• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C

Gazze'deki katliamdan kim kârlı, kim zararlı çıktı?

Gazzedeki katliamdan kim kârlı, kim zararlı çıktı?
22 gün boyunca Gazze'yi cehenneme çevirerek 1,5 milyon insana gökten, yerden, denizden ateş yağdıran İsrail karşısında kaybedenlerin başında Filistin halkı geliyor. 1300'den fazla masum insan hayatını kaybetti, 5 binden fazla insan da yaralandı.

İbrahim VARLIK / ZAMAN


Bu ağır bombardımanın izlerini ömür boyu unutmayacak çocuk, kadın, genç ve yaşlıların maruz kalacağı travma ve psikolojik problemler ise on yıllar boyunca sürecek nitelikte.

Bu saldırı karşısında ne kadar çaresiz ve vurdumduymaz olduklarını bir daha ortaya koyan Arap rejimleri ise siyaseten kaybetti. Toplanıp ortak bir karar almakta bile zorlanan Arap rejimleri, halklarının sokaklara dökülerek zulmü protesto etmelerini dahi engelledi. O yüzden Arap sokakları Başbakan Erdoğan'ı kahraman ilan etti.

Kaybedenlerden diğeri ise şüphesiz Hamas. Başından beri İsrail'e meydan okuyarak, Gazze'yi İsrail askerleri için ölüm tarlalarına çevireceğini öne süren örgüt, bunu başaramadığı gibi çok sayıda savaşçısını ve liderini kaybetti. Üstelik İsrail'e, 2006'da Hizbullah karşısında kaybettiği güvenini yeniden kazanmasını sağladı. Hamas'a kamuoyu önünde destek verdiklerini belirterek Arap dünyasının gözüne girmeye çalışan İran ve Suriye de, Türkiye'nin inisiyatif almasından dolayı yeteri kadar popüler olamadı. Her iki ülke de istediği kamuoyu desteğini sağlayamadı. Bu saldırıda hanesine artı puan yazdıran tek ülke belki de Türkiye oldu. Hem halkın gösteri ve yardımlarla Filistin halkına verdiği destek ve hem de Türk siyasi liderlerinin Gazze katliamına sert tepki vermesi, bir anda Türkiye'yi bölgede denklemin içine çekti. Mısır'ın önüne geçmeyerek ancak perde arkasında Hamas ve diğer Filistinli grupları da masada tutmaya çalışan Türkiye, tüm Filistinli grupların da büyük sempatisini kazandı.

İsrail ise bir daha yaptıklarının yanına kâr kaldığını gösterdi. ABD'nin kayıtsız şartsız desteğinden yararlanan İsrail, BM kararını bile tanımayarak tam bir sivil katliamı gerçekleştirdi. Küçücük bir şeritte sıkışmış 1,5 milyon insana 'özür bile dilemeden' gece gündüz ateş yağdırdı. BM kontrolündeki okulları ve tesisleri vurdu, doktorları öldürdü, yardım kamyonlarına ateş açtı. Hatta Yahudi ve Müslümanların birlikte yaşayabileceklerini ispatlamaya çalışan Filistinli doktorların evini bile havaya uçurarak 3 çocuğunu öldürdü.

Enkaz kaldırıldıkça ceset çıkıyor

Ateşkes ilanının ardından Filistinliler, kimi yaya, kimi at ve eşek arabalarının üstünde yaşadıkları bölgelere koştu. Birçoğu, geri döndüklerinde ev yerine enkazla karşılaştı. Bölgede arama-kurtarma çalışmaları başlatılırken, moloz yığınları eşildikçe bilançonun daha büyük olduğu anlaşıldı. Filistinli hastane kaynaklarına göre dün enkaz altından 100'ü aşkın ceset çıkarıldı. Gazze'nin Zeytun mahallesinde yapılan aramalarda ise elleri ve ayakları bağlı 10'dan fazla kişinin cesedine rastlandı. Öte yandan, ateşkes kararından sonra Mısır, Refah kapısında günlerdir bekleyen doktorların girişine izin verdi. Bölgedeki hastanelere koşan doktorlar arasında Türk doktorlar da var.

'Saldırılar doğalgaz rezervi için düzenlendi' iddiası

İsrail'in, Gazze saldırısının ardından Gazze açıklarındaki 4 milyar dolarlık doğalgaz rezervini ele geçirebileceği iddia edildi. İsrail'de yayımlanan Jerusalem Post gazetesinin haberine göre İsrail, söz konusu gaz rezervlerinin kullanım hakkını alma fırsatını yakaladı. Gazete, Tel Aviv'in rezevler üzerindeki hakkını daha sonra Filistin Devlet Yönetimi'ne devredebileceğini de yazdı. Böylece İsrail, hem gaz rezervinden Hamas'ın gelir elde etmesini engellerken hem de gazı kendi kullanmayıp Filistin Devlet Yönetimi'ne devrederek arkasına kamuoyu desteğini alabilir. Jerusalem Post, Tel Aviv yönetimine rezervleri Filistin Yönetimi'ne devrederken, buradan kazanılacak gelirin hangi alanlarda harcanacağını belirleyen bir anlaşma yapmasını ve belirlenen sahaların dışına çıkılması durumunda gaz gelirinin Filistin'e aktarımının durdurulmasını savunuyor. Gazetenin verdiği bilgiye göre İngiliz şirketi BG Group, 1999'da Filistin Yönetimi ile anlaşmış ve gazın satışından kazanacağı paranın yüzde 10'unu Filistin Otoritesi'ne vermeyi kabul etmişti. Bu noktada araya İsrail girdi ve BG Group ile gazın İsrail'e pompalanması için görüştü ancak taraflar ücret konusunda anlaşamadı. 2006 yılında Gazze'de kontrolü ele geçiren Hamas da gaz rezervi üzerinde hak iddia etti. Bu durum Hamas'a hiçbir şekilde paradan pay vermek istemeyen İsrail ve İngiliz hükümeti tarafından Hamas'la görüşmesi yasaklanan BG Group için ciddi bir sorun teşkil ediyordu. Jerusalem Post, Gazze saldırısından sonra Hamas'ın doğalgaz üzerindeki hakkından vazgeçmeye zorlanabileceğini vurguladı. Bu arada, İsrail'in liman kentlerinden Hayfa'da 15 milyar dolarlık doğalgaz rezervi bulundu. Bulunan miktarın İsrail'de şimdiye kadar ortaya çıkarılmış en büyük rezerv olduğu açıklandı.

Bu haber toplam 1087 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim