• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 18 °C

Defne J. Foster, açık evlilik kurbanı mı?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Türkiye’de sistem Halk Evleri’nin öncülüğünde bir yaşam öğretisi sundu. Evli ve 18 aylık çocuğu olan alkollü kadının başka bir erkeğin evinde kalmasını doğallaştıran anlayış sorgulanmayacak mı?

Modern yaşam tartışmaları Tanzimat’la birlikte bu toplumun hep gündeminde oldu.

Türkiye’de sistem Halk Evleri’nin öncülüğünde bir yaşam öğretisi sundu.

Bu yaşam öğretisinin son temsilcisi Hıncal Uluç oldu. Tipik çifte standart örneği; “Su testisi su yolunda kırılır” diyerek testinin o yola nasıl girdiğini görmemek gibi.

Evli ve 18 aylık çocuğu olan alkollü kadının başka bir erkeğin evinde kalmasını doğallaştıran anlayış sorgulanmayacak mı? Sorgulanacak ama kırıp dökmeden sorgulanmalı.

O kişi veya eşi “Açık evliliği” yaşam biçimi olarak seçtiyse bize ne? Biz kişileri değil olayları ve kavramları konuşmalıydık.

Resmi ideoloji öğretisinde “Rol kalıp”  olarak, kadın çağdaşlık adına modern giyimli, tercihan çalışır, balolara katılır, kocasıyla dans eder, bir yudum içkisini içer, zaman zaman frikik de verir ama çocuklarının annesi sadık bir eş olarak kalır. Erkek çalışır çocuklarının eğitimine önem verir, zaman zaman sadakatsiz yapar, fakat bunu “Erkeğin elinin kiri” olarak görür, içkisiz eğlenemez, eşinin sadakatsizliğine ise kesinlikle tahammül edemez.

Bu anlayış şaman kültür ve pagan kültürden kalan “Evlilik baba evinden koca evine geçiştir” anlayışının modern versiyonudur. Cumhuriyetin kadına değer vermesi bunun için sadece şekilde kalmıştır.

Kadının söz hakkının sınırlı olduğu çifte standardın dikkat çektiği bir anlayış son yaşanan olayda da gözüktü.

Ölen kişi erkek olsaydı bile yine yaşayan kadını suçlayan bir bakıştan söz ediyorum.

Sosyal psikolojide önemli olan “Rol Kalıp”larının hoyratça değiştirilmesinin tehlikesinden söz ediyorum.

Sosyal demokrat pek çok aydının ‘Para’lanınca paralandığı ve orta yaşta hayat arkadaşını terk edip taze bir evlilikle hayatını yaşarken mutsuz çocuklar bıraktığını biliyoruz.

Açık evlilik modern yaşamın sunduğu diğer bir “Rol kalıp”tı. İki tarafta evliydiler ve  çocukları vardı aynı zamanda iki taraf cinsel olarak özgürdü  birbirlerine karışmıyorlardı.

Hatta 1970’li yıllarda “Açık Evlilik, Mutluluğa Götüren Yepyeni Bir Formül”  isimli Nena, George O’Neill kitabı moda olmuştu.

Açık evliliğin sosyal sonuçlarını ABD toplumu yaşadı. Bu evlilikler sürmüyordu, hızlı yaşantının verdiği ruhsal hastalıklar ve özensiz yaşamın getirdiği sorunlar sonucu mutluluk sağlanmıyordu. En çok fatura da çocuklara çıkıyordu.

Acun Ilıcalı masum görünüşlü sunuşu ile ünlü ettiği kişilerle topluma nasıl rol kalıpları öğrettiğinin vicdan muhasebesini yapmayacak mı?

Rol modellerimizi sağlıklı olmayan bir biçimde sunan Milli olduğunu zanneden ama Holly Wood  taklidi rol kalıplarını pazarlayan TV kanalları ve yapımcıları geleceğimize zarar verdiklerini anlamayacaklar mı?

Çok kültürlü dünyada cinsel kimliği ile erkekleri baştan çıkaran kadınlar yerine fikirleri ile topluma yön veren kadınların yüceltilmesi  gerekmez mi?

Özgürlük demek sorumsuzluk demek değildir. Gelecek kuşaklara karşı sorumluluk hissetmeyen sanatçılar, yöneticiler yeni Defne Joy’lara sebebiyet verdiklerini görmeliler artık.

Yaşananların adı modernlik değil olsa olsa ilkel pagan kültüre dönüş olur. Çok beğendiğimiz Aristo kadını sahip ve efendilerden oluşan aristokrat sınıfına değil kölelerden oluşan öteki sınıfa dahil etmişti.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com

Bu yazı toplam 6904 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
nurhayat kul
2011-02-17 01:10:47
kadın
bu yazıları okuduktan sonra bir kadın olarak nasıl gelip size derdimi anlatabilirim ki ben ama iyi oldu teşekkür ederim yazınız için tanıma fırsatı buldum sizi
Kuzey Aydın
2011-02-14 23:31:32
katılmıyorum
Yazınızın oldukça tutarsız olduğunu düşünüyorum. Üstelik son olarak Aristo'nun kadınları köle sınıfına dahil ettiğini belirtmiş olmanız ve "erkekleri baştan çıkartan kadın" ifadesini kullanmanız nasıl oldu da profesör olduğunuz sorusunu aklıma getiriyor. Modernlik demek bazı ahlaki değerlerden yoksun yaşamak demek değildir elbette, her toplumun kendi kültürü ve o toplumu kendisi yapan gelenekleri vardır, bunlar zaman içinde değişebilir, dönüşebilir zor da olsa. Bu nedenle yeni nesil ve eski nesil diye kavramlar kullanırız. Medya hakkında söyledikleriniz tamamen doğru olsa da, yazıyı kaleme alış üslubunuz çok saygısızca. 21. yüzyılda özgür toplum demek herşeye saygılı olmak demektir, yoksa bazı milletler araştırma ve yükseköğretimin önemini kavramış uzaya çıkarken, akla hayale gelmez buluşlar yaparken, bazılarının hala türbanı tartışyor olması ve kadının namusunu , bir erkeğin arkasından yürümek olarak görmesini anlamak mümkün değil. Yine bazı milletler özgürlüğü doğru anlayıp lehlerine kullanabildiği için alıp başını gitmişken, bazılarının hala özgürlüğü ahlaksızlık olarak algılayıp, "kadının namusu" ile uğraşıyor olması da düşündürücüdür. Daha tutarlı ve düşündürücü niteliği ağır basan yazılar okumak isterdik. Yazınınızın son paragrafında Aristo'dan örnek vermişken F. Nietzsche veya Schopenhauer'dan da örnek verseydiniz.
Yorum Yaparım
2011-02-14 19:17:22
her kafadan ses çıkıyor
öncelikle selamlar.yazınızı okudum fakat katılmıyorum.ahlak veya ahlaksızlık kişiseldir kitleyi temsil etmez.bir imam veya profesor ahlaksız olabilir bunu yanında bir ateist veya bir sokak çocuğu çok ahlaklı olabilir.lafa geldimi 21. yuzyıl falan diye konuşmayı biliyorsunuz ama hala toplumu ideolojik bir yone çekmeye çalışmanıza anlamsızdır.farzedelim ki defne doğru olmayan şeyler yaptı bununla alakalı yada alakasız bir ölüm oldu.bu olsa bile defne'nin ölümü hıncal uluçu ne kadar ilgilendiyor ki o yorumu yapabiliyor.herkesin ailesi annesi babası sevdikleri var yorum yapmak sevdiklerine düşer sevmediklerine değil.herkes kendi alanındaki işine baksın dünyada kimsenin hayatı bir diğer kimseyi ilgilendirmez.önce biraz daha insan olmaya çalışalım...
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim