• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 2 °C

İNSAN VE SEMBOLLERİ

İNSAN VE SEMBOLLERİ
Carl Gustav Jung'un amacı nörotik bozukluklara yol açan kompleksleri ortaya çıkarmaktan çok rüyalar ve onların simge resimlerinden yola çıkıp, insanın ruhsal yaşam öyküsünü öğrenmektir

 

 

 

SELİM ÜNAL Radikal

Eserleriyle; psikoterapi, psikoloji, antropoloji, tarih, sanat ve beklenmedik şekilde doğa bilimleri araştırmalarını, insanın yüzeysel bir bilgiyle fark edebileceğinden çok daha fazla etkileyen Carl Gustav Jung'un, ölümünden hemen önce tamamladığı İnsan Ve Sembolleri, çağın dayatmasıyla 'hızla' kendisinden uzaklaşan bireye, bütünlüğünü yeniden kazandırma çağrısıdır.

Bugün insanoğlu kendisine yönelmiştir. Kendisini ve dış dünyayı nasıl anlamlandırdığı, kendisi ve kendisi olmayanla nasıl ilişki kurduğu üzerine yoğunlaşmıştır. Psike, ruh yada zihin denen şeyin ne olduğu sorusu, önünde durmaktadır. Modernizm 'birey'in ortaya çıktığı ama bir yandan da çıkar çıkmaz yittiği zemindir. Jung'unda işaret ettiği gibi bilinç doğanın bir ürünüdür ve henüz emekleme aşamasındadır. Belli tehlikeler karşısında kolaylıkla parçalanabilir. 'İlkel' insanlarda ruhsal bozukluğun en sık görülen şekillerinden biri onların 'ruh yitimi' diye adlandırdıkları bilinçliliğin şaşırtıcı bir şekilde bölünmesi, bilimsel dille 'dissosiyasyon' durumudur ve ileri uygarlığımıza hiç yabancı değildir. Jung, birçok doğa bilimcisi ve filozof, bilinçdışı bir psike'nin varlığını kabul etmenin, bir bireyde iki öznenin yada iki kişiliğin varlığını kabul etmek olacağını ve bunun mümkün olmadığını savunurken, bunun tamda bu demek olduğunu ve çağdaş birçok insanın bu şekilde ikiye bölünmüş bir kişilikten mustarip olduğunu, bunun patalojik bir semptom olmayıp, sadece nörotiklerde değil herkes de gözlenebilen bir gerçek olduğunu kabul etmiştir.

Jung'un amacı nörotik bozukluklara yol açan kompleksleri ortaya çıkarmaktan çok rüyalar ve onların simge resimlerinden yola çıkıp, insanın ruhsal yaşam öyküsünü öğrenmek ve anlamaktır. Yaklaşımının odağındaki 'Bilinçdışı' kavramı buradan temellenir. Bilinçdışı da sembol içeriklidir. Jung'un kitaba İnsan Ve Sembolleri adını vermesi boşuna değildir. İnsan zihni açıklayamadığı şeyleri sembolik bir hale getirir. Bütün dinlerin sembolik bir dil yada imgeler kullanmasının bir nedeni budur. Carl Gustav Jung'a göre rüyaların işlevi, gizlice rüya malzemesini üreterek, türlü etkilere maruz kalıp kendini savunamayan bilincin, bütün ruhsal dengeyi yeniden oluşturmasına yardım etmektir. Rüyalarda rüya görenin kişisel deneyimlerinden çıkartılamayan elemanlara da rastlanır. Jung bunlara 'arketipler' diyor. Bunlar aynı zamanda kolektif bilinçdışımızı oluştururlar. İnsan ruhu (psike) içinde bulunduğu vücut gibi tarihten yoksun bir varlık değildir, tıpkı vücudumuzun yapısının sürüngenlerin anatomik modeline dayalı olması gibi bu sonsuz eski psike de, ruhumuzun esasını oluşturur. Jung'un psikolojiye yaptığı en büyük katkılardan birisi psikeyi evrim tarihine yerleştirmek olmuştur. Arketip kavramı Jung'unda belirttiği gibi, rüya psikolojisi ve mitoloji hakkında yeterli bilgisi olmayanlarca yanlış anlaşılmaktadır, çalışmasında bu yanlış anlamalara da kapsamlı bi şekilde açıklık getirilmektedir.

İnsan Ve Sembolleri'nde, bilinçdışı çok katmanlı bir yapı olarak ele alınmıştır, burada, ego, kişisel bilinçdışı, kolektif bilinçdışı, anima-animus, gölge, self, ve İngmar Bergman'ında bir filmine ismini vererek göndermede bulunduğu, persona kavramlarını da açıklayabilecek kadar yerimiz yoktur. Bunlar kitapta açıklanmıştır. İnsan Ve Sembolleri Jung'un 'Bilinçdışına Giriş' bölümünden sonra çalışma arkadaşları ve takipçilerinin, Jung'un yaklaşımının diğer kısımlarını anlattıkları bölümlerle devam etmekte ve 'Bilinçdışı ve Bilimler' arasındaki ilişkinin incelendiği sonsözle bitmektedir.
İnsan Ve Sembolleri bir taraftan da şimdiyi tamamen kurgulayarak yaşamaya başlayan günümüz insanına, resimlerle, mitlerin, masalların ve sanatın artık bize çok uzaklarda kalmış semboller yüklü renkli çağında düşsel bir yolculuk yaptırmaktadır. Carl Gustav Jung'un, ısrarla gözettiği bilimselliği bir yana, asıl meramı doğasından gittikçe uzaklaşan insana, bunun yol açacağı tehlikeleri göstermek ve onu uyarmaktır. Bilinçdışı, bilinç alanı kendisine doğru genişlemezse, insanlığın felaketi, özüne yabancılaşan bu insanın bilinçdışından gelecektir. İnsanı ve insanlığı anlamak isteyenler için bir başucu kitabı İnsan Ve Sembolleri.

  • Kitapla ilgili Diğer Bilgiler
    C.G. Jung, Çeviren: Ali Nahit Babaoğlu, Okuyan Us Yayınları, 2007, 320 sayfa
Bu haber toplam 11734 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim