• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 23 °C

Geriatrik Psikiyatri Nedir?

Geriatrik Psikiyatri Nedir?
Gençlerle yaşlıların psikiyatrisi arasında hiçbir kesin ayırım yoktur ve hayatta daha erken yaşta başlayan birçok bozukluk yerleşebilir, ya da yaşlılıktaki psikolojik ve fizik değişimler dolayısıyla değişime uğrayabilir.

Aktuel Psikoloji / Haber Merkezi


TANIM I

Yaşlanmanın gecikmesini sağlamak amacıyla başvurulan çarelerin tümü. Biyoloji bilginlerinin uğraştığı başlıca konulardan biridir. Tıbbın gelişmesi ve yaşam koşullarının kolaylaşması sonucunda yaşama süresi uzamakta ve beraberinde çeşitli sorunlar da getirmektedir. Bu sorunların psikiyatrideki önemi, beyin ve beyin damarlarındaki bozuklukların ve buna bağlı akıl hastalıklarının 60 yaşından sonra daha çok görülmesidir. Dolayısıyla bunamalar, depresyonlar, nörotik reaksiyonlarla daha çok karşılaşılmaktadır. Yaşlılık demansları (kronik beyin sendromu) genellikle ilerleyicidir. İlk belirti genellikle yakın geçmişe ait olayların unutulması ve zihin çalışmasının azalması şeklinde başlar. Daha sonra konuşması anlaşılmaz duruma gelen yaşlı kimse, en basit işleri yapamaz olur. Tam bir oryantasyon bozukluğu meydana gelir. Apati veya hafif öfori görülebilir. Halüsinasyonlar bir derecede bilinç bulutlanmasına ya da görme bozukluğuna işaret eder. Yaşama süresi, kesin değişimlerin başlangıcından sonra yaklaşık 5 yıldır. Ölüm nedeni genellikle miyokard yetmezliği ve aynı zamanda mevcut enfeksiyon ya da beslenme yetersizliğidir (inonisyon). Bunlardan bir kısmı huzurevlerinde, diğerleri evlerinde yaşarlar. Bunama nedeni çoğunlukla damar sertleşmesidir. Akut konfüzyon yani bilinç kaybı sık sık görülür. Demansın erken safhalarında yahut bir krizden sonra emosyonel bozukluklara sık rastlanır. Organik hastalığın tersine bunların tedavisi mümkündür. Depresyon, diyetle ilgili yetersizliklere, vitamin eksikliği yahut elektrolit bozukluğuna yol açabilir.

TANIM II

Yaşam standardlarının yükselmesi sonucunda ortalama yaşam sürelerinin uzaması beraberinde çeşitli sorunlar da getirmektedir. Bu sorunların psikiyatrideki önemi, beyin ve beyin damarlarındaki dejeneratif değişimlerin ve bunlardan ileri gelen akıl bozukluklarının 60 yaşından sonra gittikçe daha sık görülmesi ve 80-90 yaşlarında en yüksek insidansa varmasıdır. Dolayısıyla, geriatrik sağlık ve huzur gittikçe daha çok yaşlıların gereklerine uydurulmalıdır; bu gerekler daha gençlerin gerekleriyle aynı değildir. Gençlerde organik olmayan bozukluklar daha önemlidir.

Gençlerle yaşlıların psikiyatrisi arasında hiçbir kesin ayırım yoktur ve hayatta daha erken yaşta başlayan birçok bozukluk yerleşebilir, ya da yaşlılıktaki psikolojik ve fizik değişimler dolayısıyla değişime uğrayabilir. Aşağıdaki şema, yaşlılıkta başlayan bozukluklarla ilgilidir. Esas olarak tanımlayıcıdır, ama etyolojik bilgiyi kapsar ve prognoz ile tedavi bakımından faydalıdır.

Organik psikozlar:

Demanslar (kronik beyin sendromları) Akut konfüzyon durumları (delirium, akut beyin sendromları) İleri yaşta paraf reni (kronik delüzyonal psikozlar)
Fonksiyonel bozukluklar: İleri yaşta başlayan affektif bozukluklar (depresyon manisi)
Nörotik (psikojenik) reaksiyonlar ve kişilik değişimleri Yaşlılık demansları genellikle ilerleyicidir ve mortalite yüksektir. Altmış beş ya-şındakilerin % 6-7'si veya daha büyük bir oranı hiç değilse orta şiddette demanstan mustariptir, % l-2"si kurumlarda, geri kalanı da evlerinde yaşarlar. Seksen yaşından sonra % 20'si etkilenir. Arteriosk-lerotik ve senil demans en önemli demans formlarıdır ve birincisinde serebrovasküler durumların gelişmesi, bu iki demansın birbirinden ayırdedilmesini sağlar. Çeşitli etkenlerin yol açtığı genel beyin fonksiyonu bozukluğundan ileri gelen akut konfüzyon durumları da sık görülür. Temelde ayrıca bir demans olmadığı zaman, hasta ölmediği takdirde, akıl durumu genellikle normale döner. Geç yaşta başlayan paraf reninin  yaşama prognozu olumludur, ama süresiz uzun tedavi gerektirir. Affektif bozukluklara daha sık rastlanır; bunlar genellikle tedaviye iyi cevap verirler, ama nüksetme eğilimi gösterirler; intihar ya da buna bağlı fizik hastalık hayatı kısaltabilir. Daha önce dengeli olan kişilerde fizik hastalık nörotik reaksiyonları belirginleştirebilir ve nekahat döneminin süresini uzatabilir. Yaşlıların % 15-20'sinde bir güçsüzlük ya da bozukluğa yol açan fonksiyonel semptomlar vardır.

Geriatrik tıpta olduğu gibi, çok kere birden fazla teşhis koyulması doğru olur. Örneğin, senil demanslı hastalar aynı zamanda serebrovasküler hastalıktan mustarip olabilirler. Demansın erken safhalarında yahut bir krizden sonra emosyonel bozukluklara sık rastlanır; organik hastalığın tersine, bunların tedavisi mümkündür. Depresyon dietle ilgili yetersizliklere, sekonder avitaminoza yahut elektrolit bozukluğuna yol açabilir; bunlar ise organik bir sendroma neden olabilirler. İlaçların çok kere yaşlı kişilerde istenmeyen, hattâ tehlikeli etkiler yaratması önemli bir husustur. Nöroleptikler atak-siye ya da düşme eğilimi gösteren hipotansiyona veya idrar retansiyonu ya da akut glokom'a yol açabilirler. Fizik hastalıkların tedavisi de psikiyatrik komp-likasyonlar yaratabilir. Anestezi sırasında, hipotansiyon sonucunda, kalıcı akıl bozukluğuna yol açan serebral anoksi gelişebilir. Metildopa gibi antihipertan-sif ilaçlar depresyona, pürgatif yahut diüretik kullanımı da, dietle takviye edilmediği takdirde potasyum yetersizliğine bağlı genel güçsüzlüğe ve muhtemelen depresyona yol açabilir. Barbitü-ratlar, bromürler, benzheksol ve antidia-betik ilaçlar ise konfüzyon durumlarına neden olabilirken, yüklü barbitürat me-dikasyonunun birden kesilmesi nöbetlere yol açabilir. Aslında, yaşlılarda özel bir yatrojenik bozukluk riski sözkonusudur.

Depressif yahut akıl dengeleri bozulmuş yaşlı kişiler muhtemelen tıbbî yardıma başvurmazlar; akrabaları ise onlara hasta değil de, yaşlı gözüyle baktıklarından durumları ileri bir safhaya varıncaya kadar hekime başvurmayabilirler. Dolayısıyla, yaşlılarda bir çeşit kayıt işlemi ve düzenli muayene iyi olur. Genel pratisyen muayenehanesine bağlı bir sosyal hastabakıcıyı hiç değilse «yüksek riskli» hastaları kendisine bildirmekle görevlendire bilir; bunlar arasında çok yaşlılar, fizik hastalıktan mustarip olanlar, psikiyatrik tedaviden yeni taburcu edilenler ve eşlerini kaybetmiş ve yalnız yaşayanlar «yüksek risk» gösteren yaşlılardır. insanlar yaşlandıkça başkalarının desteğine bağımlılıkları artar. Çok kere bekâr, çocuksuz dul, yoksul ve yalnız yaşayan yaşlılar sağlık servislerinden aşırı taleplerde bulunurlar. Oysa sosyal yardım gereğine işaret eden bir yaşama başarısızlığı aslında fizik hastalık ya da akıl hastalığından ileri gelebilir ve tedaviyle giderilebilir. Yaşlıların toplum için yararlı olmaları isteniyorsa, sağlanması şart olan sosyal gerekler arasında etkin tıbbî servisler bulunmalıdır.

Yaşlılar için çok kere değişik otoritelerce sağlanacak hizmetler gereklidir ve genel pratisyenler bakımın sürdürülmesi açısından bu servisleri koordine edebilecek durumdadırlar. Öte yandan, bölgesel otoritenin ne gibi ev hizmetleri sağladığını ve bunlardan nasıl yararlanacaklarını bilmeleri gerekir.

Kurumlarda, akıl hastahanelerinde ve geriatrik hastahanelerde sağlanan bakıma kıyasla, evde bakımın yararları tartışılmaktadır. Akut affektif veya paranoid psikozlu hastalar, kısa süreli psikiyatrik klinik tedaviden yararlanabilirler ve yararlanmalıdırlar, ama nüksetme ve intihar ihtimali nedeniyle kontrol özellikle önemlidir ve hem kontrol, hem de teşhis bakımından polikliniklerden daha çok istifade edilmelidir.

En belli başlı güçlük nedeni demanslar-dır. Genellikle, hastanın mümkün olduğu kadar uzun süre evde bakılması gerektiği kabul edilmektedir, ama yakınlarının has tayı istememesi ihtimalinden kaçınmak için, yük ağırlaşmadan yardım sağlanmalıdır. Bu yardım gündüz bakım, kısa süreli klinik bakım veya iki ayda bir klinik bakım biçiminde olabilir. Hastanın durumu düzenli olarak incelenmeli ve aile üzerindeki etkileri dikkatle ayarlanmalıdır. Yalnız yaşayan hastalar bir süre evde bakım hizmetlerinden ve' komşulardan yardım görebilirler, ama kurumlarda bakım uzun süre ertelenemez. «Akıl dengesizliği gösteren yaşlılar» (belirgin sorunlar göstermeyen ileri yaştaki bunama vakaları) bazı kurumlar için uygundur, ama yatalak olanlar, enkontinans yahut bozukluk gösterenler bir sağlık tesisinde bakım gerektirirler. Şiddetli emosyon yahut davranış bozuklukları gösteren hastalar ise, bir akıl hastahanesinde tedavi edilmelidirler.


İLGİLİ MAKALELER:

YAŞLANAN DÜNYA ve GERİATRİ EĞİTİMİ

 Geriatrik Hasta ve Sorunlar

YAŞLILIK PSİKOLOJİSİ İLE İLGİLİ YAPILAN BİLİMSEL ÇALIŞMALAR

Yaşlı Psikiyatrik Hastalarda Elektrokonvülsif Tedavi

BOYUTPEDİA.COM & MCATURK.COM

Bu haber toplam 12194 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Osteopati Nedir?17 Aralık 2015 Perşembe 11:09
  • Psikanaliz Kuramı Üzerine Kısa Bilgiler02 Aralık 2015 Çarşamba 10:44
  • Dunning Kruger Sendromu Nedir?28 Eylül 2015 Pazartesi 15:17
  • Sosyal Medyayla Doğrudan İlgili Psikolojik Bozukluklar10 Eylül 2015 Perşembe 16:08
  • EKT (Elektro Konvülsif Tedavi) Nedir?26 Ağustos 2015 Çarşamba 21:18
  • İlişkilerde İnkar Savunma Mekanizması21 Haziran 2015 Pazar 16:04
  • İşkolizm Nedir? Belirtileri Nelerdir?14 Haziran 2015 Pazar 01:02
  • Palyatif Bakım Nedir?28 Mayıs 2015 Perşembe 13:28
  • Komorbid Depresyon Nedir?23 Mayıs 2015 Cumartesi 18:35
  • Katatonik Şizofreni Nedir?17 Mayıs 2015 Pazar 13:55
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim