• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 0 °C

Gülen Adamın Ağlatan Yaşamı

Gülen Adamın Ağlatan Yaşamı
Manisa'da yıl önce kayınpederi tarafından tüfekle başından vurulan kişi gülme hastalığına tutuldu.

Manisa’nın Saruhanlı İlçesi’nde, 7 yıl önce kayınpederi tarafından tüfekle başından vurulan ve beyninde meydana gelen ağır hasar nedeniyle gülme hastalığına yakalanan Murat Karabulut (36), bu rahatsızlığını bilmeyenlerin kendisine tepki gösterdiğini, zaman zaman zor durumda kaldıklarını söyledi.

2004 yılında İzmir’de taksi şoförlüğü yapan Murat Karabulut’un hayatı, tartıştıkları için Foça’daki baba evine dönen eşinden dört yaşındaki kızlarını almaya gitmesiyle değişti. Kızını vermek istemeyen eşi ve kayınpederi ile tartışan Karabulut, kucağına aldığı kızını götürmek için kapıya yöneldiğinde peşpeşe tüfek sesi duyuldu. Kayınpederi Sami Erdal tarafından başından vurulan Karabulut, ağır yaralı olarak yere yığıldı. Başına 40 saçma isabet eden Karabulut, olayın ardından İzmir Yeşilyurt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 38 gün bitkisel hayatta kaldı. Üç ay sonra tedavisi tamamlanan Karabulut, yüzde 65 oranında engelli olarak taburcu edildi. Sol bacak ve kolunu kullanamayan, beyninde meydana gelen ağır hasar nedeniyle gülme hastalığına yakalanan Karabulut’un hayatı kabusa döndü.

Çalışamayacak durumda olan Karabulut, önce babasının Manisa’nın Saruhanlı İlçesi, Taşdibi Köyü’ndeki evine yerleşti. 7 yıldır yaşamını burada sürdüren Karabulut, "gülme hastalığı’ nedeniyle zaman zaman sıkıntıya düştüğünü söyledi.

CENAZEDE BİLE GÜLÜYORUM

Yakınlarının cenaze namazında bile güldüğünü anlatan Karabulut, "2007 yılında babaannemi, bir yıl sonra da babamı kaybettim. Ancak, çok üzgün olmama rağmen cenaze namazlarında kendimi tutamayıp, gülme krizine girdim. Her ikisinin cenaze namazında gülme krizine tutuldum. Babamın cenazesinde çevremdekiler farketmesin diye tabuta sarıldım, elimle yüzümü kapattım. Ağladığımı sandılar. Yaşadığım olaylar ve bu hastalığım nedeniyle çok zor günler yaşadım. Bu hastağımdan bu yana hiç ağlamadım. Ağlamak istiyorum ama bu mümkün olmuyor. Sürekli gülüyorum. Bu nedenle çok tepki aldım. Ancak, yapacak bir şey yok. Çünkü, elimde değil" dedi.

Babasının ölümünün ardından, hayırseverlerin de yardımıyla Saruhanlı’da kiraladığı eve taşındığını anlatan Karabulut, "Üç ayda bir devletten 650 TL engelli maaşı alıyorum. Kaymakamlıkta zaman zaman yardımda bulunuyor. Ancak, başka gelirim olmadığı için geçim sıkıntısı çekiyorum. Ev kirasını üç aydır ödeyemedim. Zaten, ev sahibi müteahhite verdiği için oturduğum ev de 15 Temmuz’da yıkılacak. Yeni bir ev bulmam lazım. Ancak, bu gelirimle bu pek mümkün değil. Bu nedenle çadırda yaşamayı düşünüyorum" dedi.

Başına gelenler nedeniyle kimseye kırgın olmadığını ve kin gütmediğini ifade eden Karabulut, eşi, kayınpederi ve kayınvalidesi ile de zaman zaman görüştüklerini de aktardı.

İLACI İÇMEDİĞİM GÜN KATILA KATILA GÜLÜYORUM

Gülmesini günde iki kez yarımşar tablet içtiği haplarla azalttığını belirten Karabulut, "Eğer ilaç içmezsek bütün gün katıla katıla gülüyorum. Bir gün denemek için ilaç almadım. Evde tek başıma sabahlara kadar güldüm. Bir gün de bir cenazeye katıldım. Burada gülmemek için dört hap birlikte içtim. Cenaze evinde neredeyse ölüyordum. Ben kasıldıkça, "Üzüntüden oluyor’ diyorlardı. Sonra hastanede gözümü açtım" diye konuştu.

KAHVEDE KAVGAYA NEDEN OLUYOR

Karabulut’un gittiği kahvehanenin sahibi Mehmet Hacı, Murat’ın sürekli gülmesinin etrafındakilere neşe saçtığın belirterek, "Ancak, bazen de kahvehanede oyun oynarlarken sürekli güldüğü için yenilenler de sinirlenip kavga çıkartabiliyor. Ancak, durumu köydeki herkes bildiği için olay daha sonra tatlıya bağlanıyor" dedi.

KİMİSİNDE GÜLME KİMİSİNDE AĞLAMAYA NEDEN OLUYOR

Saruhanlı Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Egemen Vardar spastik gülme ve ağlamanın beynin iki tarafındaki lezyonlardan ortaya çıktığını belirterek, "Hastamızın lezonlarından birinde hasar oluşmuş. Sürekli gülme halinde. Verdiğimiz ilaçlarla, klinik düzenleme sağlanabilir. Bu hastamızın gülmesini de verilen ilaçlarla kontrol altında tutabiliyoruz" dedi.(Milliyet)

Bu haber toplam 2291 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Burun Farkıyla” Gelen Tarz!14 Kasım 2016 Pazartesi 18:05
  • Düzenli Egzersiz ile Zihin Sağlığı İlişkisi10 Kasım 2016 Perşembe 10:54
  • Yanlış Kişiyle Beraber Olduğunuzu Gösteren 5 Madde10 Kasım 2016 Perşembe 10:39
  • Sarımsak, Uyku, Seks28 Ekim 2016 Cuma 18:36
  • Ergenliğe Hazır Mısınız?14 Ekim 2016 Cuma 20:08
  • Yoga Yapmanız İçin 5 Neden13 Ekim 2016 Perşembe 18:44
  • Pedagog Adem Güneş 'Çocuklar Öğlen Uyumalı Mı?'04 Ekim 2016 Salı 21:11
  • Mutluluk Genetik Mi?30 Mayıs 2016 Pazartesi 19:51
  • Çocuğunuzun öğrenme stilini biliyor musunuz?26 Mayıs 2016 Perşembe 18:56
  • Türkiye'de Gençler Ne Kadar Mutlu?19 Mayıs 2016 Perşembe 18:54
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim