapılan bir araştırmada, internet kullanıcılarının yüzde 80’inin sağlıkla ilgili internet araması yaptığı belirleniyor. 500 kişinin katıldığı bir diğer araştırmada ise, internetten alınan bilgilerin grubun yüzde 40’ında kaygıyı artırdığı, yüzde 50’sinde ise azalttığı sonucuna ulaşılıyor. Araştırmacılar bazı katılımcılarda kaygı artışı yaşanmasının sebebinin edinilen bilgilerden faydalanma biçimleriyle ilgili olduğunu düşünüyor.”

GÜVENİLİR SİTELER TAKİP EDİLMELİ, MUTLAKA DOKTORA BAŞVURULMALI

İnternette yapılan araştırma sonucunda sıradan bedensel belirtilerin ciddi hastalık tanısıyla ilişkili olduğuna dair asılsız bir inançla yoğun kaygı yaşayan siberkondria hastalığıyla ilgili Dr. Meral Akbıyık, şu tavsiyelerde bulunuyor: “İnternet üzerinden hastalıklarla ilgili araştırma yaparken ilk olarak güvenilir siteleri takip etmek gerekiyor. Edinilen bilgilerin gerçeklik ihtimallerini değerlendirmek, bilgilerin gerçeğe uygun olup olmadığını sorgulamak ise kaygıyı kontrol altında tutmak için en önemli etkenler olarak görülüyor.”

Sağlıkla ilgili yoğun kaygı yaşayan ve gün boyu internet üzerinden araştırmalar yapan kişilerin kaygı duydukları belirtilerle ilgili bir doktora başvurabileceklerini söyleyen Dr. Akbıyık, “Doktor önerilerine uyulması ve süreklilik sağlanması gerekiyor. Gerekli muayene ve tetkikler sonrası hekimin ciddi bir rahatsızlık olmadığına dair bilgi vermesi kaygının azalmasını sağlamıyorsa psikiyatrik destek gerekli oluyor. Artık bedensel belirtilerden çok, bu belirtileri yorumlama biçimini ele alan psikoterapi yöntemleri ve psikofarmakolojik müdahaleler de etkili oluyor” diyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3194 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Vajinismus Hastalarının 8 Fobisi22 Ocak 2017 Pazar 13:40
  • Antidepresanlar Boşanmayı Etkiliyor11 Ocak 2017 Çarşamba 20:20
  • Psikiyatrik Tedavide Beyin Chek-Up'ı Önemli10 Kasım 2016 Perşembe 07:41
  • Akran Zorbalığının Nedeni?07 Kasım 2016 Pazartesi 19:33
  • ANKSİYETE BOZUKLUKLARI31 Ekim 2016 Pazartesi 18:11
  • Fobik Misiniz?28 Ekim 2016 Cuma 16:28
  • Doç. Dr. Zehra Betül Yalçıner 'Nöropsikiyatri Günleri'14 Ekim 2016 Cuma 18:15
  • Ruh Sağlığınızı 10 Adımda Korumanın Yolu13 Ekim 2016 Perşembe 19:04
  • Mevsim Geçişi Uykusuzluğu Tetikliyor!30 Eylül 2016 Cuma 17:01
  • Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!28 Ağustos 2016 Pazar 22:56
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim