• BIST 81.901
  • Altın 146,149
  • Dolar 3,7772
  • Euro 4,0057
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

Evlat acısı

Prof. Dr. Yankı YAZGAN

3 maymun. Seyretmekten huzursuzluk duydum. Benim gibi huzursuz olmaktan hoşlanan, zaten huzursuz tiplerin filmi hiç lamcim etmeden beğenmesini beklerim. Huzursuzluk duyduğum bir filmi beğenmemi belki de yadırgıyorsunuz. Korkutucu, vahşi görüntülerle dolu filmleri birbirimize sokularak izlemekten aldığımız zevke ne diyeceksiniz o zaman?

Film eleştirisi yapacak bilgi ve konumda olmasam da, bu film kendisi hakkında konuşmaya zorluyor insanı. Bana “3 Maymun neden bahsediyor?” diye sorsalar, ilk önce “evlat acısı üzerine bir film” derdim. Kayıp ve acı olan yerde, yas kadar suçluluk duygusu da doğal olarak vardır. Suçluluk duygusunun kendisini nasıl ortaya fırlatacağı ise hiç belli olmaz. Neyse, demiştim zaten, film anlatmayı da, yorumlamayı da zaten pek beceremem. Yine de, bu emek ve akıl işi filmden dolaylı olarak söz etmeye devam etmek istiyorum. Aklıma getirdiklerini anlatayım.

Aklıma getirdikleri. Bu filmi sevecek olanlar, daha önce hangi filmi sevmiş olabilirler? 3 Maymun’u seyrederken, aklıma ilk gelen değil, ikinci gelen film “In the Bedroom” (Yatak Odasında)... Sevdiği kadının eski kocası tarafından öldürülen oğullarının yasını tutan anne-baba rolünde Sissy Spacek ve Tom Wilkinson’ı hatırlıyorum. İç burkan, insanın kendini sinema salonunda dışarı atası gelen, ama kalıp seyretmeye, acıyı duymaya, acıya dayanmaya devam etmekten de zevk aldığı bir filmdi o da.

Sıradan insanlar. 3 Maymun’un aklıma getirdiği filmlerden bir öncekisi, ya da ilki, ise, Robert Redford’ın yönetmiş olduğu “Ordinary People” (Sıradan İnsanlar)... Filme kaynak olan Judith Guest’in romanını çok sonra okudum. 1980’lerin başında delikanlılıktan çıkmak üzere olan bir delikanlı olarak seyrettiğim bu filme, evlat ve kardeş acısı egemendi. Nedense o sırada adını bu biçimde koyamamıştım. Filmde çok sıkılmış, bunalmış, ama tıpkı 3 Maymun’da olduğu gibi, İzmir’deki Sema sinemasının salonunda sonuna kadar kalakalmıştım. Ailenin gözdesi olan ağabeyinin boğulduğu deniz kazasından canlı kurtulmuş olan 16-17 yaşlarındaki genci (adeta hayatta kaldığı için) suçlayan anne ile giderek oğlunun yanında kendini buluveren babanın kopuşlarını, çocuğun birinden koparken öteki ile yakınlaşmasını ve aileler hakkında daha birçok şeyi anlatan bu film, evlat acısının bir aileyi nasıl altüst ve darmadağın ettiğini, varolan “fay hatlarını” tetiklediğini gösteriyordu. O zaman bu tip bir cümleye dökülebilecek bir biçimde anlamamış olsam da, film sözün ötesinde yarattığı acı ve suçluluk duygusu ile kafamda eşdeğer bir iz bırakmış.

Akılda kalan. 3 Maymun’dan çıktığımızda eşimle “hep aklımızda kalacak sahneler hangileri?” oyununu bu film için de oynadık. Bir süre karar kılamadım. Birkaç sahneyi söyledim, ama hiçbirisi tam kafama yatmadı. Şimdi yazıyı yazarken, oğul İsmail ile baba Eyüp’ün hapishane çıkışında kabristan ziyaretine gidişlerini, orada babanın küçücük mezarın sağındaki solundaki otları ayıklayışını, üstünün tozunu, çamurunu alışındaki el hareketlerini, aynı zamanda o sahnede hiç yer almayan, uzun zamandır mezarlığa uğramamış olduğu anlaşılan annenin yas’ının ağırlığının filmden aklımda kalacak sahne listesinin başına yerleştiğini düşünüyorum.

acılı ülke. 3 Maymun’un, zihnimde onun peşine takılan diğer filmlerin, bana hatırlattıklarının bir özeti yapılabilir mi? Ülkemizin belki de birkaç yüzyıldır içinden geçmekte olduğu, ve bir türlü bitmek bilmeyen, darboğazlarda kaybettiklerimizin doğurduğu duygusal değişikliklerin bir listesini yapmak özet yerine geçebilir. Evlat acısı gibi, kayıpların en ağırının sonucu olan bir duygunun doğurduğu duygusal değişiklikler her zaman ve herkeste aynı olmayabilir. Ama, bu acıları yaşayanların, acıları yaşayanlarla aynı iklimde yaşayıp, acının ister istemez ortağı olanların duygusal değişiklikleri listelemeyi yine de deneyeceğim. Herkes kendince bir sıraya sokabilir. Sıralamayı alfabetik yapmalıydım, belki de.

Acı, üzüntü, hüzün, suçluluk, yalnızlık, kızgınlık, kırgınlık, suçlama, katılaşma, insafsızlaşma...

Sevgili okurlar, bu yazıyı sonuna kadar okuyabildinizse, 3 Maymun’u da seyredebilir, hayatınız için bir anlam çıkartabilirsiniz, emin olun.

Bu yazı toplam 7403 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim