• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C

Elma Yanaklar Hastalık Habercisi mi?

Elma Yanaklar Hastalık Habercisi mi?
Kızarmış elma gibi yanaklardan sağlık fışkırdığı düşünülse de, bu sevimli kızarıklık bazen 'rozasea' yani gül hastalığının habercisi olabiliyor! Peki bu durumda ne yapmak gerekiyor?

Kızarmış elma gibi yanaklardan sağlık fışkırdığı düşünülse de, bu sevimli kızarıklık bazen 'rozasea' yani gül hastalığının habercisi olabiliyor! Peki bu durumda ne yapmak gerekiyor?
Yüzümüz, duygularımızın yansıdığı organımızdır. Sevinç, üzüntü ve kızgınlık gibi duygularımızı yüzümüzdeki ifadelerle ve cildimizin görüntüsüyle çevremize yansıtırız. Bazen bu görüntü bizleri zor duruma sokabilir. Duygularımızı saklamamız gerektiği durumlarda sıkıntılı dakikalar yaşatabilir. Yüzümüzdeki kızarıklık ve hissettirdiği sıcaklık istemesek de duygularımızı ele verir. Rozasea hastalarının sık yaşadığı bu durumda yapılacak en önemli şey hastalığı tetikleyen etkilerden korunmak. Yani sıcaktan, güneşten, saunadan ve yanlış kozmetiklerden uzak durmak gerekiyor.

Zamanla Kalıcı Olur

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan, gül hastalığını bakın nasıl tarif ediyor: 'Rozasea; yüzde sıcaklık hissi, kızarıklık, damar genişlemesi ve iltihabi sivilcelerle kendini belli eden kronik bir cilt hastalığıdır. Kızarıklıklar başlangıçta çıkıp sönme gösterir, hastalık ilerlediğinde ise kalıcı bir görüntüye neden olur. İlk görüldüğü bölge yanakların yan kısımlarıdır. İlerlediğinde ise alın ve burna doğru yayılma gösterir. Burunda yağ bezleri genişler ve rinofima diye isimlendirilen kabarıklık, şiş ve ödemli bir görünüm olur. Gözler cildimiz dışında hastalıktan etkilenen bir diğer organdır. Gözlerde yanma, batma ve göz kapaklarında hassasiyete neden olur.'

Açık Tenliler Dikkat

Rozasea orta yaşlı ve açık tenli kişilerde sıkça görülüyor. Koyu cilt yapısındaki kişilerde ciltteki yoğun melanin nedeniyle kızarıklık baskılanıyor ve daha hafif görünüyor.
Hastalık kronik özellik gösterdiğinden erken teşhis edilip hemen tedaviye başlanması ilerlemesini engelliyor. Tedavi konusunda aşama kaydedilmesine rağmen gül hastalığının nedeni bilinmiyor. Genetik faktörler, stres, parazitler, bakteriler hastalığın oluşmasında etken olabileceği, düşünülen şüpheli sebepler arasında bulunuyor. Maalesef bu hastalığın kesin tedavisi bulunmuyor. Uzmanlar rozasea kronik bir seyir gösterdiğinden kişilerin hastalıkları hakkında bilgi sahibi olmalarını, alevlendirici sebeplerden kaçınmalarını ve bunu yaşam tarzı olarak benimsemelerini söylüyor. Tedavide iki strateji belirleniyor; hastalığın ilerlemesini engelleyen önlemler ve mevcut şikayetleri hafifletici tedaviler.

Kızarıklık İlerlediyse Dikkat

Tıbbi tedavi olarak; kızarıklığın belirgin olduğu durumlarda, harici uygulanan ve damarları daraltıcı özelliği olan ilaçlardan faydalanılıyor. İltihabi lezyonların az olduğu durumlarda antibiyotikli kremler kullanılıyor, yoğun olduğu durumlarda ise ağızdan antibiyotikler kullanılabiliyor. Tedavinin başlangıcında ilaçlar yüksek dozda kullanılıyor, daha sonra şikayetler hafiflediğinde doz düşürülüyor. Tedavi süresinin uzun olduğu konusunda hastalar bilgilendiriliyor.

Genişleyen Damarlara Lazer

Rozasea hastalığı nedeniyle genişleyen damarların tedavisinde lazer yöntemine başvuruluyor. Lazer tedavisi ortalama 6-8 haftalık aralıklarla iki ya da üç seans sürüyor. Lazer sonrası birkaç gün hastaların egzersiz yapmaması ve sıcak suyla duş almaması, lazerle yok edilen damarların yeniden oluşmaması açısından önem taşıyor. Tedavi sonrası mutlaka güneş koruyucu kullanılması gerektiği konusunda hastalar bilgilendiriliyor. Kullanılacak güneş koruyucu, lazer sonrası leke gelişmesini önlemenin yanında, yeni damar oluşma riskini de azaltmış oluyor.

Kozmetik Seçimi Nasıl Olmalı?

- Kızarıklığı ve genişleyen damarların görüntüsünü baskılamak amacıyla yeşil tonlu fondötenler kullanılabilir.
- Pudralar cildi tahriş edebileceğinden dolayı kullanılmaları çok önerilmez.
- Rozasa hastalarının kozmetik ürün seçimlerinde çok dikkat etmeleri gerekir. Çünkü bu kişilerin ciltleri çok hassastır.
- Ciltlerini tahriş edici özelliği olan alkol, mentol, esans içeren kozmetiklerden uzak durumalı.
- Hassas ciltler için olan nemlendiriciler ve güneş koruyucular rahat kullanabilecekleri kozmetik ürünler arasında bulunuyor.


Bu haber toplam 3016 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Uyku Hakkında Bilmediğimiz İlginç Bilgiler22 Şubat 2017 Çarşamba 09:02
  • Sağlık haberleri ‘sağlıklı’ bilgiler veriyor mu?”24 Kasım 2016 Perşembe 18:52
  • Kaç saat uykuya ihtiyacınız var?07 Kasım 2016 Pazartesi 23:06
  • Enerji İçecekleri Hepatit Riskini Artırıyor!07 Kasım 2016 Pazartesi 18:37
  • Depresyon Alzheimer riskini artırıyor21 Eylül 2016 Çarşamba 18:19
  • Stresin En çok Etkilediği alan: CİLT22 Ağustos 2016 Pazartesi 12:35
  • Bütün Gün Oturarak Çalışıyorsanız Dikkat!28 Temmuz 2016 Perşembe 14:18
  • Oruç Tutarken Halsizliği Önlemenin Yolları!30 Mayıs 2016 Pazartesi 20:59
  • Kanserin Psiko-Sosyal Etkileri Var19 Mayıs 2016 Perşembe 13:19
  • Neden Kilo Alırız?18 Mayıs 2016 Çarşamba 18:57
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim