• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

Evlilikte Nelere Dikkat Etmeli?

Uzm. Psk. Çiğdem Demirsoy

En uyumlu evlilikte bile zaman zaman eşlerin birbirlerine ayrı düştükleri, farklı istek ve ihtiyaçlar içinde olduğu zamanlar vardır. Örneğin; erkek işten eve gelip dinlenme ihtiyacında iken, kadın bütün gün ev işleri ve çocuklarla uğraşıp bunalmış ve ilişki, iletişim ihtiyacında olabilir. Ailelerle veya arkadaşlarla görüşmeler, çocuklarla ilgili alınması gereken kararlar, bütçenin ayarlanması vb. konularda farklı fikirler doğabilir. Bu gibi durumlar kaçınılmaz olarak bir çatışma yaratır. Her zaman orta noktayı bulmak ve uzlaşmak mümkün olmayabilir. Böyle bir durumda eşlerden birinin istediği olup ihtiyacı karşılanırken diğeri ona uymak zorunda kalabilir. Yani biri kazanırken diğeri kaybedebilir. İlişkinin sağlıklı yürüyebilmesi için evlilikte bu gibi durumlar çok sık yaşanmıyor olmalıdır. Dengeli bir ilişki için ise her zaman bir tarafın kazanıp diğerinin kaybediyor olmaması gereklidir.

Evliliğin sağlıklı kalabilmesi için eşler, karşısındakinin de insan olduğunu, kendisinden farklı fikirleri, istek ve ihtiyaçları olabileceğini unutmamalıdır. İki farklı kişiliğin her konuda aynı düşünmesi tabi ki mümkün değildir. Bu nedenle her zaman aynı noktaya gelmeye çalışmak hatalı bir yaklaşımdır.

Kadın ve erkeğin doğasından veya kültürel etkilerden gelen farklılıkları olabilmekle birlikte evlilikteki iki kişi kadın ve erkek olmaktan önce birer insandır ve evliliği iki “insan” oluşturur. Bir insanın her zaman haklı olması, her konuda doğru düşünüyor olması imkansız bir şeydir. ‘ben erkeğim her zaman benim sözüm geçmeli’ veya “ben kadınım duygularım her zaman dikkate alınmalı, isteklerim yerine gelmeli” tarzı yaklaşımlar ise ilişkiyi çıkmaza sokar, evlilikteki uyum ve denge bozulur.

Bu tarz yaklaşımlardan kaçınmak için kadın olsun erkek olsun kişinin öncelikle kendisini iyi tanıması kendi düşünce kalıplarının, değer yargılarının farkında olması ve ikinci olarak da farklı kişiliklerin farklı özelliklere, bakış açılarına ve değer sistemine sahip olabileceğini kabul etmesi gerekir. Kendi doğrularını hayattaki tek doğru olarak kabul edip buna göre davranan insanlar karşısındakine baskı ve güç uygulamış ve olumsuz duygular yaratmış olacaktır. Evlilikte olumsuz duygular yoğun olarak yaşandığında ise eşler kaçınılmaz olarak giderek birbirinden uzaklaşacak, bunun sonucunda ise yaşamın doğal akışı içinde ortaya çıkan problem durumlarının iki tarafın işbirliği ile üstesinden gelmek zorlaşacaktır.

Evlilikte işbirliği ve uyumu koruyabilmek için farklı fikirlere saygı duymak, farklı kişiliklerin ihtiyaçlarını anlayabilmek, empati yeteneği ve kendini karşı tarafa doğru ifade edebilmek, dayatmacı yaklaşımlardan kaçınarak gerektiğinde geri adım atabilmek ve kendi istek ve ihtiyaçlarından vazgeçebilme gibi özellikleri kendinde barındırmak gerekir.

Eşlerden biri, hep kendi dediği olsun ve diğer taraf kendisine uysun istiyorsa,  baskıcı, zorlayıcı, hatalı davranışlar içinde ise karşı taraf aynı hatayı tekrarlamamaya dikkat etmelidir. Genellikle çatışmalı ilişkilerde karşılıklı olarak aynı hataların tekrarlandığını, negatif yaklaşımlara yine negatif karşılık verildiğini görüyoruz. Sertliğe sertlikle karşılık vermek kadar sertlik karşısında hep alttan almak da hatalı bir tutumdur. Doğru olan, yaşanan problem ile karşısındakinin kişiliğini karıştırmamak, çatışma durumlarında eşini “karşı taraf” olarak görüp çatışmak veya susup sorunun üstünü örtmek yerine dikkatini probleme çevirebilmek ve eşini de doğru iletişim biçimlerini kullanarak bu bakış açısına çekmeye çalışmaktır. Bunu yapabilmek için kadın da erkek de, kendini ön yargılardan ve “evlilikte erkeğin dediği olur, kadın alttan almalı” vb. hatalı kültürel koşullanmalardan arındırmalı, karşısındakinin kendisinden farklı istek ve ihtiyaçlara sahip bir “insan” olduğunu dikkate alarak hayattan ve evlilikte eşinden beklentilerini doğru bir şekilde belirleyebilmeli, iletişim becerileri konusunda kendini geliştirmelidir.

MCATURK.COM

Bu yazı toplam 7409 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim