• BIST 108.489
  • Altın 151,105
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C

ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ

Uzm. Psk. Aylin Aydemir

Gnavi ve arkadaşlarının 2000 yılında yaptığı bir çalışmaya göre, çocukluk döneminde aşırı kilol alınması, önemli bir sağlık problemidir. Son on yılda sanayi bölgelerinde yaşayan çocuklarda obezite artışında ilerleme görülmüştür. Çocuklardaki aşırı kilo riskinin gençlik obezitesine neden olma riski oldukça yüksektir.

Vücutta yağ dokusunun fizyolojik olarak en yüksek olduğu iki dönem vardır. Birincisi, süt çocuklugu dönemidir. Bu dönemde vücutta  %28 oranında yağ vardır ikincisi ise, prepubertal dönemdir. Bu deönemde ise vücutta %25oranında yağ vardır. Süt çocucuklugu döneminde özellikle ilk 6 ayda şişmanlık riski fazladır, daha sonra Çocugun yürümeye başlaması ve hareketlerinde artma olması nedeniyle bir yaşından sonra obezite riski giderek azalır. Prepubertal dönemde kız ve erkek çocukta obezite riskinde yeniden artış gözlenir. Menstürasyon(adet döngüsü) başladığı sırada kız çocuklarında, bölgesel yağlanmalar, kalçalarda genişleme görülür. Erkek çocuklarinda ise pubertenin ilerlemesiyle yağ dokusunda azalma dikkati çeker .

Obezite Türkiye’de de özellikle şehirde yaşayan çocuklarda önemli bir sağlık sorunudur. 1992 yılında yapılmış bir çalısmada, İstanbul’da 6-10 yaş arası kız çocuklarinin %15.2’sinin ve erkek çocuklarin %13.2’sinin fazla ağırlıklı olduğu saptanmıştır

Çocukluk Ve Ergenlerde Obezitenin Psikolojik Etkileri

Obezitenin psikolojik ve fiziksel etkileri yaşla doğru orantılı olarak çoğalmaktadır.İlk çocukluk yıllarında yaşanan obezite, çocuk için çevresi tarafından sürekli ilgi görmesine, sevilmesine ve şirin olarak nitelendirilmesine sebep olurken,  henüz obezite onun için rahatsız edici değildir.Yaşla birlikte sosyal çevresi gelişmeye başlayan ve yaşıtlarından farklı olduğunu ve sürekli kilosu konusunda uyarılara yada eleştirilere maruz kalmaya başlayan çocuğun rahatsızlığı dış görünüşün,sosyal ilişkilerin yoğun olduğu ergenlik dönemiyle birlikte artık ciddi bir psikolojik ve fiziksel sorun haline dönüşücektir  Obez adölesanlarda ve çocuklarda kendini-sevme konusunda  bazı problemlere raslanmaktadır ve bununla birlikte üzüntü, yanlızlık  sinirlilik, sigara ve alkol kullanma gibi riskli davranışlarında artığı görülmüştür.Obez çocuklar fiziksel bakımdan kendilerini obez olmayanlara göre daha olumsuz algılamaktadır ve bu çocuklarin normal çocuklardan daha fazla davranış problemleri olduğu gözlenmiştir. Bununla birlikte çocukluk çağı obezitesi çocuklarin aileleriylede sürekli sorun yaşamalarına, akran ilişkilerinde yetersiz kalmalarına ve akedemik başarılarınıda olumsuz etki etmektedir. Bu problemlerle birlikte çocugun ileriki yaşamını psikolojik ve fiziksel olarak tehdit eden iki durumdan söz edilir. Bunlardan biri çocukluk çaginda obez olanların yetişkinlik hayatlarında yüksek morbidite ve mortalite riskine sahip olmalarıdır. Her iki cins içinde çocukluk çagi obezite öyküsünün bulunması yetişkinlik yaşamlarında kardiyovasküler hastalık ve diyabet riskini artırmaktadır. Fiziksel risklerin yanında Adölesan dönemde obez öyküsü olan  kadınların eğitim süresinde azalma, yoksulluk düzeyinde artma ve evlenme yüzdesinde azalma gibi psikososyal sorunlara da raslanmaktadır.

Angele Celio Doyle ve arkadaşlarının yaptığı bir araştırmada ergenlik döneminde olan gençler arasında obezite hastalığı hızla yayılmakta ve bununla birlikte çesitli psikopatolojiler ortaya çikmatadir. Ayrıca obez ergenler toplum içinde dışlandıklarını hissetmekte, arkadaş grubu içinde sataşmalara maruz kalabilmekte ve romantik ilişklerdede hayal kırıklığı yaşamaktadırlar. Bu durum onların özgüvenlerinin ve depresyon düzeylerinin normal kilodaki ergenlere göre daha patalojik olmasına sebep olabilmektedir.

Yıldız Dallar ve arkadaşlarının yaptığı bir çalismada ise obez çocuklarda depresyon düzeyi anlamlı bir şekilde yüksek çikarken, özgüven ölçegi değerleri kontrol grubuna göre anlamlı şekilde düşük çıkmıştır.

Benlik saygısının oluşumunda, zihinsel ve toplumsal faktörlerin olduğu kadar bedensel faktörlerin de etkisi vardır. Toplum içinde beğenilir olma, kabul görme, sevilme, bedensel özelliklerini kabul etme ve benimseme, benlik saygınsın oluşmasında ve gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır.Yapılan bazı araştırmalarda obez hastaların benlik saygısı düzeylerinin obez olmayanlara göre daha düşük bulunduğu görülmüştür. Depresyon belirtileri arasında en belirgin özeliklerden biri benlik saygısısın düşük olmasıdır

Çocukluk çagi depresyonu yaşamın ilk yıllarından itibaren gelişebilir. Bu dönem bebeğin ruhsal, zihinsel ve bedensel olarak en hızlı geliştiği dönemdir ve gelişimini sağlıklı yürütülebilmesi için çocugun temel ihtiyaçlarının karşılanıyor olması gerekmektedir. Bu yüzden biyolojik beslenme ve çevresel koşulların niteliği son derece önemlidir.. Yeterince beslenemeyen temel ihtiyaçları karşılanmayan çocuklarda, ileriki yaşlarda depresyon ve ruhsal sorunlar görülebileceği gibi bazı fiziksel rahatsızlıklarda görülübelir (yeterince gelişmememe yada aşirı yeme gibi). Depresyon, başta ruhsal çökkünlük ve/veya istek ilgi kaybı olmak üzere bir dizi ruhsal ve bedensel  belirti ile kendini gösteren bir hastalıktır. Depresyon yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da kişinin yaşam kalitesini düşüren, sosyal ilişkilerini ve okul başarısını olumsuz etkileyen bir süreçtir.

Bu yazı toplam 5608 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Hakan Cenk Gündüz
2009-03-14 11:52:17
Güzel bir çalışma
Türk Halkı olarak gitgide obezite tehditi altında olduğumuzu düşünmekteyim. Bu konuda açıklamalar yazılar araştırmalar Malasef çok yetersizdi. Yazını biraz olsun içimi rahatlttı. En azından birilerinin bilimsel bişeylere dayanarak makale yazdığını ve bunu son derece akıcı basit bir dille bizlere aktardağını görmek Çok keyifliydi. Aylin Hanıma teşekkürlerimi sunar yazılarının devamını merakla beklediğimi belirtmek isterim. Aktüel psikolojiyede bu imkanı bizlere sağladığı için minnetimizi borç biliyoruz. Saygılarımla.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006-2017 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim