• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 24 °C

Çocuklarda Yaygın Duygu Durumları

Çocuklarda Yaygın Duygu Durumları
Çocuğunuz uysal ve masum bir şekilde dururken, arabasına oturtmaya çalıştığınızda çığlıklar atabilir, ağlayabilir... Ama endişelenmeyin, duygularıyla başa çıkabilmesi için biraz zamana ihtiyacı var
Gelişimin bu aşaması çocuğunuz için olduğu kadar sizin için de zor.... Neleri sevip sevmediği konusunda kararlı olan minikler ne istediğini de bilir ama bazen bunu açıkça belirtemez. İstediği şey ise çoğunlukla izin verilmeyen bir şeydir. Örneğin arabalara çok meraklı olabilir ama ne kadar bağırırsa bağırsın, bu ona sokak ortasında oynamasına izin vermenizi sağlamaz. Ancak o bunu henüz anlayamadığı için bunun izin verilmeyen bir şey olduğunu anlayana kadar denemeye ve bağırmaya devam eder. Bu durumda her ebeveyn gibi siz de ne yapmanız gerektiği konusunda şaşkınsanız, katı ve kesin sınırlar koymanın çok önemli olduğunu tekrar hatırlatalım. Ancak koyduğunuz sınırlar net ve anlaşılır değilse çocuğunuz kendini güvensiz hissedebilir, bu yüzden de bazı şeyler konusunda biraz esnek olmak da bir o kadar önemlidir. Örneğin çocuğunuz kendini iyi hissetmiyor ve normalden daha uzun süre televizyon seyretmek istiyorsa, buna izin vermeniz sorun olmaz. Aynı şekilde eğer anneannesi ona şahane bir pasta yaptıysa, normalde ona kek veya bisküvi vermemenize rağmen, bu seferlik biraz yemesine izin vermenizin bir zararı olmayacaktır. Bazı seçimler yapabilmesi, kendisinin bir şeylere hâkim olduğunu hissetmesine yardımcı olması açısından gereklidir ama tabii ki bu yaştaki seçimler, tost yerine mısır gevreği yemek ya da mavi yerine kırmızı t-shirt giyme seçimi gibi basit şeyler olmalıdır.

Duygular gün içinde değişir
Çoğu çocuğun güçlü bir karakteri vardır ve çocuğunuz karakterinin değişik özelliklerini size gün içinde sık sık gösterebilir. Ruhsal durumu aniden değişebilir, ama onu 'utangaç', 'gürültücü' veya 'aksi' olarak nitelendirmemeye çalışın. Bu tür tanımlamalar üzerine yapışır ve büyüdükçe çocuğun kendini nasıl gördüğünü (ve davranışlarını) etkileyebilir. Genellikle çocuklar aynı gün içinde şu hallerde olabilirler:

Utangaç: Pek çok çocuk bu dönemde hâlâ ona asıl bakan kişiye aşırı bağlı ve hâlâ yabancılardan çekiniyor olabilir. Onu dışarıda gördüğü yabancılarla veya tanımadığı akrabalarıyla konuşmaya zorlamayın ama başkalarına 'merhaba' dediğinde onu övün.

Sevgi dolu: Çocuğunuz sizi sevip, sizi sevgiye boğabilir... Ama eğer bunu yapmazsa sizi öpmesi veya sarılması için zorlamayın. Ona uyun ve o istediği zaman sarılın, ancak bu şekilde sevildiğini hissedebilir.
İlgi çekmeye meraklı: İlginizi çekmek için çırpınıyor ve daha çok konuşmak, oynamak ve sarılmak gibi olumlu ilgi bekliyorsa, siz karşılık vermediğinizde bulabildiği her türlü ilgiyi görmek için uğraşacaktır. Hatta bunun için sizi kızdırması gerekse bile!

Oyuncu: Çocuklar çevrelerini oyunla öğrenir ve tüm memelilerin bebeklerinde olduğu gibi hoplayıp zıplamaya bayılırlar. Çocuğunuzun sosyal becerileri gelişirken, sizi güldürmek için saçma şeyler yapmaktan hoşlanacaktır, yapmasını istemediğiniz bir şeyi yaparken gözündeki parıltıyı hissedin.

Aksi: Tüm çocuklar bir dönem isteklerini yaptırma konusunda savaş verirler, ama bazıları diğerlerine oranla daha inatçı ve aksidir. Sunulan her öneriye "Hayır," der ve sinirlendiklerinde bağırırlar. Bu tür bir davranışla karşılaştığınızda sakin olmaya çalışın ve dikkatini başka yöne çekme taktiğini kullanın. Bu tür savaşlara girmekten kaçının ve sakın siz de bağırıp çağırmaya başlamayın. Eninde sonunda bu huyundan vazgeçecektir.

Meşgul: Meraklı olmak çocuğunuzun doğasında vardır ve sürekli bir şeyler arayacak, eline ne geçerse onunla ilgilenmeye başlayacaktır. Yeni şeyler keşfetme içgüdüsü, ona yapmasını söylediğiniz şeyleri yerine getirme arzusundan daha güçlü olduğu için bu huyu bazen kaynar suları keşfetmeye çalışmasına neden olabilir, meraklı doğasını tatmin etmesi için ona inceleyebileceği güvenli şeyler verin.

Gürültücü: Çocuklar gürültücüdür, bağırır, şarkı söyler, bir şeyler fırlatır veya bir şeylere vururlar. Bazen bunlara katılıp onunla şarkı söyleyebilir veya tavayla tempo tutabilirsiniz ama çocuğunuzun sakin sessiz kalmaya da ihtiyacı vardır.

Bebek gibi: Çocuğunuzun hâlâ pek çok açıdan bir bebek olduğunu unutmayın ve sık sık bebekçe davranışlarda bulunabileceğini de. Örneğin eğer hasta veya huzursuzsa ara sıra biberon isteyebilir. Çocuğunuzun gerilediğini düşünüp paniklemeyin, bu çok normal bir davranıştır. Bu yüzden bırakın bebek olması gerektiğinde bunun tadını çıkartsın.

Tepkili: Çocuklar genelde her şeyin aynı kalmasını sever, bu da hayatı kontrol altında tutmanıza yardımcı olur. Bunun tek kötü yanı üst üste üç hafta mısır gevreği yemek istemesi veya günlerce aynı t-shirt'ü giymesi olacaktır.

Yorucu: Koca bir günü çocuğunuzla geçirdikten sonra, eşinizin eve gelmesini ve karşılıklı bir kadeh şarap içmeyi dört gözle bekleyeceksiniz.

Korkularıyla nasıl başa çıkacaksınız?

Çocuğunuzun gelişen algılamasının yanında mantıksız korkuları da ortaya çıkabilir. Bu korkular, karanlık, örümcek, banyo ve hatta tamamen zararsız yan komşunuzu bile içerebilir. Bu çocuklarda sık görülen bir gelişmedir ve asıl sebebi sizin korkularınıza dayanıyor olabilir. Anlayışlı olmaya çalışın ve eğer mümkünse onu korkutan şeyden korkmadığınızı ona gösterin. Eğer banyodan korkuyorsa zorlamayın, vücudunu sadece hafif ıslak bezle silin. Aynı şekilde eğer karanlıktan korkuyorsa, yatak odasında gece lambası kullanın; eğer komşunuzdan korkuyorsa, sizi komşunuzla kibar ve sakin şekilde konuşurken görmesini sağlayın ama onu zorlamayın. Bu bir fobiyi kabullenme veya pekiştirme demek değildir. Çocuğunuzun duygularını mantıklılaştıramadığını unutmamanız çok önemlidir. Destekle kendine güveni artacak ve olgunlaşacaktır. Unutmayın, bunlar yaygın görülen normal çocukluk korkularıdır ve kendiliğinden geçecektir.
 
Sabah Gazetesi
Bu haber toplam 2961 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Aktüel Psikoloji | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02124661050 | Faks : 02129093121 | Haber Yazılımı: CM Bilişim