• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C

Dikkat Eksikliği Okul Başarısını Düşürüyor

Dikkat Eksikliği Okul Başarısını Düşürüyor
Prof. Dr. Mücahit Öztürk, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan ergenlerde, ödev yapma sorunları ve sorumluluk almamaları nedeniyle akademik başarılarında belirgin düşüş gözlendiğini ifade etti.

Psikiyatrik Eğitim Danışma Araştırma ve Tedavi Merkezi (PEDAM) Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan ergenlerde, ders dinleyememeleri, ödev yapma sorunları ve sorumluluk almamaları nedeniyle akademik başarılarında belirgin düşüş gözlendiğini bildirdi.

Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, DEHB'nun, ''Aşırı hareketlilik, dikkat sorunları, sonunu düşünmeden eyleme geçme ve kendini kontrol edememeyle belirgin olan gelişimsel bir bozukluk'' olduğuna dikkati çekerek, dikkat eksikliği bozukluğunda özellikle dikkat süresi ve kalitesiyle ilgili sorunların ön planda olduğunu söyledi.

Hiperaktivite belirtilerinin hemen dikkat çektiğini ve erken dönemde ele alındığını, ancak dikkat eksikliğinin akademik alanda sorun olarak kendini gösterdiği için gözden kaçabildiğini ifade eden Öztürk, dikkat eksikliği bozukluğu belirtilerinin, aileler ya da eğitimcilerce ''tembellik, dersleri sevmeme, sorumsuzluk, yanlış tanımlamalar'' nedeniyle anlaşılmasının engellendiğini dile getirdi.

Öztürk, dikkat eksikliğinin, çocuğun dikkat süresinin yaşına göre az olması ve özellikle ''okuma, yazma, matematik gibi akademik alanlarda dikkatinin kolay ve çabuk dağılması'' anlamına geldiğini de kaydederek, bu tür çocukların ödev yapmayı sevmediklerini, ders çalışırken sürekli yanlarında birini istediklerini, üstlerine aldıkları işi bitirmekte zorlandıklarını veya bir işi bitirmeden başka bir işe geçebildiklerini anlattı.

Dikkat eksikliği olan çocukların dersleri dinleyemediklerini, sıkılmaları nedeniyle de konuşma, arkadaşlarına laf atma gibi davranışlar sergileyebildiklerini vurgulayan Öztürk, bu çocukların sabırsızlıkları ve çabuk sıkılmaları, sorulan soruları yanlış okumaları nedeniyle sınavlarda başarısız olabildiklerini de kaydetti.

Öztürk, dikkat eksikliği olan çocukların çabuk sıkıldıkları için derslerle ilgilenmediklerine ve unutkanlıklarının var olduğuna da dikkati çekerek, dalgınlık ve hayal kurmanın da bu bozukluğun önemli belirtileri arasında yer aldığını dile getirdi.

Hayal dünyası çok geniş olan bu çocukların yaratıcı becerilerinin oldukça fazla olduğuna da vurgu yapan Öztürk, dikkat eksikliği olan çocukların test sınavlarında klasik sınavlara göre daha başarılı olabildiklerini de söyledi.

Öztürk, bu çocukların sınav performanslarının düşük olduğu, var olan bilgi ve kapasitelerini sınavlara yansıtamadıkları için öz güven sorunu yaşadıklarını ve ders çalışmaya karşı da isteksiz olduklarının altını çizdi.

ERGENLİK DÖNEMİ VE DİKKAT EKSİKLİĞİ

''Ergenlik döneminde DEHB'nun hiperaktivite belirtilerinde genellikle azalma gözlenirken, dikkat eksikliği belirtileri daha ön plana çıkar'' diyen Öztürk, ergenlik döneminin etkileri ve DEHB'ye bağlı sorunlar nedeniyle ergenlerin aileleriyle de sık sık sorunlar yaşadıklarını kaydetti.

Öztürk, ''DEHB olan ergenlerde, ders dinleyememeleri, ödev yapma sorunları ve sorumluluk almamaları nedeniyle akademik başarılarında belirgin düşüş gözleniyor'' diyerek, dikkat eksikliği bozukluğu olan ergenlerde sabah uyanmakta güçlük, ders dinlerken ve ders çalışırken uykulu olma halinin de gözlemlendiğini bildirdi.

Derslerine ilgisiz, yaşına uygun sorumluluk almayan, dağınık, unutkan ve yaşından daha küçük davranan bir ergenin ailesiyle de sürekli çatışma halinde olduğunu anlatan Öztürk, bu durumdaki ergenlerin arkadaşlarıyla da sorunlar yaşayabildiğini, kendisini sosyal çevreden izole ederek içine kapanabildiğini, farklı sosyal çevrelere kayarak da kendini var etmeye çalışabildiğini anlattı.

Dikkat eksikliği bozukluğunun zeka seviyesiyle ilgisinin bulunmadığına da işaret eden Öztürk, ancak dikkat eksikliği nedeniyle öğrenmede güçlükler yaşanabildiğini söyledi.

DEHB'nun teşhisinin klinik görüşmeyle konulduğuna da işaret eden Öztürk, erken tanı ve tedavi sayesinde bu çocuk ve ergenlerin akademik altyapılarının eksik olmasının engellenebileceğini ve özgüven kazanmalarının sağlanabileceğini sözlerine ekledi.

AA

Bu haber toplam 2765 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ruh Sağlığınızı 10 Adımda Korumanın Yolu13 Ekim 2016 Perşembe 19:04
  • Mevsim Geçişi Uykusuzluğu Tetikliyor!30 Eylül 2016 Cuma 17:01
  • Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!28 Ağustos 2016 Pazar 22:56
  • Depresyonda Yeni Çözüm: Kitap Terapisi05 Haziran 2016 Pazar 10:57
  • İnternetle Yayılan Tehdit: Siberkondria25 Mayıs 2016 Çarşamba 19:39
  • Bebeklerde ve Çocuklarda Görülen Depresyon?24 Mayıs 2016 Salı 19:46
  • Fazla Fedakarlık Sizi Hasta Eder!13 Mayıs 2016 Cuma 19:45
  • Çocuk Yetiştirmede 20 Sihirli Kural!09 Mayıs 2016 Pazartesi 19:50
  • Panik Bozukluğu Nasıl Bir Hastalıktır?06 Mayıs 2016 Cuma 20:32
  • Cinsel Sapkınlıklar05 Mayıs 2016 Perşembe 19:38
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim