• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C

Erkekte Cinsel İşlev Bozuklukları Nelerdir?

Psikiyatrist Sevilay Zorlu

Her cinsel yakınlaşmanın cinsel birleşme ile sonuçlanması gerekmez. Cinselliğin temel amacının doyum olduğu düşünülecek olursa, aslında cinsel birleşme, cinsel döngünün tamamlanmasına, yani sona ermesine neden olur. Tamamlanmış bir cinsel aktivitenin gerçekleşebilmesi için öncelikle cinsel yönden bir ilgi ve istek, bunu izleyen uyarılma ve uyarılmanın ulaştığı doruk nokta olarak kabul edilen orgazm gibi evreler olması beklenir. Erkeklerde  orgazm sonrası, Çözülme (rezolüsyon) olarak bilinen bu aşamanın süresi çoğu kez erkeğin yaşı ile orantılıdır. Yaş artıkça bu süre de doğal olarak uzamaktadır. Kadınların cinsel döngülerinde böyle bir aşamaya gereksinimleri yoktur ve bu nedenle kadınlar ard arda birden çok sayıda orgazm olurlar.

Cinsel işlev bozuklukları, tamamlanmış bir cinsel aktivitenin geçtiği bu evrelerden birinde ya da birkaçında ortaya çıkan inatçı ve tekrarlayıcı bozuklukları tanımlamak için kullanılır:

A) Cinsel İlgi Ve İstek Bozuklukları,

- Cinsel isteksizlik

- Cinsel tiksinti bozukluğu

B)Uyarılma Bozuklukları

- Erektil disfonksiyon (Sertleşme kaybı)

C)Orgazm Bozuklukları

- Orgazm olamama (inhibe erkek orgazmı)

- Erken boşalma (prematür ejakülasyon)

- Geç boşalma (retarde ejakülasyon)

D) Cinsel Ağrı Bozukluklukları

*Disparoni (ağrılı cinsel ilişki)

Seks Terapileri

CİB (Cinsel İşlev Bozuklukları)  altta yatan organik bir nedene, cerrahi bir girişime, kullanılan bir ilaca ve eşlik eden ruhsal bir hastalığa bağlı olarak gelişmişse, tedavi öncelikle altta yatan etkene yönelik olarak yapılır.

Burada unutulmaması gereken önemli nokta; “cinsel işlev bozukluğunun çoğu kez tek bir nedene bağlı olmadığıdır”. Her organik olayın psikolojik bileşenlerinin olacağı göz önünde bulundurularak, sorun bütüncül olarak ele alınmalıdır. 

Erkek cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde bugün etkili olarak kullanılabilen ve önemli bir yan etkisi olmayan güçlü ilaçlar vardır. Psikolojik kökenli CİB'in tedavisinde CİNSEL TERAPİLER oldukça başarılıdır.

İlaçlarla “hızlı tamir” erkek cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde yeterli olabilir mi? “Her erkeğin önünde bir penis vardır’’ ilkesi üzerine kurulan: “fizyolojik ‘işlevlerin hızlı tamiri’’ veya ‘’restorasyonu‘’ doğrultusundaki arayışlar; “HASTALIK YOK HASTA VARDIR’’ kavramını göz ardı ederek, sihirli ilacın tüm olguların gereksinmelerine aynı etkinlikte yanıt vereceğini varsaymakta (paket - standart tedavi) ve kökeninde veya alevlenmesinde rol oynayan psikolojik ve kişiler arası çatışmaları görmezlikten gelebilmektedir.

Kökeninde %75-90 organik etken bulunsa bile organik kökenli olduğu düşünülen pek çok olgu hiçbir medikal tedavi uygulanmadan yalnızca CİNSEL TERAPİLER ile tedavi edilebilmektedir. Bundan çıkarılacak sonuçlar; mevcut sorunun nedeni yalnızca saptanan organik neden değildir Sorunun kökeninde organik ve psikolojik etkenler birlikte rol oynamaktadır. Kökeninde organik nedenler bulunsa da her organik nedene psikolojik komponentler eşlik eder. Başka bir deyişle “Penis kimin penisidir yani penisin arkasındaki kişinin performans kaygısı, yetersizlik duygusu, erk ve erkeklik kaybı gibi korkuları ilaçla giderilebilecek midir?

Fizyolojik fonksiyonların “hızlı tamiri” veya “restorasyonu” sırasında olgularının eşleri gözardı edilmektedir. Başka bir deyişle, sertleştirilmiş ve irileştirilmiş penis hangi ilişkide kullanılacaktır? Eşlerinde cinsel işlev bozukluğu görülme oranları %60 civarında, bütün çiftlerde tedavi - müdahale gerektirecek düzeyde, evlilik içi çatışma görülme oranı %40’ dır. Çünkü evlilik yaşamı cinsel yaşamdan, cinsel yaşam ise evlilik yaşamından izole düşünülemez.

Mevcut cinsel sorun / sorunlarla birlikte yaşama sonucu kurulan psikolojik dengenin erkek lehine hızlı biçimde bozulması, mevcut ilişkinin dinamiklerini olumsuz etkileyebilir. Erkeğe yalnızca sertleşmesini geri vermek yeterli olmayacaktır. Oluşan sertleşmelerin anlamlı ve bir ilişki bütünü içinde kullanılabilmesi gerekir. Bunun için cinsel terapiler, evlilik terapileri, bireysel terapiler ile kullanıma hızla giren medikal tedavi yöntemlerinin iyi bir entegrasyonu gerekmektedir. CİB'in tedavisiyle uğraşan değişik disiplinlerden profesyonellerin de daha iyi bir işbirliği içinde olmaları gerekmektedir.

Cinsel Terapist Kimdir Ve Standart Bir Uygulama Var Mıdır?

Cinsel terapiler olarak bilinen yaklaşımın özünde cinsel işlev bozukluğunun türüne özgül olarak geliştirilmiş bazı özel tekniklerin kullanılması söz konusudur. Ancak bu, cinsel terapilerin çeşitli özgül tekniklerin çeşitli cinsel işlev bozukluklarında kullanılmasından öteye gitmeyen yaklaşımlar olduğu anlamına gelmez. Aksi halde bu tür terapileri terapistler aracılığı ile değil bilgisayarlar ve el kitapları aracılığı ile yürütmek mümkün olabilir ve böylelikle terapi daha ekonomik bir biçime dönüştürülebilir. Birey ve çiftlerin gereksinmelerine uygun olarak terapi sürecinde düzenlemeler yapılabilir. Çünkü cinsel işlev bozukluğunun türü aynı da olsa, sorunun seyri bireyden bireye ve çiftten - çifte farklılıklar gösterecektir. Hastalık yok hasta vardır ilkesi benimsenmelidir.

İnsanın cinsel yaşamı diğer yaşam alanlarından ayrı veya izole olarak da düşünülemez. Cinsel uyum genel uyumun bir parçası olmaktadır. O halde cinsel alandaki bir sorun, yaşamın diğer alanlarını (iş,sosyal, özel yaşam alanları gibi), yaşam alanlarındaki çeşitli sorunlar ve özellikle evlilik içi sorunlar ise bireyin cinsel yaşamını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle cinsel terapi uygulaması yapacak terapistlerin bireysel psikoterapi ve evlilik terapileri alanlarında deneyimli olmaları gerekir.

Cinsel İşlev Bozuklukları İle İlgili Etik Dışı Uygulamalar

Yeterli bilgi ve deneyimi olmayan kişiler ve hatta terapistlerin cinsel işlev bozuklukları olgularını tedavi etmeye çalışmaları gelmektedir. Cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde kullanılan yöntemler basit görünmekle birlikte, eğitim almamış, yeterli bilgi ve deneyimi olmayan kişilerin uygulaması tedavide sorunlara yol açmakta dolayısıyla sıklıkla başarısızlıkla sonuçlanmakta ve hastaların tedavi olabilme olasılıklarını azaltmaktadır.

Terapist öncelikle kendi meslek grubunun temel etik kurallarına uymalıdır. Yeterli öykü olmadan ya da gerekli araştırmaları ihmal ederek tanı koymak hastanın zarar görmesine yol açtığından etik bir ihlal sayılır. Uygulanacak tedavinin seçiminden psikiyatristiniz sorumlu olmakla birlikte hastayı olası tüm tedavi çeşit ve olanakları konusunda aydınlatmalı ve onun da fikrini almalıdır. Tedaviden önce söz konusu cinsel sorunun yapısı, uygulayacağı tedavinin özellikleri ve kuralları, cinsel terapinin etkinliği konusunda hastaya bilgi vermelidir.

Uzm.Dr. Sevilay ZORLU

Psikiyatrist &  Psikoterapist

www.antalyaterapipsikiyatri.com

www.antalyacinselterapi.com

Şirinyalı Mh. İsmet Gökşen Cad.

1528 S. Şahbaz Apt. K:2 D:5

0 (242) 316 98 99

Bu yazı toplam 4967 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim