1. HABERLER

  2. PSİKOLOJİ

  3. Çocukların İç Dünyası,İstek Ve Duyguları Çizdikleri Resimlerde Gizli

Çocukların İç Dünyası,İstek Ve Duyguları Çizdikleri Resimlerde Gizli

Küçük yaştaki çocukların çizdiği resimlerdeki çizimlerinin kullandıkları renklerin iç dünyalarını, istek ve duygularını yansıttığı belirtildi.

A+A-

Avcılar ile Bahçelievler Avcılar Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen Psikososyal Destek Hizmetleri Zirvesi'ne (PSİDESS) katılan Prof. Dr. Erdal Hamart, 'Çocukların Gizli Penceresi Çocuk Resimleri Analizi' konusunda psikolog ve rehabilitasyon merkezi uzmanlarına bilgi verdi. Konya'daki Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dekanı ve Eğitim Bilimleri Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı'nda görevli Prof. Dr. Hamart, çocukların çizdikleri resimlerin aynı zamanda iç dünyalarında olup biteni de haber verdiğini anlattı.

Çocukların çizdikleri ev, ağaç, aile resimleri ve bunların yapılış şekillerinin yaşamlarına ilişkin ipuçları taşıdığını anlatan Prof. Dr Erdal Hamart, "Çocuklar el kasları geliştikten sonra bir şeyler çizerler. Siz onlara uygun ortam sağlamazsanız, koltuğun arkasını, koltuğu, duvarı çizerler. Siz onları resim yaparken görmeseniz bile eşyaların yerini değiştirdiğinizde onların çizdiklerini görebilirsiniz. Biz istesek de istemesek de çizimlerini yapıyorlar. Resim, çocukların düşünme şekline de yansır. Çocuklar bu yaşlarda herhangi bir yapılandırmaya maruz kalmadıkları için yaratıcılıklarını en üst düzeyde kullanabiliyorlar. Çocuklar resim yoluyla bize dünyayı kendi bakış açılarından en kestirme yoldan özensiz, yalın bir anlayışla sunarlar. Resim onlar iletişim bakımından en etkili ve kolay yollarından biridir. Ancak, tek yolu bu değildir."

ÇOCUK VE RENKLER

Aynı zamanda Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği yöneticisi olan Prof.Dr. Hamart, travma kavramının çok geniş olduğunu. çocuğun sosyal gelişimini engelleyen her türlü durumun psikososyal destek gerektiren durum olarak nitelendirildiğini anlattı. Çocuğun resim yaparken mutlaka gözlenmesi gerektiğini, aksi halde yanlış yorum yapılabileceğini anlatan Prof. Dr. Erdal Hamart, "Açık, sıcak renkleri genellikle mutlu çocuklar kullanır. Koyu kahverengi ve aşırı siyah resimler genellikle depresif çocuklarda görülür ama  sapmalar da olabiliyor. Çocuğun sevdiği renkler koyu renkli veya siyah olabilir. Bu nedenle sevdiği kişiyi bu renklerle çizebilir" dedi.

Prof.Dr. Erdal Hamart, toplantıdan sonra yaptığı açıklamada da  çocuk resimlerinin psiko pedagojik açıdan uzmanlara çocukları tanımasını sağlayan önemli araçlardan bir tanesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Hamart, şöyle dedi:

"Onların çizmiş oldukları resimleri onlarla iletişim kurma açısından da kullanabiliriz. Çocukların sağa sola resim yapmaları bir ihtiyaçlarından ortaya çıkar. Anne ve babalar çocuklarına uygun bir şekilde kendisini ifade olanakları sağlamıyorlarsa, çocuk çeşitli yerlere resim yapıyorsa ona çizim yapacağı materyalleri sağlayarak, 'Bunları temizlemek çok zor oluyor. Resim yapmak istediğinde bunları kullanırsan iyi olur diye yol göstermesi çocuğun bu yaratıcılığının desteklenmesi hem de kendisini ifade etmesi bakımından işe yarayabilir."

ÇİZİMLERDE CİNSELLİK

Prof. Dr. Erdal Hamart, anne ve babaların çocuk resimlerinde sık rastlanmayan cinsellik gibi unsurları görebileceğini, bunların doğrudan bir olumsuzluğa işaret etmeyebileceğini belirterek şöyle dedi:

"Bunu büyük, şunu küçük çizdi veya büyük kullandığı zaman şöyledir' demek pek sağlıklı değildir. Ama özellikle psikolog veya yardım alması gereken durumları düşündüğümüzde çocuğun gelişimi ile doğru orantılı olmayan çocuk resimlerinde görmeye alışık olmadığımız yani sıklıkla görmesini muhtemel görmediğimiz cinsellik ya da cinselliğe ait organlar gibi şeyler gördüğümüzde bu noktada çocuğu endişe ettirmeden ne olduğu hakkında soru sorulabilir. Bazen çocuğun gözlemleri doğada sıklıkla karşılaştığımız, olağan hayatın akışında olan şeyler de olabilir. Örneğin bir çizimi gördüğü hayvanların birleşmesini de yansıtıyor da olabilir. Bu konuda hassas davranmak gerekir. Çünkü hassas bir konudur. Onları rahatsız etmeden yaklaşmak gerekiyor."

Kaynak

Bu haber toplam 2141 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.