• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C

Horluyorum o halde hastayım

Horluyorum o halde hastayım
Sadece sosyal bir sorunmuş gibi görünse de horlama, kişinin sağlığını tehdit ediyor. Tedavi edilmediği takdirde hastanın yaşam kalitesinde ciddi kayıplara neden oluyor.

Seda Magazin / HURRİYETDaha çok ereklerde görülen horlama, ciddi hastalıkların habercisi de olabiliyor. Horlamanın ağır formu olarak tanımlanan uyku apnesine dikkat çeken Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Murat Şinin, "Horlama hastalığı tedavi edilmezse hastaların fizik ve mental kapasitesinde düşüş yaşanır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi gibi rahatsızlıklar yerleşir" diye uyarıyor.

 

Nasıl Meydana Gelir?              

Horlama burun girişinden ses telleri altına kadar uzanan ve üst solunum yolu olarak da adlandırılan solunum yolunda daralmış olan bölgelerden geçerken havanın çevredeki yumuşak dokuları titreştirmesi sonucu olarak ortaya çıkan sestir. Horlama, bir ucunda basit diğer ucunda ise çok ciddi bir hastalık olarak bilinen ocstrüktif uyku apnesi olan uyku bozukluklarının bir parçasıdır.

Rahat bir uyku için...           

*Spor yapmalısınız
*Uyku ilacı, sakinleştirici ve antihistaminik gibi ilaçları uykudan önce almalısınız
*Uykudan 4 saat önce alkol içmemelisiniz.
*Uykudan 3 saat önce ağır yemek yememelisiniz.    
*Aşırı yorgunluktan kaçınmalısınız.
*Uykuda sırt üstü yatmak yerine yan dönmelisiniz.
*Pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metoddur.
*Yatağınızın baş tarafı daha yukarda olacak şekilde tüm yatağınızı yaklaşık olarak 10 cm. bir tarafa doğru çevirebilirsiniz. Yatağınızın bir tarafının altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.
*Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanımalısınız.

Kimlerde Görülür?

*Solunum yollarında daralma yaşayanlarda boyun dokusu kalın olan şişman insanlarda,
*Dil ve boğaz kaslarının gerginliğini azaltan alkol, kas gevşeltici, ağrı kesici gibi madde kullananlarda,
*Aşırı yorgunluk durumunda ,
*Yumuşak damak ve küçük dilin normalde sarkık ve uzun olması yada dil kökünün iri olması durumunda
*Çene yapısının küçük ve alt çenenin normalden daha geride olması halinde,
*Geniz eti ve bademcikleri büyük olan çocuklarda Burunda tıkanıklığa yol açan rahatsızlıklarda görülür.

Hastalıklara dikkat!

Horlama öncelikle sosyal yaşamı tehdit eder. Horlayan insanların eşleri ile ciddi sıkıntıları olduğu gibi sosyal toplum içinde de alay konusu olurlar. Diğer taraftan horlamanın ağır formu olarak da tarif edilen obstrüktif apne çok ciddi bir sağlık sorunudur. apne uyku sırasında solunumun 10 saniyenin üzerinde duraklamasıdır. Bu süre zarfında beyine giden oksijen miktarı azalır ve beyin solunum kaslarını uyarark solunumu arttırır. Ancak bu sırada uyku bölündüğü için hastalar sabah uykularını tam almamaış olurlar. Uyku apnesi şeklinde horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku farzına geçebilmektedirler. Derin faz gerçekten dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Okdijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi gibi rahatsızlıklar gelişebilir.

HORLAMANIN TEDAVİSİ

Cerrahi yöntemler

Öncelikle üst solunum yollarında darlığa yol açan anatomik bozukluklar cerrahi yöntemler ile düzeltilmelidir. Solunum yolu başlangıçta öncelikle burun anatomisindeki bozukluklar cerrahi yöntemler ile düzeltilmelidir. Solunum yolu başlangıcında öncelikle burun anatomisindeki bozukluklar burun kemiği eğrilikleri, burun eti, büyümeleri, kronik sinüzit, burun polibi gibi rahatsızlıklar tedavi edilmelidir. Yumuşak damak , küçük dil, dil kökü ve özellikle çocukluk çağında bademcijk ve genizeti büyümeleri cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Bunlar klasik cerrahi yöntemler ile yapılabileceği gibi radyofrekans, lazer, yumuşak damak implantları gibi yeni nesil yöntemlerde kullanılabilir.

Alternatif yöntemler

Ameliyata uygun olmayan veya ameliyatla iyi sonuç alınamayan hastalarda kullanılan ve başarı yüzdesi çok yüksek olan bir yöntemde CPAP adlı cihazın kullanılmasıdır.


Bu haber toplam 658 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kronik Hastalıklar Akıl Sağlığını Bozuyor05 Haziran 2016 Pazar 11:01
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • Bilinçaltımız da Bizi Hasta Ediyor!09 Mayıs 2016 Pazartesi 11:59
  • Bebeklerde En Sık Karşılaşılan Sorun?02 Mayıs 2016 Pazartesi 20:07
  • İnatçı Depresyona Elektroşokla Müdahale20 Nisan 2016 Çarşamba 20:21
  • Çocuklar Neler Yutuyor?19 Nisan 2016 Salı 18:46
  • Erkekler 35 Yaş Sonrasına Dikkat!14 Nisan 2016 Perşembe 19:56
  • Uyku Bozukluğu Parkinson Habercisi Olabilir!11 Nisan 2016 Pazartesi 19:45
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim