• BIST 82.779
  • Altın 147,577
  • Dolar 3,7780
  • Euro 4,0388
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

Hareketli Olmakla Hiperaktivite Farklı!

Hareketli Olmakla Hiperaktivite Farklı!
Dr. Işılay Altıntaş, hiperaktif çocuklarda ani hareket, hedefe ulaşamama, dikkat eksikliği, arkadaş ilişkileri ve sosyal becerilerin gelişememesi ve akademik kayıpların görüldüğünü açıkladı.

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Işılay Altıntaş, hiperaktif çocuklarda ani hareket, hedefe ulaşamama, dikkat eksikliği, arkadaş ilişkileri ve sosyal becerilerin gelişememesi ve akademik kayıpların görüldüğünü açıkladı.

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Işılay Altıntaş, “Hiperaktivitede hareket belirgin bir şekilde farklıdır. Tüm çocuklar koşup, oynarken, hiperaktif çocuk belli bir yere, belli bir oyuna odaklanmadan tırmanır, zıplar. Oyunu arkadaşlarıyla birlikte sürdürmekte, karşılıklı ilişki kurmakta zorlanır.

Bir hastamın annesi ‘Çocuğum futbol oynarken diğer çocuklardan daha çok koşuyor ama topun peşinden koşmuyor’ diye bir açıklama yapmıştı. Bu cümle hiperaktif çocuğu çok güzel bir şekilde anlatıyor. Bu çocukların hedefe yönelik bir hareketliliği yoktur ve dışarıdan bakıldığında bu çocuklar hemen fark edilir. Oturması gereken durumlarda onu yerinden kaldıran engelleyemediği kontrol edemediği bir hareketliliktir. Yürürken ayakkabı değil paten giymeye benzer” dedi.

"DÜRTÜSEL HAREKET EDERLER"

Annelerin işinin zor olduğun, ailelerin frene basmakta zorlanan bu çocukları sürekli kontrol etmek, durdurmaya çalışmak zorunda kaldığını ifade eden Uzm. Dr. Altıntaş, “Çünkü çocuk, dürtüsel hareket ettiği için ne zaman duracağını bilmez. Dolayısıyla uzun vadede hayatı annesinin komutlarıyla organize olan çocuğun ergenlik dönemine geldiğinde kendine güven duygusu zarar görebilir. Bir diğer sıkıntı da hiperaktif çocukların dürtüsel özelikleri yaşıtlarıyla aralarına girebilir. Dürtüsel hareket ettikleri için, akıllarından geçirdiklerini anında yaparlar.

Arkadaşının elindeki oyuncağı isterse, direk alırlar. Hedefe ulaşmak için strateji geliştirme yani problem çözme becerileri geriden gelebilir. Kötü niyetli olmasalar da oyunlarda kurallara uymakta zorlanma yaşıt ilişkisinde zorlanmaya paralel gider. Diğerlerinin gözünde yaramaz damgası kolay silinmez. Bu çocukları en çok da bu durum üzer” dedi.

Dr. Altıntaş sözlerine şöyle devam etti: “Önemli olarak belirtilmesi gereken bir diğer nokta da hiperaktif çocukların akademik kayıplarının fazla olduğudur. Zekası iyi olan hiperaktif çocuk bir yere kadar duydukları ve gördükleriyle idare edebiliyor. Ama akademik olarak zekasının çok altında performans gösterme riski var. Sürekli solama yapmaya çalışanlar, trafik kazaları, erken boşanma, ani karar verme, sık iş değiştirme, erken cinsel ilişkiye girme, madde bağımlılığı, internet bağımlılığı gibi sorunların altında da hiperaktivite yatabilir. İnternette ekran arkasında ilişki kurmak daha kontrollü ve daha kolaydır. Bu sebeple internet bağımlılığı için en önemli risk faktörüdür” ifadelerini kullandı.

 "İLAÇLAR, ÇOCUĞU ORGANİZE EDER"

Hiperaktif çocukların ani hareket eden, dikkat eksikliği olan ve dürtüsel hareket eden çocuklar olmasının yanında, farklı yaşam alanlarında da benzer davranışlar gösterdiğini söyleyen Uzm. Dr. Altıntaş, “Okulda uslu, evde hareketli veya tam tersi olan çocuk hiperaktif olmadığı gibi hareketliliğin altında depresyon kaygılar gibi pek çok durum olabilir. Burada en doğru yol bir çocuk ergen psikiyatrisi tarafından ayrıntılı bir psikiyatrik değerlendirmedir. Bu hastalık yapısal bir bozukluktur ve belirtiler erken çocukluktan itibaren görülebilir. Bu çocukların dikkat eksikliklerini toplamak için kullandığımız ilaçlar da çocuğun organize olmasını sağlar. Önemli olan bu hastalık çocuğun dünyasında nelere dokunuyor, nelere zarar veriyor ve biz nereleri onaracağız. Bu yüzden çocuklarında farklılık gören aile 3 yaşından itibaren çocuğunu uzman bir hekime göstermeli. Erken tanı, riskli davranışları önlemek ve sağlıklı bir ruhsal gelişim için çok önemlidir” diye konuştu.

 
İHA
Bu haber toplam 2533 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ruh Sağlığınızı 10 Adımda Korumanın Yolu13 Ekim 2016 Perşembe 19:04
  • Mevsim Geçişi Uykusuzluğu Tetikliyor!30 Eylül 2016 Cuma 17:01
  • Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!28 Ağustos 2016 Pazar 22:56
  • Depresyonda Yeni Çözüm: Kitap Terapisi05 Haziran 2016 Pazar 10:57
  • İnternetle Yayılan Tehdit: Siberkondria25 Mayıs 2016 Çarşamba 19:39
  • Bebeklerde ve Çocuklarda Görülen Depresyon?24 Mayıs 2016 Salı 19:46
  • Fazla Fedakarlık Sizi Hasta Eder!13 Mayıs 2016 Cuma 19:45
  • Çocuk Yetiştirmede 20 Sihirli Kural!09 Mayıs 2016 Pazartesi 19:50
  • Panik Bozukluğu Nasıl Bir Hastalıktır?06 Mayıs 2016 Cuma 20:32
  • Cinsel Sapkınlıklar05 Mayıs 2016 Perşembe 19:38
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim