1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. İnternet Sohbetleri Aileleri Yıkıyor

İnternet Sohbetleri Aileleri Yıkıyor

Moralhaber.Net Yazarı Psikolog Berrin Göncü internet arkadaşlıklarını konu alarak bir ailenin nasıl yıkıldığını kaleme aldı.

A+A-
Moralhaber.Net Yazarı Psikolog Berrin Göncü internet arkadaşlıklarını konu alarak bir ailenin nasıl yıkıldığını kaleme aldı. Göngü, masum gibi görünen sohbetlerin ardından başlayan dertleşmeleri ve sonrasında yaşanan aile facialarından örnekler vardi. Açık uyarılarda bulunan Göncü, tüm yaşananlardan sonra kalpte oluşan duygusal kirliliğin temizlenmesinin ne kadar güç olduğunu şu cümlelerle anlattı:

Yolunu şaşıran sadece kuşlar mı?

Her şey o masum! internet görüşmeleriyle başlamıştı. Evliydi ve çocukları vardı. Çok da güzel bir hanımı vardı. Maddi kazançları da çok iyiydi. Güzel bir evi, iyi bir mesleği olan eşi, sağlıklı ve güzel çocukları… Üstüne üstlük dini inançlar konusunda hassas ve gayretli bir aileydi.

Bir dönemde, eşlerden biri internette çok fazla zaman geçirmeye başladı. Ardından, internette sanal sohbet ortamında başlayan (karşı cinsten) eski bir arkadaşıyla başlayan dertleşme zamanla dostluğa dönüştü. Bir gün, elektronik posta adresindeki mesajı okuyan eşinin şüphelenmesiyle her şey çorap söküğü gibi kısa zamanda açığa çıktı. Aile sarsılmıştı. Bir deprem yaşamaktaydı.

Bir uzman olarak dinlediğim, tanık olduğum bu ve benzeri evlilik öyküleri içimi acıtmakta, canımı fena halde yanmakta, beni uzun uzun düşündürtmekte…

Geri dönemeyen güvercinler

Yakın bir zaman önce İzmir Posta Güvercinleri Derneği ilginç bir açıklamada bulundu. Cep telefonlarının yaydığı frekanslar kuşların yön bulma hislerine zarar vermekte. Hatta bazı güvercinler güzergahlarını şaşırarak ters istikamete gitmekte… Yani, yüzyıllardan beri haberleşmek için kullanılan güvercinler yön hatası yapıyor. Ne yazık ki, güvercinler gittikleri yerden dönemiyor ve yaşadıkları yeri bulamıyor.

Neden mi? Kuşların beynine doğal bir pusula yerleştirilmiş. Kuşlar yönlerini bu pusula ile yerin manyetik alanına göre bulmakta. Günümüzde elektromanyetik kirliliğin artmasıyla da, kuşlar yollarını şaşırıyor, yönlerini bulmakta zorlanıyor.

Pusulayı kaybedince…

Peki, sadece kuşlar mı yolunu şaşıran ve yönünü bulmakta zorlanan?

Elektronik posta (e-mail) yoluyla yapılan yazışmalar, internet sohbet ortamında yapılan sohbetler yani çetleşmeler (chat), cep telefonları aracılığıyla gönderilen kısa mesajlar… Aileyi yıkan bu elektronik gereçler biz insanların beynine ve gönlüne yerleştirilen doğal pusulaya da zarar vermekte ve aileleri parçalamakta, gönülleri yıkmakta, AİDİYET (mensubiyet, ait olma) duygusu harap olmakta…

Manyetik kirlilik duygusal kirliliğe yol açmakta

İşyerinden arkadaşı, iş gezisinde tanıştığı arkadaşı, ilkokuldan arkadaşı, üniversiteden arkadaşı ya da facebook aracılığıyla bulduğu eski bir dostu… 'Ne olacak ki birazcık muhabbetten canım?, Bunun nesi yanlış ki?' diye başlıyor duygusal kirlilik. Bu öyle bir kirlilik ki; malesef temizliği en zor yer olan kalpte uç veriyor.

Zamanla bu kirlilik kalbin tamamını kaplayınca normalleştirme yani kılıfına uydurma süreci başlıyor. Ardı arkası kesilmeyen mazeretlerse bu süreci takip ediyor. İşte o zaman ana yolunu ve istikameti yeniden bulma ihtimali de azalıyor.

Aidiyet duygusunu yitirince…

Ailesindeki aidiyet duygusunu yitiren bir eş;

Bireysel çıkarları,

'Hep ben' diyen narsist ihtiyaçları ve

Karşılanmayan beklentileri (!) için

Değer sistemini askıya alarak

Çıkmaz sokaklara girebilmekte,

Girdiği yollarda yaptığı hamleler esnasında silgisinin olmadığını hatırından çıkarmakta ve

Dolayısıyla aile üyesi olarak taşıdığı sorumluluğu yerine getirememekte…

Teknolojinin evliler için hazırladığı duygu tuzaklarına düşmemek için neler yapmalıyız? Ailemizde aidiyet duygusunu nasıl geliştirebiliriz sorusunun cevabını haftaya bırakıyorum ve diyorum ki

Bir gün enkaz altında kalmamak için

Aile üyesi olarak lütfen kimlerle konuştuğumuza ve kalbimizi nelerle doldurduğunuza dikkat edelim
Bu haber toplam 1921 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum