• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C

Fazla Endişe Evham Yapıyor

Fazla Endişe Evham Yapıyor
Günlük yaşamda aşırı endişeli olma hali, yaygın anksiyete bozukluğu hastalığının belirtisi olarak görülüyor.

 Halk dilinde genellikle 'evhamlı', ya da 'vesveseli' olarak tanımlanan aşırı endişeli olma hali, psikolojik bir sorun olarak kişilerin hayatını olumsuz yönde etkiliyor.


Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri bölümünden Doç. Dr. Abdurrahman Altındağ, günlük yaşamda aşırı endişeli olma halinin yaygın anksiyete bozukluğu hastalığının belirtisi olduğunu söyledi.

BAŞARISIZLIĞIN NEDENİ...


Her 100 kişiden 5-6'sının hayatının herhangi bir zamanında yaşayabildiği yaygın anksiyete bozukluğunun, kişinin yaşam kalitesini düşürme yanında başarısızlık nedeni de olduğunu dile getiren Altındağ, şöyle konuştu:
'Herkes günlük yaşamında farklı derecelerde endişe hali yaşıyor ve endişe hali yaşamın normal bir parçası. Hatta düşük düzeydeki endişenin gerekli olduğu söylenebilir. Az endişeli olma hali, kişiyi günlük sorunlarla mücadeleye hazırlıklı tutar, bireyin karşılaştığı sorundan, hızlı karar vermesini sağlayarak, kolayca kurtulmasını sağlar.


Ancak bir de günlük yaşamda sürekli ve aşırı endişeli olma hali var. Aşırı endişe hali kişinin yaşamını olumsuz etkiler. Bu kişiler her durumda olası en kötü sonucu düşünürler. Günlük yaşamda aşırı endişeli olma hali yaygın anksiyete bozukluğu hastalığının belirtisidir. Kişiyi mutsuz ve başarısız eden bu hastalığın tedavisi mümkündür.'

FİZİKSEL HASTALIK GİBİ...

Altındağ, geçerli bir neden yokken aşırı endişeli olma hali yanında yorgunluk, dikkat bozukluğu, konsantrasyon güçlüğü, en küçük gürültü karşısında irkilme, uykuya dalamama ve gece sık sık uyanmanın yaygın anksiyete bozukluğunun belirtisi olduğunu söyledi.

Hastalığa sıklıkla sanki fiziksel bir hastalık varmışcasına kedini gösteren bazı bedensel belirtilerin de eşlik ettiğini ifade eden Altındağ, 'Bu belirtiler, nedensiz yorgunluk, baş ağrısı ve kas ağrıları, yutma güçlüğü, titreme ve seyirmeler, terleme, tahammülsüzlük, bulantı, sersemlik hissi, sıcak basması gibi fiziksel yakınmalardır' dedi.


TEDAVİ GEREKİYOR

Doç. Dr. Abdurrahman Altındağ, yaygın anksiyete bozukluğu hastasının, endişelerinin aşırı olduğunu bilmekle birlikte endişelerini denetleyemediğini, sakinleşmeyi başaramadığını ifade etti.
Toplumda 'aşırı evhamlı' kişiler olarak bilinen yaygın anksiyete bozukluğuna sahip kişilerin bir psikiyatri uzmanına başvurarak tedavi olmaları gerektiğini dile getirdi.

Bu haber toplam 2931 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
akıncı zülfikar
2011-02-06 03:04:19
Tahrifat..
Bir Milleti İfsad etmek veya Hezimete Uğratmak için İlk ne ypmalı sorusuna bazı bilgeler "Önce Dillerini Bozmalı" diye cevap vermiş.. Yahudilerin Tahriflerinden bahseden bir ayette de buyruldugu gibi: "Kelimelerin Yerlerini Değiştirdiler".. Evet, Tahrifat bazen Kelimelerin "lafzı, şekli değiştirerek" açıktan yapılır, bazen de daha sinsice ve derinlemesine yapılır, "manaen tahrif" deriz biz buna ilimde.. Gerçekten de bakınız bu gün bir çok kavramın içi boşaltılmakta, anlamı kaydırılmakta değiştirilmekte, ve eski köye yeni adet kaabilinden, ucube mutant mahsuller peyda edilmektedir.. Mesela; Namus nedir? Namus Arablarda Nomos grekçe de de aynı dönemde Nomos olarak kullanılırdı ve biz Türklere Namus olarak geçti. Arabcada "Şeriat-Hukuk-Kaide" yine Grekçede Nomos "Yasa, ilke, Kaide, Prensip" demektir. Yani Müslüman gözüyle bakarsak, Namus İslam Şeriatıdır; içinde ahlak iffet de vardır namaz oruç da vardır dürüstlük ve cömertlik vs de vardır; hepsi birlikte Namus u oluşturur.. Bunu bilen eskiler aldatan tüccara veya yalancı insanlara "Namussuz" demişlerdir. Sonradan anlamı daralmış ve de apış arasında indirgenmişse de, aslı budur. Elbette Namus içine iffeti de alır, ama bununla sınırlı değildir.. İslamın Namus anlayışına göre kim hangi emri çiğner veya yasağı ihlal ederse o konuda namusuzdur.. İlk Vahy geldiğinde Peygamber Aleyhisselam'a, Hatice Radıyallahuanha validemiz ilk ayetleri derhal Varaka Bin Nevfel'e söyler ve Varaka kendisinden dinlemek ister Hz Peygamberin, ve dinledikten sonra O na; "Muhakkak ki sana verilen Musa'ya verilmiş olan Nomos'tur".. Hatta Nomosu yani Şeriatı, Peygamber Aleyhisselam'a getiren Cibril Alehisselam ile özdeşleşmiştir bu kelime bazen de O'na Cibril'e "Namusu Ekber" demişlerdir.. Evet , Müslümanın Namusu Şeriattır.. Bu günkü son doksan senelik Psikoloji de Hukuk da Ahlak da; Din yok edildiği İktidardan alındığı için Günah-Sevap veya Hayır-Şer gibi Şer'i Mihengden yoksun bırakılmış, böylece Hukuken Suçlu-Suçsuz, Psikolojik açıdan da Sağlıklı-Arızalı, Sosyolojik açıdan da Normal-Anormal in Mihengi-Ölüçütü olarak Demografik ve Demokratik bir fitne gereği "ÇOĞUNLUK" olarak kabul etmiştir. Yani "ÇAN EĞRİSİ" ve ondaki ortada yığılan çoğunluk güruh yegane ölçüt ve onların ilkeleri de yegane Namus olarak kabul edilmiştir.. Ve buna, Hakimiyyeti Rab Tealadan adeta haşa gasb edip Kullara ve Çoğunluğa veren Demokrasi dinine göre; İnsanlığın Çan Eğirisinde en soldak azınlık yani tecavüzcüler caniler sadistler katiller işkenceciler hainler diktatörler tiranlar ile; en sağdak azınlık olan Peygamberler Evliyalar Salihler haşa birdir; hepsi de azınlıktır yani hepsi de aynı kefededir hepsi de SUÇLU" dur, "HASTADIR" ve "ANORMAL" dir.. İşte modern hukuk, psikoloji, ve ahlak sistemi böyledir. Namusu İlahi Şeriat değil de Beşeri Kesret yani kelle sayısı olan birer Tağuti Nizamlardır bunlar.. Ve bu gün tüm ülkelerdeki Hukuk da Psikoloji de Ahlak da ya mevcut Rejimlerin OTORİTELERİN -ister bir monarşi ister oligarşi vs vs hepsi aynı- kuklası oyuncağıdır; -sıkıysa doğru bildiklerini haykırsınlar- ; ya da Çoğunluğu Çan Eğrisinin ortasındaki yığılmayı MİHENG olarak NAMUS olarak kabul ederler.. Ya "taguti bi devlet"i ya da "halkı kulları" ölçüt namus miheng olarak kabul eden bu tür kul uydurması tüm nizamlar tuğyandır baş kaldırıdır Rahman'a karşı. Ve de Ademe ve Aleme, Fıtrata Tabiata muhaliftir münasip değildir aslında..
akıncı zülfikar
2011-02-06 02:16:13
dil ve kişilik..
Arabça ve Farsçalı eski Osmanlı Türkçesini kulanmak ve muasır psikoloji kelimelerinin lafzlarının bizdeki karşılığını kullanmak lazımdır. Endişe, Evham :) güzel olmuş. Mesela "Obsesyon"; Takıntı Saplantı Düşünceleri gibi manalar verilir genelde Psikoloji kitaplarında. Kelimenin bizdeki asıl karşılığı "Vesvese" dir. Zaten de beli ki buradan geçmiştir batı dillerine. obssyn veya vsvs; fısıtlı gibi, ikisinde de ss var; birbirini çok çağrıştırıyor değil mi? "..Elleziy Yüvesvisu Fi Sudurunnnas.." da ve diğer başka ayet ve hadislerde geçen bu Arabça lafz belli ki batıya Obsesyon olarak geçmiş. Zaten arada sadece biçimsel benzerlik değil ayrıca büyük bir korelasyon var manaları itibarıyla. Ordan bize geçmiş olmadığına göre bizden oraya geçmişir. Yalnız; Modern Psikolojideki Paranoya, Delüzyon, Obsesyon vs gibi bir kaç kavramı da kapsar aslında bizdeki "Vesvese" ve "Vehim" kelimeleri.. Evham da vehmin çoğuludur. Ah şu Devleti Ali Osman yıkılmasaydı da bu günde modernize olmuş bir Hilafet Devleti olarak devam etseydi, o hem küfür hem de bilimdışı olan devrimler gerçekleşmemiş olaydı, bir çok yerli kavramımız olacaktı hemen her bilim dalında.. Lozan'da Türk halkını bir Yahudi Haham olan Hayım Nahum'un temsil etmesi garabetibir yana, bir Türk (?) devleti düşünün ki Türk (?) Dil Kurumunun başına Ermeni Artin Agopyan'ı atamış.. Oturgaçlı Götürgeç, Olanak, Ululamak, Egemen vs bahsine girmeyeyim yine.. Mumdur herkese bu saçmalıklar. Maksat neydi bu devrimlerde, İslam Kültürünü yok etmek.. Bir İngiliz ç asır evvelki dedesinin hatta bin sene evvelkilerin mezar taşını çok da zorlanmadan okuyabilirken biz elli altmış sene evvelki yani babamızın babası dedesi olan mevtalarımızın taşlarını ya da eserlerini bile okuyamıyoruz hatta alfabesini bile bilmiyoruz.. Noldu yani, Japonlar Çin Kore Rusya vs latine geçmedi de ne kaybetti, ve biz geçirildik de ne oldu? Bize matematikte mesela; türev anlatılırdı yıllarca anlamadan okudurk ezberlemeye çalıştık; önce anlamını sonra da mantığını anlatsalardı daha kolay kavrardık. Türev ne demek? Ortay ne demek? Logaritma ne demek? Önce bizdeki karşılıkları, kullanımda olan lafzları vermeliler eğer bizde yoksa da o zaman evvela bir kelimenin lafzın; kelime manasını ve literatür manası denen şeyi ve de o işin mantıgını vermeliler.. Medyan nedir Anxiete nedir hangi lisandadır aslı kökü ve literatür manası nedir, bunlar bilinmeden bir bilimde asla sağlıklı yol alınamaz, önce dili ehlileştirmek gerek..
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim