• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

Demansta Tedavi Şansı Artıyor

Demansta Tedavi Şansı Artıyor
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, yaptığı açıklamada, halk arasında bunama olarak bilinen "demans" hakkında bilgi verdi.
Bunamanın başlamasının çoğu zaman yaşla ilgili bir süreç olarak kabul edilip tedavi için başvuruya gerek duyulmadığı ancak erken evrede yakalanırsa bunamanın tedaviye yanıt veren bir hastalık olduğu bildirildi. 

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güz: "Nasıl ki kanser korkusu ile insanlar ara ara tarama yaptırmaktalar, bunamadan şüphelendikleri zaman da kontrol yaptırmaları faydalı olacaktır" dedi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz,  yaptığı açıklamada, halk arasında bunama olarak bilinen "demans" hakkında bilgi verdi.

Demansın, tepkilerin yavaşlaması ve yakın hafızanın bozulmasıyla başladığını vurgulayan Güz, şöyle konuştu:

"Yeni bir bilgiyi öğrenmede bozulma, zamanla eski bilgiyi hatırlama yeteneğinde bozulma ilerler. Hareket yeteneğinde bozulma, nesneleri tanımada güçlük, planlama ve işleri sıraya koymada bozulma gibi belirtiler gösterir. Hastalığın seyri sinsi ve yavaştır. Unutkanlık fazlalaşınca, örneğin ocakta yanan yemeği unutup yakma, çocukların adını karıştırma, her zaman yaptığı işleri yaparken sıraya koyamama ve becerememe gibi durumlar varsa mini mental testler teşhiste bize yardımcı olacaktır."

Dünya nüfusunun yaş ortalaması arttıkça demansın görülme oranının da arttığına dikkati çeken Güz, "Bunamanın başlaması çoğu zaman yaşla ilgili bir süreç olarak kabul edilip tedavi için başvuruya gerek duyulmamaktadır. Oysa ki doğası gereği erken devrede yakalanırsa tedaviye yanıt veren bir hastalıktır. Hastalıkta kullanılan tedavilerle hastalığın ilerlemesi durdurulabilir" diye konuştu.

"Hastalığı erken evrelerde yakalamalı"

Bunamanın birçok tipinin içinde en sık görülen şeklinin "alzheimer" olduğunu anlatan Güz, şöyle devam etti:

"Belirtiler genelde birçok kişinin gözünden kaçabilmektedir. Oysa ileri evredeki bunama hastasına bakım vermek ve belirtilerine göre yardımcı olmanın dışında hastalık adına yapılabilecek herhangi bir şey henüz yoktur. Hastalık erken evrede yakalanırsa ilerlemesi önlenmiş olur ve kişinin yaşam kalitesinde fazla bozukluk olmadan önlem alınmış olur. Bunama belirtilerinin olup olmadığını kontrol etmek için çeşitli testler uygulanmaktadır. Nasıl ki kanser korkusu ile insanlar ara ara tarama yaptırmaktalar, bunamadan şüphelendikleri zaman da bu kontrolleri yaptırmaları faydalı olacaktır. Hele ki aile öyküsü varsa kişiler daha duyarlı olmak zorundadır. Hastalığa karşı korunmak için de çeşitli önlemler almak faydalı olacaktır."

"Aynada yüzünüzü tanıyamayabilirsiniz"

Prof. Dr. Güz, hastalığın ilk evrelerinde kişinin verimliliğinin azalmaya başladığını vurgulayarak, bunama belirtilerine ilişkin şu bilgileri verdi:

"Eski öyküleri iyi hatırlamasına rağmen yakın zamanda olan şeyleri anımsamada güçlük oluşur. Kendi çevresinde rahatken yabancı mekanlarda sorun yaşamaya başlar. Uyku, ilgi, temizlik alışkanlıkları, duygu durumu değişmeye başlar. Orta evreye gelindiğinde hastanın ev dışındaki yaşamı azalmaya başlamıştır. Okuma, yazma, anlama bozulmaya başlar. Yavaş yavaş kaşık çatal tutmasından tutun düğmelerini kapamaya kadar el hareketlerinde bozulmalar olabilir. Uyku uyanıklık zamanları bozulmuştur. Konuşmada, isim bulmada zorluklar başlayabilir. Son evrede ise aynada kendi yüzünü tanımayacak hale gelebilir. Giyinmek, yıkanmak, yemek yemek gibi günlük işlevler bile tek başına yapılamamaktadır. Hayaller görme, kendi kendine konuşma, yakınlarını tanımama vardır. Bunama oluştuktan sonra beyinde yıkım başladığı için çözümü yoktur. Kullanılan tedaviler ancak ilerlemesini durdurmaktadır."

Bu haber toplam 2078 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Vajinismus Hastalarının 8 Fobisi22 Ocak 2017 Pazar 13:40
  • Antidepresanlar Boşanmayı Etkiliyor11 Ocak 2017 Çarşamba 20:20
  • Psikiyatrik Tedavide Beyin Chek-Up'ı Önemli10 Kasım 2016 Perşembe 07:41
  • Akran Zorbalığının Nedeni?07 Kasım 2016 Pazartesi 19:33
  • ANKSİYETE BOZUKLUKLARI31 Ekim 2016 Pazartesi 18:11
  • Fobik Misiniz?28 Ekim 2016 Cuma 16:28
  • Doç. Dr. Zehra Betül Yalçıner 'Nöropsikiyatri Günleri'14 Ekim 2016 Cuma 18:15
  • Ruh Sağlığınızı 10 Adımda Korumanın Yolu13 Ekim 2016 Perşembe 19:04
  • Mevsim Geçişi Uykusuzluğu Tetikliyor!30 Eylül 2016 Cuma 17:01
  • Hiperaktivite Tanısını Hekim Koymalı!28 Ağustos 2016 Pazar 22:56
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim