• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

ERGENLERDE ÖFKE VE FARKLI DIŞA VURUMLARI

ERGENLERDE ÖFKE VE FARKLI DIŞA VURUMLARI
Tüm ergenler zaman zaman öfkeli tutumlar sergileyebilirler. Bazı ergenler öfkelerini ifade etmek için daha yapıcı davranışlar ve sözler kullanırken, bazıları öfkelerini yapıcı olmayan şekillerde dışa vururlar.

Yeter artık! Zaten beni hiç anlamıyorsun!”

“Git başımdan! Yalnız kalmak istiyorum!”

“Okuldan nefret ediyorum!”

Son zamanlarda bu gibi ifadeleri daha mı çok duymaya başladınız? Belki de, hep duyuyordunuz ama çocuğunuzun yaşı ilerlerdikçe bu ve benzeri sözler ve davranışlar sizi daha çok rahatsız etmeye, daha çok incitmeye başladı. Çocuğunuzun normalden fazla sinirli, zamanının çoğunda öfkeli, etrafındakilerle karşı daha kırıcı ve saldırgan olduğunu düşünüyorsanız, ya da çocuğunuz daha içine kapanık davranıyorsa, hayat iki taraf için de daha da kötüye gitmeden, profesyonel yardım almak faydalı olabilir.

Öfke diye adlandırdığımız ve genelde olumsuz çağrışımlar yaratan bu duygu durumu, beraberinde kızgınlık, sinirlilik, saldırganlık, kin, içine kapanıklık gibi kavramları getirir. Aslına bakıldığında öfke, tıpkı sevinç, heyecan, ya da korku gibi her insanda doğuştan var olan, normal, ve yaşanması gereken bir duygudur. Ancak önemli olan ve çoğu zaman problem olarak görünen, öfkenin dışarıya nasıl yansıtıldığıdır.

Ergenlik, ebeveynler olarak sizin de bildiğiniz gibi, kolay bir geçiş dönemi değildir. Okul, eğitim düzeni, sınav ve başarı kaygısı, aile içi problemler, aile baskısı, arkadaş çevresi, kardeş ilişkileri, ve hormonal değişimler ergenlerin çocukluktan yetişkinliğe geçişini sorunlu hale getiren etmenlerden sadece birkaçıdır.

Tüm ergenler zaman zaman öfkeli tutumlar sergileyebilirler. Bazı ergenler öfkelerini ifade etmek için daha yapıcı davranışlar ve sözler kullanırken, bazıları öfkelerini yapıcı olmayan şekillerde dışa vururlar. Öfkelerini yapıcı olmayan şekillerde dışa vuran ergenler genellikle saldırgan, agresif, kavgacı, inatçı bir tutum sergilerler. Aşırı durumlarda, karşılarındakileri fiziksel ya da psikolojik olarak kırma, acıtma, ve zarar verme yoluna gidebilirler.

Peki genelde öfke dediğimiz bu duygu ergenlerde neden yaşanır?

•  Kendilerini sözlü olarak doğru ifade edemediklerinde

•  Karşılarındakilerin onlara karşı saldırıda olduklarını hissettiklerinde

•  Haksızlığa uğradıklarını düşündüklerinde

•  Engellendiklerini düşündüklerinde

•  Baskı altında kaldıklarında

•  Yetersizlik / başarısızlık duygusu hissettiklerinde

•  Hayal kırıklığına uğradıklarında

Bu liste tüm nedenleri kapsamasa da, genel olarak ergenlerin neden öfkelendiklerini işaret etmede yardımcıdır. Peki ergenler bu durumlarla karşı karşıya kaldıklarında, ne gibi tepkiler verebilirler?

Ergenlerin bu gibi öfke uyandırıcı durumlarla karşı karşıya kaldıklarında verecekleri tepkiler birbirinden çok farklı olabilir. Bazı ergenler öfke kontrolünde doğuştan ya da sonradan öğrenilen nedenlerden ötürü daha kabiliyetli olabilirler ve daha sakin ve çözüm odaklı davranabilirler. Diğer ergenler ise, öfke kontrolü konusunda yeterli beceriye sahip olmadıkları için yapıcı olamayan, saldırgan biçimlerde öfkelerini sergileyebilirler.

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta ise öfke ve saldırganlığın birbiri ile karıştırılmaması gerektiğidir. Şimdiye kadar anlaşılacağı gibi, öfke normal ve insani bir duygu durumu iken, saldırganlık öfkenin yapıcı olamayan bir şekilde dışarıya vurumudur.

Peki ya öfkesini kontrol edemeyen, ya da öfke problemi olan ergenler her zaman saldırgan tutumlar mı sergilerler? Araştırmalar bugün bize gösteriyor ki, öfkeli ergenler birbirinden çok farklı tutumlar sergileryebilirler. Genek olarak öfkeli ergenleri iki farklı gruba ayırabiliriz:

•  Saldırgan ergenler:

Bu gruptaki ergenler, öfkelerini içlerinde tutamayan, kontrollü ve yapıcı bir şekilde dışarıya vuramayan, agresif, kavgacı, düşmanca tavırlar sergilerler. Öfkenin dışa vurumu genelde aşağıdaki şekillerdedir:

•  Öfkeyi bağırarak, haykırarak gösterme

•  Ortalığı yıkma, devirme / fiziksel yıkıp dökme

•  Büyüklere karşı çıkma, kuralları reddetme

•  Küfür / kötü söz kullanma

•  Tehdit edici sözler söyleme

•  Kontrolsüz davranışlar sergileme

•  Kavga başlatma

•  “Hayır” kelimesini kabul etmeme

•  İçine dönük ergenler :

Bu gruptaki ergenler ise diğer gruptan farklı olarak, içe kapanık, aşırı sessiz, inatçı, düşmanca ve depresif tavırlar sergilerler. Öfkenin dışa vurumu genelde aşağıdaki şekillerdedir:

•  Zamanının çoğunu yalnız geçirme

•  Öfkeyi içine atma / bazen birbenbire parlama

•  Depresif / mutsuz görünme

•  Duygularını ifadede güçlük çekme

•  Dışarıdan bakıldığında duygusuz görünme

•  İçine kapanıklık

•  Pasif, güçsüz görünme

•  Kendini nedensiz yere suçlama

•  Kendine ya da duvarlara/kapılara fiziksel zarar verme

•  Sık sık fiziksel problemlerden şikayet etme: karın ağrısı, baş ağrısı gibi

Görüleceği gibi, öfkeli ergenler eğer öfkeleriyle yapıcı bir şekilde başa çıkma yeteneğine sahip değillerse, bu çok farklı davranış biçimlerine ve problemlere yol açabilir. Bu aşamada anne babalara, ergenlere yardımcı olma açısından önemli sorumluluklar düşer. Bunların belki de en başta geleni, problemler başedilemez seviyelere çıkmadan ve çocuklarla ebeveynlerin ilişkisini yıpratmadan, profesyonel destek almaktır. Uzman, ailenin başvurma nedenlerini ve çocuğun sergilemekte olduğu davranış problemlerini göz önünde bulundurarak aile ve çocuğa en doğru yaklaşımla, öfke kontrolü terapisi üzerine çalışacaktır.

Terapi sürecinde öncelik, ergene sahip olmadığı “öfke uyandıran duygularla yapıcı şekilde başa çıkma, öfkeyi doğru şekilde dışarıya yansıtma” konularında beceri kazandırma olacaktır. Bunun yanı sıra, terapi süresince anne babalar ile öfkeli (saldırgan ya da içine kapanık) ergenlerle başa çıkmada ne gibi tutumlar sergilemelerinin daha faydalı olacağı konusunda bilinçlendirme de oldukça önemlidir.


Sedef Aksoy, MA

Uzman Klinik Psikolog

ELELE Çocuk ve Aile Psikolojik Danışmanlık Gelişim ve Eğitim Merkezi

www.elelecocukaile.com

(212) 223 91 07

Bu haber toplam 2578 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim