• BIST 82.363
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

İkna Odalarına Alınan Psikolog O Günleri Anlattı

İkna Odalarına Alınan Psikolog O Günleri Anlattı
Psikolog Nedime Karakuş Kekeçoğlu öğrenci iken ikna odalarına alınmasını ve yaşadığı psikolojik haleti anlattı. Kekeçoğlu, Zaman'daki yazısında ikna odalarını 'kişilik ezme odası' olarak tanımladı.

Psikolog Nedime Karakuş Kekeçoğlu öğrenci iken ikna odalarına alınmasını ve yaşadığı psikolojik haleti anlattı. Kekeçoğlu, Zaman'daki yazısında ikna odalarını 'kişilik ezme odası' olarak tanımladı.

Kekeçoğlu'nun yazısı şöyle:

Herkesin bir ideali vardır. Gecenizi gündüzünüze katıp istediğiniz bölümü kazanmak istersiniz ve kazanırsınız. Ertesi günü kayıt olmaya gidersiniz. Belki ilk defa okul kaydınızı siz tek başınıza yapıyorsunuzdur.

Ailenizden ayrılıp "Sen yetişkin olma yolundasın, bu işi kendin halledebilirsin" mesajı alıyorsunuz. Biraz heyecan, biraz kaygı, "inşallah becerebilirim" düşüncesi. Ama ben üniversiteli oldum zaten. Kendi işimi kendim halledebilirim, kendi kararlarımı verebilirim diyorsunuz ve sıraya geçiyorsunuz. Yeni arkadaşlarınızla tanışıyorsunuz. "Aaa, sen de mi o bölümü kazandın, ben de. Hangi liseyi bitirdin?" sorularıyla kaynaşıyorsunuz. Sonra sıra ilerliyor ve üniversiteden içeri giriyorsunuz. O da ne? Bir güvenlik görevlisi sizi ve sıranın biraz ilerisindeki iki kıza daha işaret ediyor ve "Beni takip edin" diyor. "Allah Allah ne yaptım ki ben şimdi?" diyorsunuz ama çok fazla düşünmenize gerek kalmıyor, üç kızsınız ve gündemden düşmeyen bir suçunuz var: Başörtüsü takmışsınız. İşte benim hikâyem aslında burada başlıyor:

Yıl 2001... Çok istediğim ve 1. tercihimle kazandığım İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümü... Sanki bir rüyanın içindeyim... Liseyi bitirdikten sonra tam bir sene de dershaneye gidip, gece-gündüz çalışıp kazandığım bölüm. Ders çalışmak uğruna arkadaşlarımla hiç oturmadığım, hiç sinemaya gitmediğim, kısacası hayatımı ertelediğim koca bir yıl... Ama sevincim kısa sürdü. Okuduğum dört yıl boyunca, sevincim; başımı açtığım için yaşadığım suçluluk duyguları, okula girerken açıp sonra kapattığımdan dolayı kimlik karmaşaları, arkadaşlarımın hatta Beyazıt'ta dolaşan turistlerin bu manzaraları görüp de şaşkın şaşkın bakmaları ve aslında en kötüsü devlet babanın bizi dışladığı duygusu içinde geçti ne yazık ki...

Tekrar ikna odasına geri dönelim. Soğuk, duygusuz, acımasız odalara... İçerideki bayan bir masanın başında oturmuş, akbabanın başını kaldırıp yemine bakması gibi bize bakıyordu, biz 16-17 yaşlarında kızlara. "Bu üniversite binalarını görür görmez başınızı açacaksınız, başörtülü kesinlikle bu binalara giremezsiniz. Şimdi açın başınızı ve öyle çıkın bu kapıdan." Aman Allah'ım bu ne tezat? Hani ben büyümemiş miydim? Okul kaydımı bile kendim yaptıracaktım. Kendi kararlarımı neden kendim veremiyorum? Neden inançlarımı yaşayamıyorum? Benim başörtümün kime zararı olabilir ki?" Sonra hakim olamadığım gözyaşlarım ve diğer iki kızın gözyaşları... Aslında onların acısı daha büyüktü. İkna odasına gelene kadar konuşmuştuk. İmam hatip mezunuydular ve 2 senelik ve çok da geleceği açık olmayan bir bölüm kazanmışlardı. Biz ağlarken arka fonda iki kadın -bilerek koyulduğu çok belli olan- aralarında konuşmaya başladılar "Benim ilahiyatçı arkadaşım var. Başörtü uydurma, dinde öyle bir şey yok" dedi. Biz başımızı öyle basit dünyalık çıkarlar için kapatmamıştık ki, dünyalık iki çift söz için açalım. Bence o odalara ikna odası değil 'Aşağılama, kişiliği ezme odası' denilmeliydi. Dolayısıyla başka hiçbir işe yaramadı. Biz başımızı açıp yüzümüzü odadaki -bizi düşünüp koymuş olmalılar- lavaboda yıkayıp şiş gözlerle dışarı çıktık. O iki kız ne tarafa gitti bilmiyorum, ben ne tarafa gittim, sonrası ve kayıt nasıl oldum... Biraz önce trafik kazası geçirmiş insanın, kaza sonrası yaşadıklarını hatırlaması gibi hatırlıyorum sonrasını: Boğuk boğuk...

Şimdi olsa, otuzuna yaklaşmış bir bayan olarak, bu yaşadıklarım beni o kadar da üzmezdi ama o zaman derinden sarstı.

Yazarken olduğu gibi anlatmaya özen gösterdim. Neden yazdım? Geçmişimizle yüzleşmek, aynı hatalara tekrar düşmemek, "Dindarlar da ne çekmiş?" diyenleri bilgilendirmek için yazdım.

Bu haber toplam 3011 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Murat
2012-06-23 14:38:23
Tersini düşün.
Haketmişsin diyen arkadaşı alacaksın odaya zorla başını kapattıracaksın sonra düşünecek baskı nedir. Zorbalık nedir. Özgürlük nedir. Aşağılanma nedir. Yapılabilir mi? bence yapılmamalı inancı yaşamak kişisel hak ve özgürlüktür. Kimse bana şort giyme diyemez ise kimse bir başaksına başını aç veya kapatta diyemez. Dünya her zaman yol ayrımları ile doludur ve bence insan gideceği yolu seçmekte özgür olmalı. Ne de olsa kısa veya uzun her yolun sonu var. Menzile nasıl ulaşacağımızla alakalı kısım bizim seçimimizdir. Mahalle baskısı denilen şeye kızanlara soruyorum burjuva , elit, tabaka, sınıf, vesayet baskısı nedir anlayabilyorlar mı? Teşekkür ederim.
S.Ç
2012-06-22 13:56:47
BENCİLLİK
ASLINDA HAKETMİŞŞİNİZ DİYEN KİŞİYE BAŞÖRTÜ TAKICAKLARKİ ANLASIN ZORBALIĞI...........OZAMAN ÖYLE İYİ YAPMIŞLAR DİYEMEZ
gülcan
2012-06-22 12:59:14
hakettinize cevap
BU DÜNYADA BİZ BUNU HAKETMİŞSEK AHİRETTEDE ALLAH HERKESİN KALBİNDEKİLERE BAKIP HAKETTİĞİ YERE KOYACAK.MADEM BU BEZ PARÇASIDA NEDEN UĞRAŞTILAR BİZİMLE BEN İSTEĞİMLE GİTTİĞİM İMAM HATİP LİSESİNDE BAŞIM AÇILMAYA ZORLANDIM SENE 1999 NEDEN VE ÇOĞUMUZUN 1 YILI HİBE OLDU KİMİ OKULU BIRAKTI BUNUN HESABINI KİM VERİCEK.ALLAHIN AYETİNE İNANAN TESETTÜRÜNE DİKKAT EDER.HAKETTİN DİYEN ŞAHIS BİRZAHMAT KURANI KERIM NUR SURESI 31,AYETİ AÇ OKU TEFSIRINI OKUDA KIM HAKETMIS ONU SEN GOZLERINLE GOR.ALLAH SELAMET VERSİN HEPİMİZE VE SİZE.
Diğer Haberler
  • “Burun Farkıyla” Gelen Tarz!14 Kasım 2016 Pazartesi 18:05
  • Düzenli Egzersiz ile Zihin Sağlığı İlişkisi10 Kasım 2016 Perşembe 10:54
  • Yanlış Kişiyle Beraber Olduğunuzu Gösteren 5 Madde10 Kasım 2016 Perşembe 10:39
  • Sarımsak, Uyku, Seks28 Ekim 2016 Cuma 18:36
  • Ergenliğe Hazır Mısınız?14 Ekim 2016 Cuma 20:08
  • Yoga Yapmanız İçin 5 Neden13 Ekim 2016 Perşembe 18:44
  • Pedagog Adem Güneş 'Çocuklar Öğlen Uyumalı Mı?'04 Ekim 2016 Salı 21:11
  • Mutluluk Genetik Mi?30 Mayıs 2016 Pazartesi 19:51
  • Çocuğunuzun öğrenme stilini biliyor musunuz?26 Mayıs 2016 Perşembe 18:56
  • Türkiye'de Gençler Ne Kadar Mutlu?19 Mayıs 2016 Perşembe 18:54
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim