• BIST 116.856
  • Altın 160,984
  • Dolar 3,7699
  • Euro 4,6154
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara 0 °C

Her Cumartesi Rüya - İbrahim Yıldırım

Her Cumartesi Rüya - İbrahim Yıldırım
Kendine has kurgusu, zaman algısı ve dil anlayışıyla birçok yönden ayrışan 'Her Cumartesi Rüya' ülkenin yakın geçmişinden izler taşıyan hüzünlü ve bir o kadar eğlenceli bir roman

CELAL GÜR / Radikal Kitap


‘‘Aşk ciddi bir akıl hastalığıdır,” der Platon. Haklılık payı da oldukça fazladır üstelik. Kişinin beyin kimyasını bozan, ruhsal dengesini altüst eden, sanrılara, saçmalığa varan sayıklamalara sebep olan, yazılmış onca sanatsal metinlere, masallara, mesellere, veciz sözlere, büyüye, sihire, bilimsel akıl yormalara rağmen üzerinde ittifak sağlanamayan çetrefilli bir konudur aşk. Kimine göre ilkel benliğin genetik bir mirası, kimine göre insanın yüceliğine işaret eden, hikmeti derinlerde saklı gizli bir hazinedir. Kim bilebilir? Belki de her şey (yani aşk denilen şu üç harf) kafamızın içinde olup biten basit, biyolojik bir refleksten ibarettir sadece. İbrahim Yıldırım, ‘Her Cumartesi Rüya’, diğer adıyla Aşk ve Mevt Tabirleri’nde işte böylesine çetrefilli bir konuyu hikâye ediyor. Hikayenin talihsiz karakteri, ünlü reklamcı Suat Arıca’nın beklenmeyen ölümüyle şoke olan çocukluk arkadaşı doktor, bu beklenmeyen ölümün ardındaki sır perdesini aralamaya çalışıyor. Suat, eceliyle mi ölmüştür, birileri mi öldürmüştür, yoksa intihar mı etmiştir?

Göğsüne saplanmış bir örgü şişiyle bulunmuştur Suat. Ardında bıraktığı ve Son Rüya ismini verdiği defterleri okuyan doktor, onun bu sofistike ölüm şekli üzerine kafa yorar. Rüya Alandız isimli bir kadına saplantı derecesinde bir aşkla bağlandığını öğrenir. Doktor, Suat’ın ölümünü aydınlatma çabasını önceleri arkadaşına duyduğu vefa borcuyla açıklamaya çalışır. Fakat zamanla aynı saplantılı ruh haline bile isteye kendisi de girer. Aşkın cezp edici büyüsüne kapılır. Suat’ın defterlerinde kullandığı Arapça, Farsça ve Osmanlıca sözcükleri sökebilmek için dersler almaya başlar ve hatta edebiyatla pek ilgisi olmadığını söyleyerek romanı yazabilmek adına yaratıcı yazarlık kursuna bile gider. Suat’ın aşkını ve acısını içselleştiren doktorun aynı trajik yola girdiğini gören ve durumundan endişelenen psikiyatr uzamanı arkadaşı ona tavsiyelerde bulunur. Yeri gelir kızar, öfkesini kontrol edemediği durumlarda ise bir doktora yakışmayan hakaretlerde bulunur. Fakat çabalarının boşuna olduğunu, kulak arkası edildiğini görünce düştüğü çaresizlikten midir yoksa gerçekten öyle midir bilinmez, arkadaşının bu amansız hastalığına manidar bir teşhiste bulunur: Bilinmeyen bir hastalık.

Yazarın Niyeti

Suat Arıca’nın aşkın cezbesiyle kaleme aldığı yazıları ve onu yorumlamaya çalışan doktorun yazgısı zamanla ortaklaşır. Hikâyeyi çift karakterli ve sarmal bir yapıya sokan bu durum yazarın tercihinden daha çok sanki roman kahramanlarının dayattığı içsel bir zorunlulukmuş gibi algılanır. Belki de romanın çift isimli olması da bu yüzdendir. Kelimelerin simgeselliği ve metaforik anlatımı hikayenin kahramanlarının yaşadığı zihinsel sürece uygun bir atmosfer oluşturmaktadır. Nihayetinde metnin niyetiyle yazarın niyeti arasında bağdaşıklık kurma çabasından çok neden-sonuç ilişkisinin kesifliğinden dolayı çağrışım zenginliği olabildiğince geniş tutulmuş ve bilinç akışı tekniği ustaca kullanılmıştır.
Roman, Firar Temrinleri, Hilkat değişikliği, Mahremiyet İhlalleri ve Eziyetlerin Teşviki başlıklarını taşıyan dört ana dosyadan oluşmaktadır. İbrahim Yıldırım’ın diğer romanlarından hatırladığımız ve roman evreninin ana izlekleri olarak gördüğümüz alıntılama, kolajlama, pasajlar ve metinler arası ilişkiler düzleminde kurduğu bazı deneysel izleklere bu romanında da rastlamaktayız. Yazarın gerek kendine has kurgu tekniği, dil konusundaki yenilikçi tavırları, gerekse absürt diyebileceğimiz hikâye etme sanatı ile okur-yazar ilişkisini kendi üst gerçekliğine taşıyarak metni postmodern bir haz nesnesine dönüştüren özellikleriyle de deneysel metinlerle sıkı bir ilişki kurduğunu söyleyebiliriz.
Kendine has kurgusu, zaman algısı ve dil anlayışıyla birçok yönden ayrışan ‘Her Cumartesi Rüya’ ülkemizin yakın geçmişinden izler taşıyan hüzünlü ve bir o kadar eğlenceli bir roman.

HER CUMARTESİ RÜYA

Aşk ve Mevt Tabirleri
İbrahim Yıldırım
Doğan Kitap
2011
349 sayfa
25 TL.

Bu haber toplam 3560 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Psychologies Dergisi Artık Türkçe11 Temmuz 2017 Salı 00:26
  • Psychology Kurdi 3. Sayısı Çıktı18 Mayıs 2017 Perşembe 00:32
  • TPD Bülteni 2017 1. Sayı18 Mayıs 2017 Perşembe 00:14
  • Nasıl Psikoterapist Olunur?08 Mayıs 2017 Pazartesi 00:16
  • Oyun Terapisi: Kapsamlı Teori ve Uygulama Rehberi04 Mayıs 2017 Perşembe 00:29
  • National Geographic Cinsiyet ve Mücadele Sayısı08 Ocak 2017 Pazar 23:11
  • Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek28 Ekim 2016 Cuma 14:19
  • Psikanalize İlgi Duyanlar İçin 5 Kitap Önerisi17 Ekim 2016 Pazartesi 19:51
  • Yaşantıların Psikolojisi ve Biyolojisi15 Haziran 2016 Çarşamba 11:59
  • 'İslam ve Psikoloji' Kitabı Çıktı09 Ekim 2015 Cuma 10:14
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim