• BIST 89.371
  • Altın 146,677
  • Dolar 3,6426
  • Euro 3,9175
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 17 °C

DİN PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

DİN PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ
Modern psikolojiye paralel olarak gelişen ve onun bir dalı olarak nitelendirilen din psikolojisi herşeyden önce, insana özgü olan dinsel yaşamın psikolojik açıdan çeşitli yönlerini inceler

DİN PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ
TANIM-ALAN ve KONULAR

Neda ARMANER (Doç.Dr.)


 

I- DİN PSİKOLOJİSİNİN TANIMI
Modern psikolojiye paralel olarak gelişen ve onun bir dalı olarak nitelendirilen din psikolojisi herşeyden önce, insana özgü olan dinsel yaşamın psikolojik açıdan çeşitli yönlerini inceler. Diğer bir deyişle, din psikolojisi, dinin insan ruhundaki temel karakteristiklerini, davranışlara yansıyan etki durumlarını söz konusu eder.

Ruh-beden ilişkisi ile çevre-kültür etkilerinin bütünlüğü içinde ele alınan dinsel inancın birey ruhunda pek çok çeşitlenmeler (tenevvü, varieties) göstermesi doğaldır. Din psikolojisinin fenomenleri ön yargılardan, değer ölçüsüne varan sonuçlandırmalardan uzak olarak, bilimsel yöntemlerle araştırılıp sınıflandırılır. Din psikolojisi, mistik yaşantıların türlü yönlerini gözden geçirirken bunlardan psikolojik değerlere ve aralarındaki birliğe dikkati çekmeğe çalışacaktır, fakat hiçbir biçimde, bu haller üzerine öğütlerde bulunan, dinin emir ve yasakları üzerinde geçerlik ve geçerlilik tartışması yapan, kısaca, değer problemleriyle ilgilenen bir bilim olmayacaktır. Hiçbir dinin savunmasını yapmayacağı gibi hiçbir dini de küçümsemiyecektir.

Bugünkü din psikolojisi, Antik Yunan'dan bu yana birçok filozof ve teoloğun insan ve din açısından öne sürdükleri teoriler, düşünceler değildir. Dinsel duygu ve aksiyonla ilgili psişik olgunun, kendi yapısı içinde, bağımsız olarak incelenmesidir. Diğer bir deyişle dinsey yaşayışın çeşitli belirtilerinin, çağdaş psikoloji verilerine göre incelenmesidir.

Din psikolojisi, mantık, ahlak, hukuk ve estetik gibi kendi alanlarına birtakım ilkeler getiren, kural (norm) koyan normatif bir bilim dalı da değildir. Kesinlikle değer yargılarıyla uğraşmaz, sadece olayları olduğu gibi tüm ayrıntılarıyla tanıtmak ve betimlemek (tasvir etmek) ister. Bunun sonucu olarak, insan ruhunun derinliklerine, dinsel bilince nüfuz etmek ister. Böylece, onun değişme ve gelişmelerini gözlemek ve bunları sınıflara ayırarak genel sonuçlara varmakla, bilim düzeyinde geçerli bilgilere erişmiş olur.

a) Din Psikolojisinin Genel Psikoloji İçindeki Yeri ve
Diğer Bilimlerle İlişkisi

İlk ve Ortaçağda ruh üzerine yürütülen metafizik görüşlerden uzaklaşarak, XIX ncu yüzyılın ortalarına doğru kurulan psikoloji, metot ve amacı bakımından bilimsel bir düzeye çıkar.

Genel psikoloji, ruha özgü olan herbir belirtiyi inceleme çerçevesine alır. Böylece, bilimsel psikolojinin konuları genişleyip gelişirken, insanla doğrudan doğruya ilgili olan sınır alanlarında, yeni bilgi dalları, diğer bir deyimle, yan disiplinler ortaya çıkar. Bunlardan biri de din psikolojisidir.1

-----------

(1) Psikoloji Çeşitleri

1- Araştırma konusuna göre:

1- a) Genel Psikoloji
b) Sosyal Psikoloji (İnsanı grup halinde inceler)
c) Gelişme Psikolojisi (Çocuk, ergenlik, yaşlılık psikolojisi, v.b.) d) İş psikolojisi veya Endüstriyel psikoloji e) Din psikolojisi (Dini hayatı inceler) f) Patolojik psikoloji (Marazi ruh hallerini inceleyen psikoloji)

2- Hayvan Psikolojisi

Amacına Göre Psikoloji Çeşitleri :

a) Genel Psikoloji
b) Farklar Psikolojisi (amacı farklılıkları ortaya çıkarmaktır)
c) Bireysel Psikoloji, Milletler Psikolojisi, d) Karşılaştırmalı (Mukayeseli) Psikoloji gibi adlar altında araştırmalar yapılır.

Erek Edindiği Bilgi ve Aksiyona göre :

I- Kuramsal (teorik) psikoloji
II- Uygulamalı psikoloji
a) Sanayi psikolojisi
1- Mesleğe yöneltme
2- Mesleki seçim, eleme
3- Verimi arttırmak için beşeri ilişkileri düzeltme
Okul psikolojisi
Askeri psikoloji
Ticari psikolojisi (reklam, piyasa incelemeleri)
Politik psikoloji (Halk oyu, propaganda)
Tıbbı (medikal) psikolojij


Din, insana ait bir konu olarak, bireyin ruhsal yapısını, bilinçli ya da bilinçsiz olsun, etkilemekle psikolojinin zorunlu bir inceleme alanıdır. Dindarlığın birey ruhundaki gelişiminin araştırılmasında genel psikolojideki temel ilkelerden, verilerden hareket edilerek gerekli olan psikolojik yöntemler uygulanır. Kişide uyanan dinsel duygu ve düşüncenin oluşturduğu inanç ve ona bağlı olarak yapılan ya da yapılmayan tüm davranışlar dinsel yaşamı oluşturur. Bu ise, ruhsal bir olay olarak psikolojinin ve daha belirgin bir alan olarak da din psikolojisinin ele aldığı bir konudur. İnançlar psişik bir olgudur. Bundan başka, kişide bir istek ve irade işi olan ibadet psikolojik yöntemlerle açıklandığında hem şahsiyet psikolojisine, hem sosyal psikolojiye, insan ve din açısından elde edilen bilgilerle de din sosyolojisine ve kültür antropolojisine ışık tutar. Din, her ne kadar ilahiyatın değişmez konusu olarak görünse de, bireyin ve toplumun, tek kelimeyle insanın olmadığı yerde dinden bahsedilmez. Böylece, din psikolojisi genel psikoloji ile teoloji arasında birbirini içeren alanda gelişirken, psişik olan dinsel yaşayışı ve onun tezahürlerini ele alacaktır.

Bu gelişme ve olgunlaşmaya paralel olarak, dinle bilim dallarının ilişkilerinin artması sınır alanlarında yeni disiplinler oluşturur. Bunlar, din sosyolojisi, dinler tarihi, din felsefesidir. Din psikolojisi gerektiğinde, insanın düşünce ve duygularını daha iyi kavramak, dinsel yaşamı daha iyi tanımak üzere yukarıdaki bilgi alanlarından başka etnoloji, dinsel sanat ve eski metinleri inceleme bakımından filolojiden yararlanır. Din psikolojisinin genel psikoloji ilkelerine bağlı kalarak yürüttüğü incelemelerde yukarıdaki bilim dallarıyla karşılıklı ilişkileri ve yardımlaşmaları kurulur, fakat din psikolojisi, hiçbir biçimde din felsefesi, dinler tarihi ve din sosyolojisinin konu ve alanı içine alınmaz. Çünkü bu bilimlerin her biri kendi açılarından dinsel olayları açıklarken din psikolojisine özgü olan dinsel yaşayışın psikolojik yönünü amaç olarak almazlar.

Din psikolojisinin temel özelliği ise, hayatın özü demek olan duyguyu, bilinci ve dinsel aksiyonu bilimsel yöntemlerle araştırmaktır. Din psikolojisi bu bilgi kollarından kendine yararlı olan materyali, dökümanı alır. Örneğin, dinin çeşitli teorilerinin tartışılmasını din felsefesine bırakır. Filozofların din alanındaki araştırmalarında psikolojik bilgiler bir amaç olmaktan çok, birer araçtan ibarettir. Çünkü filozofları birinci derecede ilgilendiren konu, dinin genel filozofik sistemler içindeki yeri ve değeridir. Onun için psikolojik araştırmalarla elde edilen bilgiler, ancak bu filozofik çerçeve içinde değerlendirilir. Din psikolojisi, psikolojinin bilimsel yöntemlerini kullanmakla zihinsel "spêculative" felsefeden ayrılır. Bilimsel metodun bilim alanındaki geçerliliği açıktır.

Din psikolisi teoloji ve metafizikten de ayrılmakla beraber bunların ortaya koyduğu ilkelere insan açısından eğilir. Buna karşılık din psikolojisinin kendi alanında yapacağı araştırmalar felsefe ve teolojiye değerli görüşler ve bir kavrayış getirir.

Din psikolojisi, dinin dış görünüşünü, objektif olan toplumsal ifadesini din sosyolojisine bırakır. Din sosyolojisi, dinde sosyal gelişimin ve toplumsal davranışların incelenmesinde din psikolojisinden yararlanır. Dindar kişiliği etkileyen psikolojik ve sosyal olayları incelerken, sosyal faktörler üzerinde önemle durur. Dinsel grubun davranışlarını, hem din sosyolojisi, hem de din psikolojisi açısından incelemenin konuya daha gerçekçi bir yaklaşım getirdiği noktalar da vardır. Ancak, genel olarak denilebilir ki, bu ilgilerin birbirine karıştığı konularda, bir bakıma sosyal psikolojide olduğu gibi, psikolog, bireydeki duygu, düşünce ve davranış üzerine eğilir. Sosyolog ise, dinsel davranışın sosyal koşullarını belirtmeğe bakar.

Din psikolojisinin esas konusu, dinsel yaşayışın birey ruhundaki görünümünü ve sübjektif yönlerini incelemektir demiştir. Dinlerin toplumlar üzerindeki etkileri bu araştırmalarda değerlenirken dinler tarihi ile dinsel sanat tarihinden din psikolojisi karşılıklı olarak yararlanırlar.

Din Psikolojisinin Alanı ve Konuları

Psikoloji açısından dinsel yaşamın incelendiği alan din psikolojisi alanıdır. Dinsel yaşam, bir bakıma realitenin üstünde sonsuzluğa bağlı duygu, düşünce ve davranışların tümü olarak tanımlanabilir. Demek ki dinsel yaşayışa temel olan psikolojik olgular, bireyin dinsel duyguları, bilinci ve iradesine bağlı olan dinsel aksiyonlardır. Yukarıda belirlenen özelliklere göre; din ile psikolojinin sınırları arasında böyle bir alanda, din psikolojisinin birinci derecede uğraştığı temel konu, dinsel yaşamın psişik (ruhsal) yapısını (structure) kavramaktır. Başka bir deyişle; dinin birey ruhundaki görünüşünü sübjektif belirtilerini araştırmak ve incelemek din psikolojisinin konusudur. Buna göre, bireyin dinsel deneyi (experience) dediğimiz dinsel yaşantısı din psikolojisinde en çok sözü edilen bir deneyimdir. Dinsel yaşantı içinde geçen psişik olgular; duygu, düşünce, tüm dinsel tavır ve haller (attidudes) olduğuna göre, bireyi kutsallığa bağlıyan inanma iradesi yine din psikolojisinin açıklamaya çalıştığı konulardır.

Çeşitli olaylar karşısında geçirilen bunalımlar ya da başka nedenlerle rehbersiz, delilsiz kalışın verdiği kararsızlıklar, tereddütler, gerçeği arayışlar, kuşkular bireyin dinsel yaşamı içinde derece derece varlığını sürdüren yaşantılardır. Bundan başka, din ve mezhep değiştirmenin ruhsal koşulları (özellikle Hıristiyan mezhepleri araısnda bu durumlar çoktur) dine dönüş (ihtida) veya dinden dönüşün (irtidat) ve inkarın sarsıntıları, pişmanlık, tövbe veya tasdikin türlü şekilleri ve evrimleri, korku, ümit ve hayranlıkla başlayıp ilahi aşka kadar varan ve ruhun en ince, en yüksek esprilerini yansıtan tezahürler din psikolojisinin ele aldığı konulardır. Saf ve samimi dindarların, mutasavvıfların (mystiques) hallerinde daha belirgin ruhsal olgular oluşmakla, gerek Türkçede gerekse diğer gelişmiş Doğu ve Batı dillerinde dinsel yaşantıların türlü anlamlarını karşılayan sözcükler vardır. "Tasavvufi haller" diye nitelendirilen bu yaşantılardan, örneğin saflık, perhizkarlık, itaat, fakr, mahviyet, tevazu, sabr, reca, niyaz, hulûs, riyazet, çile, bürhan, itikaf, vecd, istiğrak, seyr ve sülûk, terk, keşf, cezbe, sezgiler ve rüyalar gibi içe dönük bireysel nitelikte olanlar yanında, toplumsal özellikler taşıyanlar ise; cehri ve hafi olan zikr ve halkalar, sema, dinsel rakslar, çeşitli ayinler ve toplu ibadet şekilleri ile dinsel geleneklerin düzenini çizdiği merasimler, bireyin toplumsal içerikli dinsel deneyleri, mistik yaşantıları "experience vecue" olarak değerlendirilirler. Bir bakıma mistiğin "madde ve mana alemiyle olan ilişkileri" açısından ele alınan olgular, din psikolojisinin "tasavvuf psikolojisi" bölümünde bilimsel yöntemlerle araştırılan ve incelenebilen konulardır.

Bundan başka, mezhep kuranların, reformatörlerin, din liderlerinin (mürşitlerin), zahitlerin, pirlerin, sofuların, dervişlerin, psikolojik açıdan karakteristik özellikleri din psikoloji çerçevesinde açıklığa kavuşur. Çeşitli mezhep ve tarikatlar bize bu alanda zengin çalışma ve gözlem olanakları sağlayabilirler. Ayrıca, tüm dinsel edebiyat ve dökümanlar yine bu bilim dalının metotları ışğı altında incelenir.

Din psikolojisi alanında yapılan gözlemlerle, anket ve test uygulamarıyla, çocukta, gençte ve ergenlerdeki dinsel yönün kategorik biçimde araştırılması yapılır.

Fizyolojik psikolojinin yöntem ve ilkeleri ışığında, salgı bezlerinin faaliyetlerindeki değişmeler gibi, beden ve ruhun birbirleri üzerindeki yakın ilişkilerini gösteren belirtiler aynı biçimde bireyin dinsel yaşayında da sürer. Duygusal durumlarda dindarlığın çeşitli nedenlere dayalı ürpermeleri, iç ferahlığı, iç aydınlığı gibi deneyimlerin bedensel koşulları psikolojik gözlem ve analizlerle ortaya çıkarılabilmektedir.

Dinsel kişiliğe yön veren motivasyonel güçlerin egemen bir faktör haline gelmesi, inançla dinsel aksiyonun birleşip şekillenmesi, sembolleşmesi, bireyin varlığına hükmetmesi, etrafa yayılışı ya da zayıflayıp gerileyişi gibi çeşitli yönlerin araştırılması din psikolojisindeki çalışmalarla ortaya konur.

Yukarıda da biraz değinildiği üzere, dinsel olgular, tüm ruhsal haller gibi, hem bireysel hem de toplumsal yaşamla karışmış durumdadır. Dinsel çevre ve kültürün birey üzerindeki etki ya da tepki durumlarının psikolojik bir olay olarak tarafsız bir anlayışla incelenmesi de din psikolojisine düşmektedir. Bireysel gibi görünen inanç, o inanca bağlı hareketlerde toplumun, eğitim ve öğretimin payı hiç kuşkusuz var olmakla, bilimsel incelemede bu payın aydınlatılması diğer yan disiplinlerin de yardımıyla sağlanır.

Ruhsal olgular insan bedeninde oluşurken soyut bir ortamda değil hayatın içinde çeşitli sosyal olaylarla karışmış olarak gelişip biçimlenir. Dar ve kapalı çevre koşullarının kişi üzerindeki etkileri bilinir. Bunun yanında fizyolojik ve psikolojik yapımızdan gelen türlü faktörlerin de dinsel yaşayış ve kişiliğimiz üzerinde olumlu ya da olumsuz durumları birlikte düşünülür.

Ayrıca, dine ilişkin öğretim ve eğitim alanında derslerin psikolojik durumlarını incelemek, dinsel eğitimin, öğrenciler üzerindeki etkilerini bilimsel ölçülerle belirtmek, yine din psikolojisinin incelediği konulardır.

Belli yaşlarda ve evrelerde dine karşı ilgi ve yöneliş ya da ilgisizlik, inkar gibi ruhsal durumlar ortaya çıkar. Psişik olayların gelişim psikolojisinin ışığında, çocukluk, gençlik, yaşlılık psikolojisi ilkeleri çerçevesinde incelenmesi gereklidir. Din eğitim ve öğretiminin öğrenciler üzerindeki etkileri yanında camilerde yetişkinlerin dinledikleri vaaz ve tüm dinsel hitabetin psikolojik etkinliğinin artırılması, insanı iyi tanımaya, dolayısıyla psikolojiyi bilip konu üzerinde çalışmaya bağlıdır.

Dine karışmış, hurafe ve batıl inançlara dayalı dindarlığın ortaya çıkardığı fanatik, tutucu bireyler ve gruplar üzerinde var olan etkilerin araştırılması, olumsuz ve yıkıcı nedenlerin ortaya çıkarılması, din psikolojisinin görevleri arasına girer.

Keza, normal insandan başka, bir çeşit ruhsal anormalliği, sapmaları olan kişilerde ortaya çıkan dinsel ifade ve hareketleri ayrı bir kategoride incelemek, din psikolojisinin patoloji bölümünün görevidir. Din psikolojisinin psikopatolojik düzeydeki olayları normal olanlardan ayırması, normal dindarlığı daha fazla aydınlığa kavuşturmaktadır. Bazı kimselerin, dine karşı olan bir tutumla, tüm dinsel yaşamı patolojik bir olay olarak gösterme çabaları da bu suretle çürütülmüş olur.

Kaynak : Doç. Dr. Neda Armaner; "Din Psikolojisine Giriş", CiltI, Ayyıldız Matbaası A.Ş. Ankara-1980, s.4-13

  http://www.geocities.com/dinbilim/dinpsikoloji.html

Bu haber toplam 2700 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim