• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -3 °C

İlişkiler Farklı Ama Bitme Nedenleri Aynı!

İlişkiler Farklı Ama Bitme Nedenleri Aynı!
İnsanlar neden ilişkilerini yürütemiyor, neden kısa süre içinde ayrılık kararı alınıyor? Psikolog ve Aile Danışmanı Merve Savaşkan, ilişkilerin bitme nedenlerini anlatıyor…

Boşanma sayısının sürekli arttığı ve ilişkilerin çok sık şekilde bittiği bir dönemdeyiz. Heyecan duyduğunuz günler zamanla son bulduktan sonra, taraflar pembe gözlükleri olmadan tekrar birbirleriyle tanışırlar. Kimileri bir uyum yakalar, kimileri ben seni tanıyamamışım der, kimisi ise tartışmalarla, kavgalarla ilişkisini bir şekilde devam ettirir ya da bitirir. Herkesin seçimi, sevgiyi yaşayış biçimi farklı olsa da tek bir noktada hepsi aynıdır; tüm ilişkilerde kavgalar ve tartışmalar olmazsa olmaz. Peki, neden bu kadar çok sevdiğiniz kişiyle kavga ediyorsunuz? Anlaşamamaktan mı? Hayır! 

İLİŞKİLER NEDEN ÇABUCAK BİTİYOR?

İlişkilerin bitme nedenleri arasında kavgaların artması ve ‘şiddetli geçimsizlik’ dediğimiz kalıplaşmış kelime sayılır. Kavga sebepleri herkesin farklı diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz… Kiminiz kıskançlık, kiminiz sorumsuzluk kimisi ise tahammülsüzlük diye listeyi çeşitlendirerek uzatabilir. Fakat kelimeler başka olsa da hepsi tek amaca hizmet eder. İlişkileriniz ettiğiniz kavgalardan değil, karşılıklı olarak duygusal ihtiyaçların karşılanmaması bitirmektedir. Örneğin, panteriniz ile kıskançlık veya zaman ayırmama yüzünden kavga etmeniz sizin değer ihtiyacınızın olduğunu, daha fazla bunu hissetmek için paylaşarak değil direkt yoğunluğu kendinizde hissetmek istemeniz ile alakalı olabilir. Sorumsuzluk ise hangi duygunuza tekabül ediyorsa onunla bağlantılı olabilir, daha fazla ilgi alaka bekliyor ama bunu göremiyorsanız adına sorumsuz diyerek eksikliği karşı tarafa yüklemekteyiz. Size ‘’onun’’ sorumsuz davranışlarının hissettirdiği duygu ne? Ne ki bu duygu sizi bu kadar rahatsız ediyor ve kavgaları doğruyor? Oysa hissettiğiniz duygu size ait ve tamamlanma ihtiyacı var… Ya da tahammül edemiyor, gücün sizde olmasını istiyorsanız bu da yetersizlik algınız ve yeterli olma hissiyatına olan ihtiyacınızdan kaynaklanabilir.

DUYGUSAL İHTİYAÇLAR KAVGALARIN EN BÜYÜK NEDENİ

Sonuç olarak tüm bunların sonunda ‘’Sen böylesin, şöylesin” diyerek kavga ediyoruz. Oysa ‘’onun’’ böyle olması size ne hissettiriyor? Sizde hangi duyguyu uyandırıyor. Suçlamak kolay elbet fakat kendinizin gerek duyduğu, az hissettiği veya deneyimlerinden körelttiği duygusal ihtiyaçlarınız, kavgaların en büyük nedenlerinden… Öyle ki ilişkiler aslında kavga etmekten bitmiyor; bu ihtiyaçların karşılıklı karşılanmaması, kişileri kavgalara yöneltiyor ve biz adına “Anlaşamadık, ayrıldık” diyoruz. Evet, kısmen anlaşamadınız ama anlaşamadığınız konu iki tarafın da neye ihtiyacı olduğu konusunda kendini bilerek ifade edememesi ve bunların ne kadarını, nasıl karşıladığı… Bu yüzden öncelikle kendinizi keşfetmeniz, bir ilişkide asıl neye ihtiyacınız olduğunu bilmeniz gerekmektedir. İlişkilerinize psikolojik ihtiyaçtan mı yoksa paylaşma ve tamamlanma niyetiyle mi başlamak istiyorsunuz? Bir ilişkiye toplumda yer alabilmek, mutlu olabilmek, güzel vakit geçirmek, kendini güvende hissetmek için istenilen rollere girerek yüzeysel başlandığında ilişkiler ne yazık ki kısa vadede sona ermektedir. Aslında en fazla olan kendimiz gibi olma ihtiyacı ile beraber (onay, değer, takdir görme, sevgi, güven, paylaşma) duygusal keşfinize çıkmak ilişkiler için sağlam adımlar atmanızı sağlayacaktır. Özellikle, karıştırılan istekler ve ihtiyaçların ayrı düşünülmesi gerekmektedir. Günde sizi 5 kere arasın diye duyduğunuz istek, hangi duygusal ihtiyacınızı karşılamaktadır? Bunu bulup ifade edebildiğinizde aslında 5-10 kere aranmanın değil başka şeylere gerek duyduğunuzun farkındalığı baş başasınızdır. O yüzden istekleriniz ile ihtiyaçlarınızı ayırt etmek ile işe başlayabilirsiniz.
 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3110 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Giysi ve Psikoloji Arasındaki İlişki11 Temmuz 2017 Salı 00:14
  • Mültecilerle İgili EMDR Projesi'ine Uluslararası Ödül08 Temmuz 2017 Cumartesi 14:59
  • Korsanlara İlgi Duyma ve Şiddet Eğilimi İlişkisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 11:02
  • İş Yerinde Mizahın Psikolojisi08 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Psikologların Maaşı Ne Kadar?15 Haziran 2017 Perşembe 14:35
  • Uyku Terapisi Depresyon Tedavisinde Etkili mi?15 Haziran 2017 Perşembe 13:07
  • Anne Duygusunun Bebeğe Yansıması15 Haziran 2017 Perşembe 12:45
  • Selfiye Psikolojisi15 Haziran 2017 Perşembe 01:47
  • Psikiyatrik Rahatsızlıklar Boşanma Delili Olabilir mi?06 Haziran 2017 Salı 00:45
  • Psikolojik Hastalığı Olanlar Oruç Tutabilir mi?01 Haziran 2017 Perşembe 12:30
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim